BALTIK BAŞKENTLERİ VE GEZİLECEK YERLER


Baltık başkentleri ya da Baltik İncileri olarak sıkça karşınıza çıkacak bu rotanın ana güzergahı; Vilniüs (Litvanya), Riga (Letonya), Tallinn (Estonya), Helsinki (Finlandiya)’yi kapsar ancak bazı tur şirketleri St. Petersburg (Rusya), Varşova (Polonya)’yı da tura dahil eder.

Bu güzergah tur şirketlerinin vazgeçilmezidir. Türklerin (özellikle de genç beylerin) fazlaca tercih ettikleri bir destinasyon. Biraz soğuk, biraz uzak ama olsun. Hem tarihi, kültürel ve siyasi açıdan bir hikayesi olan, hem de oldukça medeni, insani ve saygılı bir topluluk burası.

İlginç bir özgürlük hikayeleri var. SSCB’ den ayrılmadan hemen önce, Estonya, Letonya ve Litvanya halkı 23 Ağustos 1989 tarihinde Tallinn, Riga ve Vilnius arasındaki 600 km. yol boyunca el ele tutuşarak bir zincir oluşturup şarkı söylerek eylem yapıyor ve Dünya’ya bu şekilde bağımsızlık isteklerini duyuruyorlar. Tarihte bir o yana bir bu yana sallanmışlar. Pagan doğup hristiyan olmuşlar. Bir Alman nazisi, bir SSCB etkisi hakimiyet sürmüş bu topraklarda. Ancak bugün geniş caddeleri, yemyeşil parkları, mimarisi korunmuş binaları, arnavut kaldırımlı eski kent merkezleri, sinagogları, kiliseleri, katedralleri, KGB müzeleri, sanat galerileri, opera ve tiyatro binaları ile görülmeye değer yerlerden.

Baltık denizini aşıp da geçtiğiniz Finlandiya ise artık İskandinav topluluğu hakkında size fikir vermeye başlıyor. Saç rengi sarıdan turuncuya dönüyor, ince belli bayanların yerini bir tık daha iriceleri alıyor, giyim tarzı biraz daha cool, hippi, ya da bohem de diyebileceğiniz şekle bürünüyor. Binalar orta çağ mimarisinden çıkıp biraz daha düzleşiyor. Daha büyük ve daha sık alışveriş merkezleri karşınıza çıkmaya başlıyor. Baltıkların düz arazisi biraz daha yokuşlu hale geliyor, eğim kazanıyor. Baltıklardaki troleybüsler yerine tramvaylar ve metro durakları dikkatinizi çekmeye başlıyor.

Amber bu coğrafyada en sık karşınıza çıkan ürün oluyor. Bizde kehribar olarak bilinen bu taştan yapılmış hediyelik eşyalar, takılar çok rağbet görüyor. Melankolik ruh halini önleme, troid bezi ve de boğaz enfeksiyonlarının oluşumunu engelleme, guatr hastalığının oluşmasını önleme, astım ve bronşit gibi hastalıkları iyileştirme, romatizmal ağrıları giderme, bağırsakların düzenli ve sağlıklı çalışmasını sağlama gibi bir çok faydası bulunan ve şifalı bir taş olan kehribar aslında ağaçların korunma mekanizmaları arasında yer alan reçinelerin fosilleşmiş halidir. Kehribarın içerisinde fosilleşmiş canlılara da rastlanmıştır. Fiyatlar Vilniüs’ten kuzeye doğru gittikçe artıyor. Ancak fiyatlar, sadece ürünün şekline ve işlenmesine bağlı olarak değil aynı zamanda içerisinde yer alan bu fosillere, bileşiğindeki oksijen, hidrojen, karbon ve de süksinik asit oranına göre de değişiyor. Tüm bu etkenlerden dolayı da farklı renkleri ile karşılaşabilirsiniz: Sarısı, kırmızısı, kahverengisi, siyaha çalan mat renkleri, yeşilimsi olanları mevcut.

Yemeklerde sarımsak yoğunluğu dikkat çekiyor öyle ki  Tallinn eski şehir merkezinde yüzyıllık bir sarımsak restoranı bile var. Frenk üzümü olarak geçen siyah kuş üzümü, çikolata, dondurma, pancar içeriği menülerde sıklıkla karşınıza çıkacaklardan bazıları.

Euro kullanılan bu bölgede genel olarak yaşam standardının yüksek olduğunu gözlemleyeceksiniz. İnsanların giyim kuşamı, iç dekorasyonlar, bahçelerin peyzajı, arabaların markası bile Baltıkların gelişmiş bir batı Avrupa devletinden aşağı kalır yanı olmadığını ispatlayacak cinsten. Sanayisi gelişmiş, dünyaca ünlü markaların merkezleri şehir merkezinin hemen dışında yer alıyor. Bu yüzden de genç nüfus genellikle şehir merkezinde, yaşlılar ise kırsal kesimde, köylerde ikamet ediyor.

Gelelim Baltık turunda gezeceğiniz yerlerin listesine..

  • Vilnüs’ te gezilecek yerler:

Vilnius Uluslarası Havalimanı’ndan şehir merkezi çok yakın, yaklaşık 15 dakikada şehrin merkezindesiniz. Gezilecek her yer merkezde ya da yürüme mesafesinde. Dilerseniz lokallerle şehir turlarına katılarak bu şehri keşfedebilir, dilerseniz kendi rotanızı kendiniz çizebilirsiniz.

Bizim hazırladığımız 

ise göreceğimiz yer sırasıyla şu şekilde; Turumuza Vilnius Katedralinin yer aldığı katedral meydanından başlıyoruz. Daha sonra Monument to Grand Duke Gediminas ve Palace of the Grand Dukes of Lithuania‘yı gördükten sonra Başkanlık Sarayı (Presidential Palace), Vilnius Universitesi (Vilnius University), St. John’s Church,  sokak sanatıyla ünlü Literatu Caddesi, Amber MuseumSt. Michael’s Church ve şehrin en önemli simgelerinden St. Anne’s Church‘ten geçip, alternatif bir cumhuriyet olan Uzupis‘i geziyoruz. Sonrasında the Bastion of the Vilnius City Wall‘u geçerek, Gates of Dawn‘a ulaşıyor, ardından Ausros Vartu Caddesi üzerinde St. Casimir‘s ChurchOrthodox Church of the Holy SpiritSt. Theresa‘s Church gibi kiliselerin ve dini yapıların olduğu caddeyi geçerek şehir merkezine (Town Hall) ulaşıyoruz. Burada Didžioji Caddesinin batısından, Dominikonų ve Vokiečių caddelerine kadar olan kısımda yer alan The big and the little Ghetto bölgelerinde yavaş yavaş gezinip, Stiklių gatvė adındaki birbirinden şirin cafe ve restoranların yer aldığı sokaktan ilerleyerek Vilnius Church of the Holly SpiritSaint Catherine’s Church ve Frank Zappa anıtını geçerek KGB müzesinde (Museum of Genocide Victims) bir- iki saat geçiriyoruz. Sonra şehrin en işlek caddesi olan Gedimino üzerinden Gediminas Castle Tower of the Upper Castle‘a çıkıp şehrin kuş bakışı manzarasını izliyoruz. Burada dilerseniz National Museum of Lithuania‘yı da gezebilirsiniz. Daha fazla zamanı olanlar ise TV Tower, Hill of Three Crosses ve St. Peter and St. Paul’s Church’e gidebilirler.

  • Riga’ da gezilecek yerler:

Riga Uluslararası Havalimanı’ndan (Starptautiska Lidosta Riga) şehir merkezi otobüs ya da airport express shuttle’ları ile 40 dakika sürüyor.

Şehir merkezinde görülecek her yer yürüyüş mesafesinde ve Riga’nin turistik bölgesi genel olarak şehrin en uzun ana caddesi olan Brivibas Bulvarı‘nın etrafında yer alıyor. Her sabah 11.00 ve 12.00’de St. Peter’s Kilisesi’nin önünden hareketle ücretsiz şehir turuna katılabilir ya da bizim aşağıda önerdiğimiz rotayı takip edebilirsiniz.

Turumuza Esplanade park ile Radisson oteli arasında turistik güzergahın biraz dışında yer alan ancak oldukça gösterişli bir kilisesi olan Riga Rus Ortodoks Kilisesi (Riga Nativity Orthodox Cathedral)’den başlıyoruz. Şehir merkezine doğru yürürken elinde 3 tane yıldız tutan kadın heykelinin (Milda) yer aldığı Özgürlük Heykeli (Monument of Freedom)’ni görüyoruz. Parkın sonundan sağa döndüğümüzde bizi Barut Kulesi (Powder Tower) içinde yer alan Letonya Savaş Müzesi (Latvia War Museum ~Kara Musejs) ile başlayan Torņa sokağı boyunca Jacob’ s Barracks adındaki barakaları ve hemen karşısında şehir surları az ilerisinde de artık eski şehir bölgesine giriş yapacağımız küçük geçit (Sweedish Gate) karşılıyor. Daracık arnavut kaldırımlı Trokšņu iela adlı sokağı bitirdiğinizde önünde Barricades Memorial anıtının olduğu şehrin simgesi haline gelmiş kiliselerden St. James’s Cathedral‘ i görüyoruz. Üzerinde bulunduğumuz Jēkaba iela sokağı bizi doğruca Katedral Meydanına ulaştırıyor ancak biz Mazā Pils iela sokağından girip önce Riga’ nın yanyana dizilmiş en eski üç evi olan  Üç Kafadarlar Evi (3 brothers house)’ u fotoğraflamaya gidiyoruz. Buradan dilerseniz Riga Kalesi (Riga Castle)’ ne devam edebilirsiniz ya da aynı yoldan katedral meydanına devam edebilirsiniz. Meydanın köşesinde sessiz sedasız duran Riga Bourse Sanat Müzesi (Rīgas Birža) ve tüm heybetiyle meydanı domine etmiş Riga Dome Katedrali (Dome Cathedral)’ ni gördükten sonra şehir merkezine (Town Hall) geçiyoruz. Dome Katedrali’nin yakınındaki eski şehrin en keyifli sokaklarından biri olan ve bir çok sinema filmine ev sahipliği yapmış Riga Jauniela‘ yı geçerek, meydanda restorasyon çalışması devam eden, Riga’nın 800. kuruluş yıldönümü için aslına uygun olarak restore edilmiş görülmeye değer binalardan Riga Karakafalılar Binası (House of the Blackheads)’nı, Letonya’nın İşgali Müzesi (Museum of the Occupation of Latvia) ve Letonya silahşörleri anıtını (Monument to the Latvian Riflemen), Riga Belediye binası (City Hall ~Rigas Dome) ve Roland Heykeli (The statue of Roland)’ni görüyoruz. Ardından Bremen mızıkacıları anıtı ve arkasında yükselen St. Peter’s Church ve karşısında da St. John’ s Church geçerek şehrin turistik ikonlarından biri haline gelmiş tepesinde 2 küçük kara kedi heykeli bulunan Kedi Evi (Cat house)’ni görmek üzere eski şehir merkezinin dar sokaklarını arşınlıyoruz.

Zamanı olanlar için görülmesi gereken diğer yerler:

Daugava Nehri ve Büyük Christopher Heykeli (Daugava River and Big Christopher): Nehir Riga’ yı ikiye böler ve özellikle yaz aylarında kenarında yürümesi çok daha keyifli olacaktır. Gerçeği Riga Tarih Müzesinde olan sel ve diğer doğal afetler kentin koruyucusu kabul edilen Büyük Christopher (Lielais Kristaps) heykelinin orjinal kopyası nehir kenarından görünebilir. Efsaneye göre 16. yüzyılda Daugava Nehri’nin kenarında küçük bir mağarada ortaya çıkıyor ve derin sel sularından küçük bir çocuğu kurtarıyor. Bir gün sonra çok büyük miktarda altın buluyor ve bu altınların hepsini Riga Şehrini kurmak için kullanıyor. Yüzyıllardır şehrin sembolü olan Büyük Christopher’a uzun bir yolculuğa başlamadan önce çiçekler sunup saygı gösterirlermiş.

Alberta Jela (İela) Caddesi: Daha çok Barcelona‘daki eserleri ile tanıdığımız ünlü mimar Antoni Gaudi’ nin öncülerinden olduğu Art Nouveau akımının en güzel mimari eserleri ile dolu bir cadde. Aslında Riga’da yaklaşık 800 Art Nouveau bina bulunuyor. Rus Mimar Mikhail Eisenstein tarafından dizayn edilen bu caddede ayrıca Riga Art Nouveau Müzesi‘de var.

Letonya Etnografya Açık Hava MüzesiUlusal Opera ve Bale Binası (National Latvian Opera), Riga Motor MuseumRiga Zoo, KGB Müzesi (KGB Corner House), Parlamento ve Art Nouveau Müzesi, şehrin alternatif ortamlarından biri olan ve sanatçı camianın çok takıldığı Miera Bölgesi, ahşap evleri ve yahudilerin eski yaşam alanı olması sebebiyle önemli bir nokta olan Maskavas Forštate Bölgesi gezebileceğiniz diğer yerlerden.

  • Tallinnde gezilecek yerler:

Baltık ülkelerinin en küçüğü olan Estonya’nın küçük, şirin başkenti. Burada görülecek başlıca yerler; Alexander Nevsky Katedrali ve Parlamento binasının yer aldığı arnavut kaldırımlı sokaklarında gezebileceğiniz Toompea Hill Bölgesi. Burada ayrıca St. Mary Catedralçevresindeki seyir teraslarından şehrin manzarasını izleyebilirsiniz. Ortaçağ kulesi olan Kiek in de Kök adındaki bir ortaçağ kulesinin üst katında yer alan cafe de seyir terası sıfatında kullanılabilir. Toompea Hill bölgesinden aşağı indiğinizde şehrin kalbi konumundaki merkeze yani town hall square (Raekoja platz) ulaşıyorsunuz. Burada Avrupa’nın en eski ve satışları devam eden eczanesi Town Hall Pharmacy ve hemen yanındaki sokakta ise şehrin en küçük evi ve az ileride de cam, tahta, örgü gibi değişik ürünler bulabileceğiniz Katarina Kaik – Katerina Geçiti yer alıyor. Geçit bittiğinde sağa dönerseniz eski şehrin çıkış kapısı olan Viru Gate iki kulesi ile sizleri karşılar. 238 basamak çıkmanız tavsiye edilen St. Olaf’s KilisesiFat Margaret Kulesi, Kadriorg ParkTallinn Botanik BahçesiTallinn TV KulesiKGB MüzesiSt. Nicholas Kilisesi göreceğiniz diğer yerler.

  • Helsinkide gezilecek yerler:

Helsinki’ de ulaşım için tüm imkanlar mevcut. 1 günlük biletlerden alarak toplu taşıma araçlarını kullanabilir, hava elverişli ise bisiklet kiralayabilir ve ya bizim tercih ettiğimiz tabanvay sistemi ile 1 saatte bitirebileceğiniz bir yürüyüş rotası ile tüm şehri gezebilirsiniz. 

Aleksanterinkatu Caddesi şehrin ana merkezi konumundadır. Aleksanterinkatu’dan itibaren yolu takip ettiğinizde, sizi Rus çarı II. Alexander’ın heykelinin olduğu Helsinki’nin heybetli Senato Meydanı’na götürür. Meydanda Helsinki katedrali ile birlikte, neoklasik mimari tarzında inşa edilen üç bina daha var: Hükümet SarayıHelsinki Üniversitesi ve Finlandiya Ulusal Kütüphanesi Binası.

Ateneum Müzesi olarak da bilinen Ulusal Sanat Müzesi, Finlandiya Ulusal Müzesi (Kansallismuseo), Pazar meydanı (Kauppatori), Mannerheimintie (Mannerheim Caddesi), Central Park (Keskuspuisto), Uspenski Cathedral, Parlamento binası, Kamppi Sessizlik ŞapeliTemppeliaukio Kaya Kilisesi,  Esplanadi, Ünlü mimar Eliel Saarinen’in en iyi yapıtı olan ve 1919 yılında inşa edilen Merkez Tren İstasyonu, 48 metre yüksekliğindeki saat kulesi, Fin besteci Jean Sibelius anısına yapılmış, havada asılı gibi duran onlarca çelik borudan oluşan oldukça etkileyici bir yapıt olan Sibelius Anıtı ve Seurasaari adası görülecek başlıca yerlerden.

Leave a Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked *