Kelebekler Vadisi’nden Fazlası: Fethiye’nin En İyi Koyları


Fethiye denince akla hep yamaç paraşütü, Ölüdeniz ve Kelebekler Vadisi gelir. Biz diyoruz ki dahası var. Hatta çok daha fazlası..

Fethiye Ölüdeniz Tabiat Parki

Fethiye İstanbul’a uçakla 1 saat uzaklıkta. Dalaman Havaalanına iniyorsunuz ve 1 saat süren mutaş ya da havaş otobüslerinin ring seferleriyle Fethiye merkeze varıyorsunuz. Fethiye otobüs terminali merkez noktamız. Hangi koya gidecekseniz buradan hareket edebilirsiniz. Peki Fethiye’nin en iyi koyları listemizde nereler mi var? İşte buyrunsss;

Fethiye’nin en iyi koylarını haritada görmek için tıklayıns

Günlüklü Koyu

Dalaman Fethiye yolu istinde kalan koya Fethiye merkezden koya minibüs seferleri var. Günlük ağaçlarının gölgesinde masmavi Akdeniz sularına kendini bırakmak isteyenler buraya! Buradaki işletmenin belirlediği giriş ücreti 20 TL. Şezlong ve şemsiye kiralayabiliyorsunuz. Günlüklü Koyu’na geldim hemen gitmeyeyim derseniz otel, pansiyon var. Hatta bir tanesi lüks severler için: The Bay Beach Club..

Katrancı Koyu

Çadır alanın da olduğu koy, Katrancı Tabiat Parkı olarak geçiyor. Fethiye merkez’e 15 km mesafedeki koyda, yeme içme yerleri, duş ve tuvalet gibi bie günde ihtiyacınız olacak her şey mevcut. Yine şezlong ve şemsiye kiralayabiliyorsunuz. Ayrıca Yanıklar Köyü Yeşil Vadi ise bu koya çok yakın

Karaot Plajı- Yanıklar Köyü

Yanıklar Köyü’nün deniz kısmı aslında. Batısında yer alan Akgöl tatlı su göleti ile farklı bir Akdeni kumsalı oluyor böylelikle. İşletme yok. Bu yüzden yeme içme ihtiyaçlarınızı temin etmeniz gerekiyor. Giriş ücreti ise 10 TL. Karaot Plajından bir sürpriz daha: caretta caretta! Denk gelirseniz yaşam alanı olan bu plajda görebilirsiniz.

Çalış Plajı

Fethiye şehir merkezine yakın konumundan dolayı özellikle Fethiyelilerin tercihi olan upuzun bir plaj.. Kumsal plaj hem geniş hem de temiz.. Ayrıca rüzgar sörfü ve yelken için de tercih edilebilir. Çalış Plajı paralel uzayan sahil kordonunda, birçok kafe ve restoran da yer alıyor. Gün batımı izlemek için tek yapmanız gereken sıcacık kumlarda uzanmak.. Tek dezavantajı hafta sonu kalabalık olması..

Aksazlar Koyu

Leb-i Derya Restoran tarafından işletilen Aksazlar Camping bulunuyor. Yarımada şeklindeki koya giriş ücreti 20 TL. Şezlong ve şemsiye kiralayabiliyorsunuz.

Küçük Samanlık Koyu

Büyük Samanlık ve Küçük Samanlık Koyu olarak iki şekilde de geçiyor. Koyda bir tesis bulunuyor. Koya giriş ücretsiz. Araç ile geliyorsanız da ücreti 10 TL. Şezlong ve şemsiye kiralayabiliyorsunuz. Tekne turlarının durağı olması ise dezavantajı.

Büyük Samanlık Koyu

Küçük Samanlık Koyu’nun ilerisinde. Özel bir tesis bulunmuyor. Çadır atmak isteyenler için ihtiyaçların giderilmesi açısından zorluk olabilir. Fethiye merkezden dolmuş var.

Kuleli Koyu (Towered Beach)

Kumsal ve çakıl taşlarından oluşan plajda Kuleli Beach adında özel bir tesis bulunuyor. Fethiye yarımadalarından olan Kuleli Koyu’na giriş ücretsiz. Şezlong ve şemsiye kiralayabilirsiniz. Araç ile geliyorsanız ücreti 20 TL. Ayrıca çadır kiralayabilir ya da çadır atabilirsiniz.

Büyük Boncuklu Koyu

Keçiler Mahallesi’ne bağlı Fethiye merkeze 4 km uzaklıktaki koy.. Haftasonları çok kalabalık olabiliyor. Giriş ücreti yok. Araç ücreti 10 TL. Şezlong ve şemsiye kiralanabiliyor..

Küçük Boncuklu Koyu – Help Beach Club

Küçük Boncuklu Koyu’ndaki Help Beach Club, birkaç sene önce bir işletmecinin bu koyu uzun bir süreliğine kiralaması ve yoğun çalışmalar sonrası işletmesini açması ile tekrar turizme kazandırdığı bir koyda yer alıyor. Kafe restoranın yanı sıra çeşitli su sporları da yapılabilir. Hatta beach voley gibi spor alanları da yaratmışlar. Bu arada yemekleri gerçekten güzel.. Zaten Fethiye Ölüdeniz’de yemekleri ile senelerdir müdavimlerini toplayan Help Bar’ın sahipleri açmış burayı.. Dilerseniz ağaçların altında, çimlerde gölgelenebilir dilerseniz de sahildeki şezlonglarda güneşlenebilirsiniz.. Temiz olması da başka bir avantajı.. En büyük dezavantajı ise kalabalık olduğunda geciken servis..

Kalemya Koyu

Kayaköy’e bağlı koyda, Hillside Beach Club yer alıyor ve dışarıdan girilmiyor.

Turunç Pınarı Koyu

Karaköy’e bağlı koyda Oyuktepe koylarından biri. Duş tuvalet gibi imkanları var. Adını koydaki turunç ağaçlarından almış.. Dezavantajı, karayolu ile ulaşım yok

Akvaryum Koyu

Tekne turu ile gidebileceğiniz adı üstünde akvaryum gibi berrak suya sahip bir koy..

Darboğaz Koyu

Gemiler Koyu’na giden kıvrımlı yolun üstünde yer alıyor. Aslında tam olarak üstünde değil.. Çünkü bilmezseniz göremeyeceğiniz küçük bir toprak patikadan yolun sağ tarafından içeriye girdiğinizde önce bir toprak otopark alanı göreceksiniz. Otoparka arkanızı verip ağaçlık alana doğru devam etmelisiniz. Sonra da solunuzda yani deniz tarafında kalan patika yolda kıvrıla kıvrıla denize doğru ilerleyin.. Ve işte Darboğaz’ın o turkuaz koyu.. Bundan birkaç sene önce gittiğimizde resmen sadece biz olurduk. 2018’de sahilde çadır atanlar, yerlisi yabancısı baya bir keşfeden olmuş bu koyu.. Taşlık plajın sağ ve sol taraflarına doğru ilerleyip isterseniz kayaların üstüne de ilişebilirsiniz. Göl kıvamına gelmiş Darboğaz’ın karşı kayalıklarına kadar yüzmek ve bu koyu denizden seyretmek kesinlikle yapılması gereken bir aktivite.. Darboğaz Koyu’nda herhangi bir işletme bulunmuyor. Dezavantajı Genellikle Ölüdeniz’den kalkan tekne turlarının durağı olduğu için, günün belli saatlerinde (öğle saatlerinde daha çok) Darboğaz’ın sessizliği koy turu yapan teknenin “Çıktık açık alana, on yılda…” diye gümbür gümbür inleten şarkılarıyla bozuluyor.. Sakinliğinizi koruyun, yarım saat kalıp gidiyorlar.. Tekneler gelince çok açılmayın..

 

Gemiler Koyu

Darboğaz Koyu’na girmeyip devam edince yol sizi Gemiler Koyu’na kadar götürüyor. Gemiler Koyu’nda özel bir işletme var. Yiyecek sıkıntısı yok yani burada.. Ayrıca kumluk taşlık plajda şezlong kiralayabilirsiniz. Hatta piknik masalarını kullanmak isterseniz onlar da kiralık.. Gemiler Koyu’ndan tekne kiralayarak, koyun çaprazındaki St. Nicholas Adası’na geçebilirsiniz ki kesinlikle görülmesi gereken bir ada.. Dezavantajı ise işletmenin biraz ehli keyf olması..

Gemiler Adası ya da St. Nicolas Adası

Aslında ada ve Gemiler Koyu ile aynı koyu paylaşıyor ama tamamen farklı bir konsept.. Küçük ama gerek tarihi kalıntıları gerekse adanın tepesindeki deniz feneri ile harika bir görselliğe sahip. Tabii kalıntıların olduğu ada kenarında şnorkel ile denize girmek de başka bir artısı.. Adanın tepesine doğru yürüyüş yapmak isterseniz bilet almanız gerekiyor. Bizce mutlaka bu kısa yürüyüşü yapmalısınız. Hatta güneşi fenerin eteğinde batırmak… Anlatılmaz yaşanır cinsten.. Dezavantajı eğer güneşlenmeyi tercih edenler için plajın olmaması.. İskelenin sağında çok dar ve kısa alan olsa da, rahat rahat güneşin tadını çıkarayım derseniz biraz hüsrana uğrayabilirsiniz..

Soğuksu Koyu

Hala bakir kalmayı başarabilmiş Fethiye Koylarından.. Fethiye Kayaköy hayalet şehrini aşıp, denize doğru ilerleyen patikaya doğru kendinizi bıraktığınızda Soğuksu Koyu’na varacaksınız. Tabii böyle söylemesi çok kolay gibi gelse de kulağa aslında bu yürüyüş parkuru o kadar da kolay değil.. Yaklaşık 4 kilometrelik yürüyüş yolu, orta düzeyde bir kondisyon ve bol su ile rahat bir şekilde tamamlanır. Çakıl taşı ile kaplı plajda bir işletme yok.. Henüz yok ve iyi ki yok diyelim.. Soğuksu Koyu’nda biraz açılıp, dümeni sağa kırınca denizle kayaların birleştiği yerde soğuksu kaynağının oluşturduğu havuzu göreceksiniz. Ya da zaten oraya doğru ilerlerken hissedeceksiniz desek daha doğru olur.. Bu gibi soğuksu kaynağı, bu koyun da isim babası.. Dezavantajı öğleden sonra gölgenin düştüğü koyun, yine tekne turlarının rotasında olması. Hele daha da fenası teknede çalışanlan personelin kayalıkların tepesine çıkıp yaptığı “dans gösterisi” sonrasında teknenin hareket etmesi. Arasındaki zaman alkış kıyamet. Artık siz düşünün..

Ölüdeniz

Türkiye’nin medarı iftiharı Ölüdeniz’i anlatmak ayıp olur sanki. Gitmese de her Türk gencinin aklında bir Ölündeniz vardır. Ya da Ölüdeniz hakkında bir fikri.. Likyalılar’da ışık ve güneş diyarı olarak geçiyormuş Ölüdeniz. 2006 yılında Dünyanın en güzel kumsalı seçilmişliği var. Lagün ve su sürekli kendini temizlediği için hep temiz

Kıdrak Koyu

Beyaz kumsalı ile Ölüdeniz’in komşusu Kıdrak Koyu’na, Ölüdeniz’den 3 km sonra varıyorsunuz. Gerçekten de komşusu yani.. Kıdrak Koyu’nda işletme olduğu için yeme içme ile ilgili bir derdiniz olmayacak. Hatta pizzası ve patates tavası gayet güzel.. Şezlong veya şemsiye kiralayabilir ya da havlunuzu çakıl taşlı ve kumlu plaja atabilirsiniz. Dezavantajı biraz dalgalı olması o kadar..

Kelebekler Vadisi

Kelebekler diyarında artık mumla arasanız kelebek bulabiliyorsunuz. Ama bu Kelebekler Koyu’nun popülaritesini azaltmıyor tabii. Çadır alanlarının da yer aldığı koyda işletme olduğu için yeme içme derdiniz yok.. Fethiye denince akla ilk gelen adlardan olan koy özellikle hafta sonları kalabalık olabiliyor. Dezavantajı sadece tekne ile ya da Faralya Köyü’nden zorlu bir yamaçla koya ulaşabilmeniz. Tabii bu ne kadar dezavantajsa…

Kabak Koyu

Son senelerin yükselen trendi.. Kelebekler Koyu’ndan sonra Fethiye’nin en popüler koyu olsa da, özellikle son iki senedir Kelebekler Vadisi ile yarışır. Yine bir işletme olduğu için aç kalmazsınız. Hatta market bile var.. Duş ve tuvaletler de hemen marketin yanında.. Dezavantajı kötüye giden repütasyonu.. Hayır sadece kafa bulmak için gelinmiyor..

Mersinli Koyu

Tekne turu ile gidebilirsiniz. Karayoluna bağlı değil ve plajı yok.. Soğuksu Koyu’nun karşısında yer alıyor.

Beş Taşlar Koyu

Yine bir başka tekne turu rotasında olan koy.. Soğuksu Koyu’na çapraz, Mersinli Koyu’nun hizasında yer alıyor. Karayolu ulaşım yok.

 

Önerilere açığız. Bir de şunu ekleyin dediğiniz bir koy varsa, yorumlara bırakırsanız seviniriz..

Leave a Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked *