Lofoten adaları Kuzey Kutup dairesinin hemen üzerinde, 68. kuzey paralellerinde yer alan bir takım adalar topluluğu. Norveç’ e bağlı, 1227 km2 ve 24.500 kişi nüfusu ile muazzam bir coğrafyaya sahip. Burayı bu kadar özel yapan Eylülden Nisan ayına kadar görebileceğiniz kuzey ışıkları ve yazın da midnight sun diye geçen dönemlerde turist akınına uğruyor. Özellikle ekinoks dönemlerinde kuzey ışıklarını Grönland, İzlanda, Rusya’nın kuzeyi gibi en rahat görebileceğiniz yerlerden. Lapland ve Tromso kuzey ışıkları için ülkemizde en fazla rağbet gören destinasyonlar olduğu için biz Lofoten adalarında 1 tane bile Türk ile karşılaşmadık. Midnight Sun ise güneşin hiç batmadığı yaz dönemine denk geliyor. Biz bir dahaki gezimizi bu döneme denk getirmeye çalışacağız.

Lofoten; fiyortları, dik dağların hemen eteklerinde kurulmuş sevimli balıkçı kasabaları, bu kasabalardaki üçgen çatılı kırmızı rorbu denilen balıkçı kulübeleri (ki konaklama için en çok tercih edilen bu evler), yol boyunca uzanan eşsiz manzaraları ile insanı büyülerken; sörf, dağcılık, kayak, balıkçılık gibi birçok aktiviteyi yapabilme imkanı da sunuyor.

Hinnøya, Austvågøy, Gimsøya, Vestvågøy, Flakstadøya, Moskenesøya,  en büyük adaları olmakla birlikte irili ufaklı bir çok adadan oluşan bu takımadalar topluluğu E10 olarak geçen muazzam bir yol ile birbirine bağlanmış durumda. Yer yer köprüler, yer yer dağların altından kimi zaman da denizin dibinden devam eden eşsiz manzaralı bir yol. Tam karavan ile seyahat etmelik.

LOFOTEN ADALARI’NA NASIL GİDİLİR?

Pegasus yurt dışı kampanyası ile aylar öncesinden Oslo uçak biletlerimizi almıştık. Sonrasında Oslo’ dan Lofoten’ e nasıl gidebileceğimizi araştırmaya başladık. Lofoten Adalarına gitmek için birkaç yöntem mevcut.

  1. alternatif: Oslo’ dan araç kiralayarak geze geze Lofoten adasına geçebilirsiniz. Ancak bu rota hiç durmadan neredeyse 22 saat civarında sürüyor. Manzaralar ve geçtiğiniz küçük köyler efsane olsa da öncelikle zamanınız sonra da kallavi bir bütçeniz olması lazım.
  2. alternatif: Oslo’ dan tren ya da otobüs alternatiflerinden birini ya da kombine ederek ikisini de seçerek önce Bodo’ ya ulaşacaksınız. Bodo’ dan feribot ile adanın güneyinde yer alan Moskones’ e geçebilirsiniz. Moskones’ de araç kiralayabilir ya da otobüs ile gezebilirsiniz. Özellikle interrail bileti olanların çok fazla tercih ettiği bir ulaşım bu. Ama tavsiyemiz o kadar gitmişken sadece adanın güneyinde zaman geçirmeyin, kuzey kısmındaki muhteşem manzaraları kaçırmayın. Nerelere gidelim diye soruyorsanız merak etmeyin resmen “köy köy” tüm seyahat önerilerimizi paylaşacağız.
  3. alternatif: Bizim yaptığımız gibi Oslo’ dan uçak ile Evenes havaalanına inip buradan araç kiralayabilirsiniz. En hızlı alternatif de zaten bu. Fiyat olarak da eğer erkenden biletinizi alırsanız ucuza getirebilirsiniz. Mesela biz Nisan ayından Şubat için biletlerimizi aldık. Neredeyse 10 ay önceden seyahat planımızı yaptık yani. Bilet aldığımız dönemde kişi başı Oslo- Lofoten (Evenes Havaalanı) gidiş dönüş 5.000 TL’ydi. Biletleri gotogate.com diye bir acenta üzerinden aldık; gidiş Norvegian airlines, dönüş SAS ile yaptık. İkisi de gayet rahat geçti ve hiçbir sıkıntı yaşamadan seyahat ettik.

HAVAALANINDAN ŞEHİR MERKEZİNE ULAŞIM?

Harstad/ Narvik/ Evenes havaalanı çok aşırı küçük: tuvaletler, bagaj alım noktası, araç kiralama ofisleri ve bir tane su vs alabileceğiniz otomat dışında hiç bir şeyin olmadığı bir havaalanı. Günde 2 tane uçak seferi var. Biri geliyor, yolcuları indirince bekleyenleri alıp geri gidiyor.

Havaalanında indiğimizde internet üzerinden aldığımız otobüsler ile Svolvaer yani turumuzun ilk ayağı olan şehre gitmeyi planlamıştık. Otobüs biletimiz 13:05’teydi ama sonradan öğrendik ki bir hata olmuş. Otobüsler günde 2 tane ve biri 11:05, diğeri de 17:05’teymiş. Biz uzun bir süre bekledik ve ne yapacağımıza karar vermeye çalıştık. 13:00 otobüsü gelmediyse 17:05 acaba kesin gelir mi emin olamadık.

Bu arada biz biletimizi Reis firmasından aldık ama bu firmayı nedense kimse bilmiyordu. Havaalanı çıkışında Boreal (kırmızı otobüsler) firması vardı sadece ve şöförleri bize o otobüslerin gitmek istediğimiz Svolvaer tarafına gitmediklerini söyledi ısrarla. Biletlerimizi flybussen.no firmasından almamız gerekiyormuş. Ama bu tabii ki doğru bir bilgi değil, siz bize inanın 🙂 Kandırmaya çalıştıklarını düşünmüyoruz, belki yanlış anlaşma olmuştur ama sayemizde tüm havaalanı personeli de öğrenmiş oldu:)

Havaalanından araç kiralamaya karar verdiğimizde tüm araçlar çoktan kiralanmış ve bize 1 tane bile araç kalmamıştı. Sonra taksi ne kadar tutar diye soralım dedik, dilimiz uçukladı. Resmen 1 haftalık araç kiralama fiyatına denk geliyordu tek yön taksi. Çılgınlık! Bu arada Allahtan İstanbul’ da hazırlayıp çantamıza attığımız sandviçlerimiz vardı da aç kalmadık yoksa inanın otomattan su, kola falan alıp durursunuz bir tane bile tuzlu bir bisküvi olsun satan yer yok havaalanında.

Sonra daha önce araştırdığımız bir firmadan (Svolvaer Rent a Car) şansımızı denedik ve 1 saat içinde işlem tamam. Önce aslında bu firmayı elemiştik. Adı bile duyulmamış ve çok fazla yorum almamış bir firma olduğu için bize güven vermemişti. Ama 1 haftalık deneyimimizden sonra size kesinlikle ve gönül rahatlığı ile tavsiye edebiliriz. Öncelikle araç kiralayıp 1 saat içinde gelsin dedik ama seçtiğimiz araç bize 3 saatlik mesafedeymiş. Bizi firmadan arayıp otoparkta anahtarı koltuğun altında olan muadil bir araç verdiler hemen. Hiç yormadan. Araç alt segment olmasına rağmen gayet konforlu ve tertemizdi. Lastikler tam istediğimiz gibi çiviliydi o yüzden tüm seyahat boyunca içimiz çok rahattı. Normalde biliyorsunuz aracı aldıktan sonra teslim saatinden sonra yapacağınız iadeler ertesi gün kiralamışsınız gibi ücretlendirilir. Biz arabayı 3’te kiraladık ve 6 gün sonra saat 6′ da teslim ettik. Bizden ilave ücret istemeden hemen kabul ettiler. En garibi ise arabayı kiraladık ve otelimize yerleştikten sonra bizi aradılar ve kredi kartı bilgilerimizin yanlış olduğunu parayı çekemediklerini söylediler. Meğer havaalanındaki o telaş esnasında son rakamı yanlış girmişiz hakikaten. Ve bizden kimlik, ehliyet ve hatta para bile almadan, bir tane evrak imzalatmadan, o 2-3 kat olan teminat tutarını da çekmeden araba verdiler. Bu nasıl bir güvendir arkadaş, biz Türküz, insanlara bu kadar güvenmek doğamıza ters 🙂 Özetle eğer yolunuz Lofoten’ e düşerse, kesinlikle bu firmayı kullanabilirsiniz. Biz google maps’ten bulduk, websitelerinden de kiralama yaptık.

Bu arada internetten aldığımız otobüs biletleri için iade talebi oluşturduk ve ertesi gün iademizi yaptılar! Şimdiden sevdik bu memleketi.

LOFOTEN ADASI İÇİNDE ULAŞIM:

Lofoten adasında otobüs seferleri seyrek ve her yere yok maalesef. Bazı duraklar direkt E10 üzerinde, dolayısıyla içerilere doğru gitmek için yürümeniz gerekiyor. Araç kiralama ve otobüs seferi fiyatlarını karşılaştırdığımızda 4 kişi için açıkcası çok fark olmadığından biz araba kiralamayı seçtik. Özellikle kışın soğukta günde 2 sefer yapan bir otobüsü beklemek ve mümkün olduğu kadar çok yer keşfetmek için yürümek hem işkence hem de imkansız olacaktı.

Otobüs saatlerini, güzergah ve bilet fiyatlarını https://www.reisnordland.com/route-tables websitesinden inceleyip, siz de fiyat karşılaştırıp rotanızı oluşturabilirsiniz. Bir de https://www.flybussen.no/ otobüs firmaları var ama bu otobüsler daha çok Evenes civarında ve kuzey kısımlarda sefer yapıyor yani bize uymuyordu.

Bazı küçük adalara feribot ile geçebiliyorsunuz. Biz kış dönemi olduğu için ve o kadar vaktimiz olmadığı için feribota binmedik umarım başka bir sefere onu da yapacağız.

Lofoten Adasında gezilecek yerler, alışveriş, fiyatlar, konaklama gibi tüm detayları bir sonraki yazımızda bulacaksınız. Şimdiden rotanızı oluşturun ve Lofoten’ i gezilecek yerler listenize alın..

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.