PARİS CİVARINDA GÖRÜLMESİ GEREKEN YERLER


Paris’e geldiniz, şehrin altını üstüne getirdiniz ama dönüş biletinize hala zaman var. Gezmeyi seven bir turist olarak, Paris’te gezdiğiniz yerlere tekrar gitmek ve tabiri caizse vakit öldürmek yerine size bir önerimiz var: Paris’e yakın turistik şehirlere gitmeye ne dersiniz?

Eğer bizim yazılarımızı takip ediyorsanız, bir şehri arşınlamanın bizim için bir keyif olduğunu biliyorsunuzdur. Hele ki o şehri gezip bitirmiş ama hala vakitimiz var ise, aynı yerde duramayız. Rotamızı başka yönlere çeviririz. Öncelikle gezilmesi gereken yakın şehirlere…

Bizi takip ettiğinizi ve dolayısıyla bizi taktir ettiğinizi düşünerek (Umut fakirin ekmeğidir) gezmeye doyamadığınızı düşünüyoruz… Kimse bebeği bir köşeye atamaz! (Dirty Dancing filminin hastayız. E akla ilk gelen de Patrick Swayze’ ın repliği İngilizcesi “Nobody puts baby on the corner” oluyor tabii. İnsan bir gaza geliyor bu replik ile. Yani en azından biz geliyoruz).

O zaman naapıyoruzz, caanımız Paris’ e kısa süreliğine baş baş yapıp (Dönüş biletinizin Paris’ ten olduğunu düşünerek), hmmm bakalım buralarda ne varmış diyoruz.. Ve ver elini civar şehirler…

rambouillet-1

 Unutmayın; Paris’ te iken bu köyleri de görmenizi tavsiye ediyoruz. Yoksa sadece köyleri gezmek için Fransa’ ya gitmeyin…

Yol tariflerimizi de Paris merkezli olacak şekilde vereceğiz…

Paris civarında görülmesi gereken köylerin listesi: Auvers-sur-Oise, Chantilly, Meaux, Rambouillet, Le Mans, Fontainebleau, Chartres

AUVERS-SUR-OİSE: Gare du Nord’tan H trenine binip, Gare de Persan Beaumont’da inip, sonra buradan Gare d’Auvers-sur- Oise’e bineceksiniz.

Ve Vincent van Gogh’un köyündesiniz. Şehir mezarlığında kardeşi Theo ile yan yana yatan ünlü ressam Van Gogh’un, dünyaya gözlerini yumduğu köy aynı zamanda hayatının en üretken zamanlarını da geçirdiği yer… Aslında Van Gogh, bu köyde hayatının son 2 ayını geçirmiş ve belki de çoğumuzun bilmediği bir gerçek, trajik biçimde bir hostelde ölmüştür.

CHANTİLLY: Fransa’nın Oise Bölgesi’nde Picardy’ye bağlı olan Chantilly, Paris’in 50 km kuzeyinde küçük ama kesinlikle görülmesi gerken bir köy. Paris’e sadece 25 dakika uzaklıkta! Paris Gare du Nord’tan direkt tren seferi var.

Tabii köy kelimesi Türkçe’de durduğu gibi durmuyor bu köy için. Parklar, şato ve hipodrom ile resmen küçük bir şehir Chantilly! Harika yürüyüş parkurlarında Paris gibi kalabalık bir şehre ne kadar yakın olduğunuzu unutacaksınız. Öyle ki, Avrupa’nın en gösterişli ve en iyi yürüyüş yollarından birisi seçilmiş. Dünyaca ünlü şatolardan Chantilly Şatosu (Château de Chantilly) ile anılsa da, tüm Dünya Chantilly’i başka bir ünü ile tanıyor: Kremşanti! Evet yine Fransızca’dan Türkçe’ye kazandırdığımız kremşanti kelimesinin orjinali Chantilly ve pastaların efendisi kremşanti Chantilly’ Şatosu’nun baş şefi tarafından 17. yüzyılda bulunmuş! Ve bir ilk daha: Chantilly danteli de Chantilly de bulunmuş! Şatonun içinde, Fransa’ nın en büyük ikinci sanat koleksiyonu olan Musee Conde yer alıyor. (Birincisi Louvre Müzesi). Harika bahçe dizaynı ile Jean- Louis Aubert Aerial, Beyaz Kraliçe Şatosu (Castle of White Queen),  Auberge du Jeu de Paume’ dan Chantilly Şatosu’nu setretmek tam anlamıyla sizi masalsı bir yolculuğa çıkartacak..

Chantilly Şatosu’nun kütüphanesi de şatonun kendisi gibi efsane. Bu kütüphaneye özel el yazısı koleksiyonu var. Krallara layık oda tanımı bu şatodan çıkmış olmalı. Ayrıca Chantilly, Fransa’nın at merkezi olarak da bilinir. Eğer şanslıysanız, hipodramda at yarışı seyredebilirsiniz.

Rue Connetable Caddesi 61 numaradaki Le Goutillon adındaki kafe ise tam anlamıyla filmlerden fırlamış klasik bir Fransız kafesi.

MEAUX: Paris Gare de l’Est tren garından P tren hattına binip, 40 dakika sonra Meaux’tasınız.

Yemek tutkunları için cennet mekan! Kendi peynir markası meşhur Fransız peyniri Brie, Meaux Brie buraya ait. Ayrıca Meaux hardalı da burada doğmuş… Meaux sürprizlerle dolu; Roma kalıntılarının olduğu alan, katedral ve Dünya’ nın en büyük 2. Dünya Savaşı müzelerinden birisi burada yer alıyor.

RAMBOUİLLET: Fransa’nın Yvelines Bölgesi’nde yer alan Ramboillet, Paris’in 44 km güneybatısında yer alıyor. Paris Montparnasse tren garından, Chartres’e giden trenlere binip, 35 dakika sonra Rambouillet’ desiniz.

  • Château de Rambouillet, 1783 yılında Louis XVI tarafından alınan şato, Marie-Antoinette’ in odasında Rococo tarzı ve Napolyon’ un kullandığı oadalarda Neo-Pompey tarzı iç dizayna sahip. 6 ada, Fransız bahçeleri ve kanallar ile çevrili şato, Fransız Cumhurbaşkanlığı ofisi olarak kullanılıyor. Fransız Cumhurbaşkanı’na ait Salı günleri haricinde şato ziyarete açık.. Diğer ülkelerin başkanları, burada ağırlanıyor…Şatoyu ve çevresini gezmek 8.50 Euro

LE MANS: Paris’in 57 km güneybatısında yer alan Le Mains’ ya Paris-Gare-Montparnasse’tan 1 saatte gidebilirsiniz. Biletinizi birkaç ay önceden alırsanız 15 Euro’ ya Le Mains’ tasınız…

Eski Roma duvarları, gece ışık şovları (La Nuit des Chimères), İngiltere ile olan geçmişine dayanan çay sefası, her sene Temmuz ayında düzenlenen araba yarışları… Sıkı durun! Ünlü İngiliz Kralı, Kıbrıs, Normandy, Gascony ve Aquitaine, Poitiers Lordu, Anjou, Maine, Nantes ve Brittanya’nın lordluğunu aynı dönemlerde yapmış, aslan yürekli Richard olarak da bilinen (Richard Lionheart) I. Richard’ın mezarı da bu köyde!

  • Şan Duvarı (Wall of Fame):  Eski Roma duvarları, Roma ve İstanbul’ daki hisar duvarlarından sonra en büyüğü. Plantagenet Eski Şehri’nin etrafında yer alan bu duvar, güzel bir şekilde muhafaza ve restore edilmiş.. Orta Çağ’a ait, 14. yüzyıldan kalma mavi, kırmızı, yeşil ve lavanta renkli keresteden evler, Arkeoloji Müzesi ve Musée de Tessé, Mısır mezarlığı görünümünde güzel sanatlar müzesi
  • Saint Julien Katedrali (Cathédrale Saint Julien-Le Mans, St Julian’s Cathedral): Sarthe Nehri’nin kıyısında, 12 çivili kuleden oluşan Saint Julien Katedrali, 1000 yıllık geçimişi ile Fransa’ nın önemli dini merkezleri arasında yer alıyor. Görkemli katedrelin özelliği ise, İngiltere Kralı II. Henry burada vaftiz olmuş, I. Richard’ın karısı Berengaria’nın mezarı da burada yer alıyor. 13. yüzyıla ait mimari özelliklerden vitray camlar ve 14. yüzyılda restore edilen freskler mimari açıdan St. Julien Katedrali’nin önemini katlıyor.

FONTAİNEBLEAU: Paris’in güneydoğusunda yer alan Fontainebleau, Paris’e 50 dakika uzaklığında. Paris’teki Gare de Lyon tren garından tren binip, Fontainebleau’ de trenden ineceksiniz. Gitmesi o kadar kolay.

12. yüzyılda bir şapeli olan ve avlanmak için konaklama yeri olarak kullanılan şatoda, Fransa’nın en ünlü şatolarından… Sandal kiralayarak gölde sefanızı sürebilir, ormanda gezinebilir ve zamanın nasıl geçtiğini anlayamayacaksınız.

CHARTRES: Ünlü Notre-Dame Katedrali (Cathédrale Notre-Dame) ile adı anılan Chartres, Paris’in 96 km güneybatısında yer alıyor. Paris-Gare-Montparnasse’tan 1 saat 15 dakikada Chartres’a direkt tren ile gidebilirsiniz. Ama bu trenler sık geçmediği için çok dolu oluyor. Ama Paris-Gare-Montparnasse’tan Rambouillet’ye giden trenlere, Chartres’dan geçiyor.

1220 yılında tamamlanan Gotik kilise, UNESCO Dünya Mirasları Listesi’nde yer alıyor. iki çan kulesi olan katedralin,  mavi vitray camları, Chartres’ın yakınındaki Centre International du Vitrail atölyesinde yapılmış.

Önerimiz: Chartres’a imkanınız var ise, akşam saat 10:15′ ten sonra gidin. Ve katedralin önündeki Çakıl Meydanı (gravel square)’ ndan kadrele yansıtılan ışık oyunlarını seyredin.

La Maison Picassiette, 2. Dünya Savaşı’nda Fransız direnişi sırasında önemli rol oynayan lider Jean Moulin’in Heykeli, tahta oymacılığı örneklerinden Salmon Evi (Maison de la Truie qui File ya da du Saumon, İngilizcesi; Spinning Sow House or Salmon House) Chartres görülmesi gereken yerlerin başında geliyor. Zaten küçük bir yerleşim yeri olduğu için de aslında Chartres’ta görecekleriniz neredeyse bu kadar..

Bonus: Paris’e  255 km uzaklığında Viaduc de Saint Georges-le-Gaultier élastique recorde‘da bungee jumping yapmak da bir başka alternatif önerimiz. Harika bir deneyim kıpsss

Leave a Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked *