Malum koronavirüs nedeniyle kendimizi Türkiye’ye hapsettiğimiz bu pandemi sürecinde hepimiz ülkemizde henüz keşfetmediğimiz yeni yerler peşine düştük. Sokağa çıkma yasakları ile uzun süre kapalı kaldığımız dört duvar arasından doğaya, sessiz ve sakin yerlere, tertemiz plajlara, masmavi denizlere kaçmayı hayal ettik. Antalya ve Bodrum artık bir çoğumuz için tanıdık bildik yerler olduğundan farklı bir alternatif arayışına girdik. Bu yaz bizim seçimimiz Datça oldu ve inanılmaz keyif aldığımız bir tatil yaptık. Uzun bir aradan sonra sizlerle de Datça’da gezilecek yerleri ve kendi deneyimlerimizi paylaşmak için yeniden klavye başına geçtik. Umarız siz de en az bizim kadar keyif alırsınız.. Hadi başlayalım..

Datça Yarımadası’na Ulaşım:

Öncelikle Datça’ya ulaşım diğer tatil beldeleri kadar kolay değil. O yüzden bu başlığa dikkat. Öncelikle buraya en yakın iki havalimanından biri Milas- Bodrum, bir diğeri ise Dalaman Havalimanı. Bodrum’dan feribot ile Datça yarımadasına geçmeniz gerekiyor. Feribot için sefer saatlerine buradan ulaşabilirsiniz. Feribot biraz pahalı aslında. Tek yön otomobil ücreti 200 TL’ye ilave araç içindeki yolculardan ise ilave 35 TL’ye bilet kesiliyor. Güncel fiyat bilgisi için buraya tıklayabilirsiniz.

Ancak, Datça’da araba kullanırken kıvrak virajlara ve dar şeritlere özellikle dikkat etmenizi öneriyoruz. Sağlı sollu mükemmel bir manzara içinden geçerken kendinizi hipnotize edilmiş hissedeceksiniz o yüzden pür dikkat yola konsantre olmaya çalışmalısınız.

Datça’da Nerede Kalınır?

  • Emecik:

Datça’ya uzun bir yoldan geliyorsanız eğer konaklama için ilk durağınız Emecik olabilir. Marmaris’ten Datça yönüne saptıktan sonra hemen yarımadanın girişinde yer alan Emecik’te çok hoş resort ve oteller mevcut. Hem yola yakınlığı hem de Karaincir plajının efsane denizinde serinlemek için bizim önerdiklerimiz, Palm Bay Otel, Datça Doris Otel ve Perili Bay Resort Otel. Biz Perili Bay’de 2 gece konaklama yaptık ve kesinlikle tavsiye ediyoruz. Otel herşey dahil konsept ile çalışıyor, kendine ait plajı ve çok farklı bir tasarımı var. Daha önce hiç herşey dahil bir konaklama yapmadığımız için sevip sevmeyeceğimizi bilmiyorduk ancak tüm tedirginliğimizin boşa çıktığı bir deneyim oldu burası. Yine olsa yine giderim diyebileceğiniz yerlerden biri. Bu arada konaklama yapmayacaklar için de herşey dahil günlük giriş mevcut. Yine tüm imkanlardan faydalanıyorsunuz ancak akşam çıkış yapmanız gerekiyor. 2020 Eylül ayında günlük giriş 150TL gibi çok uygun bir fiyattı. Değerlendirmelisiniz..

  • Datça Merkez:

Eğer kalabalıktan rahatsız olmazsanız Datça yarımadasında diğer bölgelere kıyasla daha uygun fiyatlı bir konaklama için merkez bölgesinde yer alan otelleri tercih edebilirsiniz. Merkezde konaklama alternatifleri oldukça fazla. Eski Datça’da bir tık daha pahalı ve lüks butik otellerden, merkeze yaklaştıkça 5-10 odalı, apartmandan bozma pansiyonlara kadar bütçenize ve zevkinize uygun olanı tercih edebilirsiniz. Biz Datça Merkez’de The Green Goose Hotel’de bir gece konakladık. Oteli genel olarak tavsiye edebiliriz. Hem merkeze yürüyüş mesafesinde hem de temiz bir oteldi. Çalışanlar yardımsever ve güler yüzlü. Ancak odalar çok ama çok küçük. 1 kişi sıkıntı değil ama iki kişi için sadece uyumak için ideal, onun dışında odada zaman geçirmek biraz zor olabilir.

  • Mesudiye:

Eğer denize yürüme mesafesinde konaklamak istiyorsanız, Hayıtbükü, Ovabükü, Kızılbük, Gabaklar ve Kurubük gibi plajlara yakınlığı sebebiyle Mesudiye bölgesini de tercih edebilirsiniz. Burada lüks butik otellerden pansiyonlara kadar çok fazla alternatif mevcut. Karia Apart, Savana Butik otel biraz daha pahalı olan seçenekler ancak özellikle bungalov ve pansiyon tercih ederseniz Ovabükü ve Gabaklar’ı değerlendirmelisiniz.

  • Yaka Köyü:

Palamutbükü ve Akvaryum Plajı’na yakın ayrıca Knidos antik kentine en kısa mesafede yer alan Yaka bölgesi konaklama için bizim de tercih ettiğimiz bir yer oldu. Yaka’da yer alan Şato Triopia Butik Otel’de 2 gece konakladık ve inanılmaz keyif aldık. Otelin mimarisi ve konumu mükemmele yakındı diyebiliriz. Fiyat performans açısından kesinlikle bu bölgede konaklayabileceğiniz en ideal yerlerden birisi. Şato Triopia işletme sahipleri gerçekten çok samimi bir aile. Yemekler aşırı lezzetli ve porsiyonlar aşırı büyük. Otelden Palamutbükü’ne araç ile 3 dakikada ulaşabiliyorsunuz. Daha ne olsun 🙂

  • Yazıköy:

Artık Datça Yarımadası’nın sonuna geldiniz. Buradan ilerisi yok arkadaşlar. Hala konaklama için bir yer bulamadıysanız size buradaki son önerimiz Karia Hotel Palamutbükü. Burası da oldukça rahat ve konforlu bir konaklama alternatifi. Eğer sessizlik ve huzur arıyorsanız değerlendirmenizi öneriyoruz.

Datça’da Ne Yenir?

Tabii ki ahtapot, karides, kalamar ve balık 🙂

Her sahil beldesinde yazın ilk sıradan tercih edilecek yemek önerisi deniz mahsülleri olduğu gibi burada da durum aynı. Tabii burada klasik tarzın dışında farklı sunum ve pişirme çeşitlerine rastlamanız mümkün.

Denize nazır bir restaurantta oturup farklı bir şeyler denemek isteyenlere önerileriz:

Palamutbükü Müdavim Restaurant‘ta, Kalamar dolması..

Datça Merkez’de sahilde yer alan Kumluk Restaurant‘ta mezeler,

Ovabükü’nde yer alan Poyraz Restaurant‘ta Kabak çiçeği dolması

Gabaklar Restaurant‘ta Karides Tava..

Ayrıca Datça Vineyard‘da şarap eşliğinde hoş bir akşam yemeği de farklı bir alternatif olabilir..

Bu arada Datça’dan badem, gazoz, zeytinyağı ve kekik almadan dönerseniz ayıp etmiş olursunuz.

Datça’da Nerede Denize Girilir?

Datça yarımadasında yer alan koy ve büklerin her biri birbirinden güzel. Burada deniz kenarında lüks beach club bulmak mümkün değil. Ya kimselerin olmadığı koylardan ya da pansiyon ve cafe/ restaurantların önünde yer alan işletmelere ait plajlarda denize girebiliyorsunuz ki oralarda bile plajlarda şemsiye- şezlong ücreti ödemeniz beklenmiyor. Sadece gün boyu yiyip içtiklerinizi ödeyerek efsane denizin ve sakin plajların tadını çıkartabiliyorsunuz.

Datça’da tesisi olan plaj önerileri:

İlk akla gelen yer tabii ki Palamutbükü. Ancak Palamutbükü diğer büklere kıyasla daha kalabalık ve daha fazla keşfedilmiş. O yüzden eğer biraz daha bakir bir yerde denize girmek isterseniz Ovabükü‘nü tercih edebilirsiniz. Ovabükü plajı aslında Palamutbükü’ne göre daha geniş ve ferah. Yine sahil boyunca sıralanmış restaurantlar mevcut. Fiyatlar oldukça makul, yemekler ise çok lezzetli. Plajı hem kum hem de taşlık bu yüzden çocuklu aileler için ideal.

Ovabükü’nden az ileride Hayıtbükü mevcut. Ancak burada kumsal çok dar ve kısa o yüzden özellikle sezonda kalabalık nedeniyle çok keyifli olmayabilir. Bunun yerine biz az ilerideki Gabaklar koyu‘nu öneririz. Gabaklar’da ahşap ev ve bungalovların olduğu iki- üç tesis ve bir de restaurant var. Yine çocuklar için ideal bir plaja sahip, hatta şişme iskele bile mevcut:)

Datça merkezde kalacak olanlar için denize girilebilecek en yakın koy ise Kargı Koyu. Buraya biz gitmedik ama denizinin bahsettiğimiz diğer bükler kadar güzel olduğunu biliyoruz.

Datça’da denize girilebilecek ıssız koy önerileri:

Eğer herhangi bir tesis olmasın, ben kendi sandalyem ve nevalem ile ıssız bir koyda denize gireyim diyorsanız önereceğimiz koylar; Kurubük, Gerence nam-ı diğer Akvaryum Plajı Palamutbükü, Knidos yolunda Bağlarözü Sahili. Bu arada Datça’da aracınızı bir noktada bırakarak yaya olarak ulaşabileceğiniz çok daha bakir koylar da mevcut. Misal Domuz Bükü ve Pembe Çakıl Koyu. Ayrıca yine Knidos’a gelmeden 3 km geride yer alan Gıynap Limanı ve Datça’ya gelmeden Emecik’te yer alan Balık Aşıran koyu önereceğimiz diğer yerlerden. Tabii bu koylar sadece daha önce keşfedilmiş ve haritada isimlendirilmiş olanlar. Emin olun Datça’da henüz haritalara işlenmemiş onlarca koy gizli..

Datça’da Tabiat Parkı ve Çadır Kamp Önerileri:

Çubucak Tabiat Parkı, Aktur Çadır ve Karavan Kampı ve İnbükü Mesire Yeri çadır tercih edenler için önereceğimiz yerlerden..

Datça’da ultra lüks konaklama tercih edenlere D-Maris Bay, ayrıca kendine ait koyu ve konaklama alternetifleri ile farklı bir deneyim yaşamak isteyenlere Club Amazon Bördübet ve Golden Key Bördübet’i tavsiye ederiz.

Datça’da Kesinlikle Yapılması Gerekenlerden biri de Knidos Antik Kentinde gün batımını izlemek.. Büyüleneceksiniz.. Eğer biraz tarihe ve mitolojiye meraklı iseniz zaten Knidos sizi büyüleyecek ancak bir de burada oturup gün batımına şahitlik etmek inanılmaz romantik ve etkileyici bir aktivite olacak sizin için.. Tavsiye etmeden bu yazıyı bitiremezdik 🙂

Şimdiden güzel ve keşif dolu bir tatil olmasını temenni ederiz efemm..

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir