Lizbon’dan hareketle şehir şehir Portekiz keşfi:

İber yarımadasında yer alan Portesiz Atlantik okyanusuna bakan küçük bir ülke. Harika kıyı şeridi ve tarihi mirası sayesinde Avrupa’nın en çok ziyaret edilen ülkelerinden biri. Yıl boyunca ılıman bir iklime sahip olması, birkaç günde tüm ülkenin gezilebilecek kadar ufak olması ve İspanya’nın yanı başında yer alması Portekiz’i bir turist destinasyonu yapmaya yetiyor.

Portekiz neyi ile ünlü derseniz; Fado müziği, Cristiano Ronaldo’nun doğum yeri olması, Morina balığı, Porto şarabı, Dünyanın en büyük mantar üreticisi, Fatima Mucizesi bölgesi ve Azulejo çinileri olarak özetleyebiliriz.

Türkiye’den Porto ve Lizbon’ a uçakla gidip, 1 haftada rahat rahat bu minik ülkenin her yerini gezmek mümkün zira sadece 92.152 km2’lik bir yerden bahsediyoruz. Tüm ülkeyi gezmek için iki alternatifi de değerlendirebilirsiniz. Bizim aşağıda yapacağımız öneri Lizbon gidiş geliş uçak bileti alıp, araç kiralayarak tüm şehirleri gezmeyi ve tekrar başlangıç noktasına dönerek seyahati bitirmeyi hedefliyor. Siz kendi rotanızı gezmek istediğiniz aşağıda özetlediğimiz şehirleri seçerek oluşturabilirsiniz.

Hazırsanız başlayalım:

1. gün: Lizbon Şehir Merkezini Keşfedin: 

Lizbon’un kalbi olarak bilinen ve şehrin en yüksek noktasında yer alan Castello, turistik aktiviteler ile dolu Baixa/Chiado bölgesi, Lizbon’un en eski semtlerinden Alfama Bölgesi, Tejo nehrinin hemen kıyısında bulunan Belem bölgesi keyifli zaman geçirmeyi vaaden yerleri. Lizbon’da 28 numaralı sarı tramvay ile turistik bir gezi yapmayı, zamanınız kalırsa Fado müziği dinlemek için salaş bir mekana girmeyi de ihmal etmeyin deriz.

Lizbon rotasında gezilecek tüm turistik yerleri derlediğimiz yazımıza burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

2. gün: Lizbon civarıdaki şehirleri keşfederek biraz kuzeye çıkın:

Link: https://goo.gl/maps/bXGv35dgM8CD8nSe7

1- Cascais: Lizbon’dan trenle de ulaşılabilecek ve eğer zamanınız varsa günübirlik bir gezi için ideal yerlerden biri Cascais.

2- Sintra (Pena Sarayı): Sintra bölgesinde bulunmaktadır. Kraliçe Dona Maria ve Kral II. Ferdinand tarafından tasarlanan saray, yazlık ev olarak inşa edilmiştir. Sarayın mimarisi, Neo-Gotik, Neo-Manueline, Neo-Romanesk, Neo-Mağribi gibi birçok mimari tarzları içerisinde barındırmaktadır. Aynı zamanda sarayı çevreleyen 200 hektarlık park da Kral II. Ferdinand tarafından tasarlanmıştır.

Quinta da Regaleira, Sintra şehrinin en çok ziyaretçi alan tarihi yapılarından biri olması dışında sahip olduğu mimari ile bölge turistlerinin dikkatini çekmektedir.

3- Peniche: Dev dalgaları ile sörfçüler için ideal bir yer. Denk gelirseniz kocaman dalgalara karşı gelen sörfçülerin şovlarını da izlemek ayrı bir keyif verecektir.

4- Obidos: Orta çağ izleri taşıyan kalesi ve buluşma noktası olan meydanıyla Obidos, yürüyerek keşfedilecek yerlerden. Genellikle yerel halk tarafından işletilen pansiyonlar sayesinde konaklama imkanları oldukça fazla. Bacalhoa Buddha Eden (içinde Buddha heykelleri olan park), Obidos Kalesi, Praia da Foz do Arelho Obidos plajı, Dom Carlos I Park Obidos parkı, Porta da Vila Obidos’un tarihi merkezinin ana kapısı, Obidos Lagün’ü Lagoa de Obidos, Praia de Rei Cortiço okyanus plajı, Hz. İsa Tapınağı Praia de Rei Cortiço, Seramik Müzesi görülecek yerlerden.

5- Nazare: Sörfçüler için ideal altın sarı geniş kumsalı, ve yüksek dalgaları ile Praia da Nazare de şehrin en bilinen plajlardan birisidir. Geleneksel Kanvas çadırları ve balıkçılık tekneleriyle oldukça şirin görünen plajı merkezi konumda. Hem konaklama hem de yeme-içme konusunda birçok seçenek mevcut. 

6- Batalha : Sensory Ecopark of Pia do Urso; bu bölgede bulunan eski bir köy park olarak restore edilerek halka açılmış. Park, jeolojik su oluşumlarına ve floraya sahip. Park içerisinde piknik alanları, dağ bisiklet merkezi, otopark alanı ve oyun alanı mevcut.

7- Leiria: 12. yy’dan kalma bir ortaçağ kalesi olan Leiria Castle, zamanı olanlar için Museum of the Moving Image görülebilecek yerlerden. Batalha ve Fatima arasında mola vermek için önerebileceğimiz bir yer ama durmak istemezseniz çok bir şey kaçırmış olmazsınız.

8- Fatima : Meryem Ana Tapınağı ve içinde yer alan Apparitions Şapeli, Meryem Ana Bazilikası ve Kutsal Üçlü Bazilikası görülmesi gereken dini yerlerden. Lucia’s House Fatima, Kutsal Meryem Ana Tapınağına yarım saatlik yürüme mesafesinde yer alıyor. Lucia, 1917 yılında Meryem Ana’yı gören çobanlardan biri. Hayatı boyunca kendini dine adamış ve 2005 yılında vefat etmiş. Lucia’nın evi restore edilerek, 1994 yılında açılmış.

9- Tomar: Burada yer alan Mesih manastırı, mimar Joao de Castilho tarafından tasarlanmış ve 1160 yılında tapınak şövalyelerinin büyük üstadı Gualdim Pais tarafından inşa edilmiş. 1314 yılında tapınak şövalyeleri bastırılana kadar manastırı kullanmış ve 1356 yılında manastır, İsa Tarikatı’nın eline geçmiş. Böylece yapı tarikata uygun olarak tekrardan restore edilmiş.

3. gün: Porto’ya bu kadar yaklaşmışken görmeniz gereken kuzey şehirleri:

Link: https://goo.gl/maps/qcsUe69P5tXR8E8JA

  1. Coimbra: 1290 yılında kurulan ve hala hizmet veren Avrupa’nın en eski üniversitesi burada yer alıyor. Ayrıca Portekiz’in ilk tema parkı da burada. 1131 yılında birinci Portekiz kralı D. Afonso Henriques tarafından inşaası başlayan Coimbra Santa Cruz Kilisesi, şehrin en eski ve önemli kilisesidir. Portekiz’in ikinci kralı olan D. Sancho’nun taç giyme töreninin yapıldığı yer olması nedeniyle önem kazanmış bir katedral olan Se Velha’ da görülmesi gereken bir diğer yer.
  2. Aveiro: Porto’nun hemen güneyinde yer alan Averio, çok sayıda kanal ve bu kanalların üzerinde yer alan köprüleriyle meşhur bir şehir. Bu sebeple Portekiz’in Venedik’i diye anılan şehirde renkli gondollar ve botlar şehrin sembollerinden. Ayrıca çok zengin bir yemek kültürü bulunuyor. Portekiz mutfağını temsil eden lezzetleri en iyi yapan ve sunan ünlü yerel restoranların birçoğu bu kentte yer aldığı söyleniyor. Aveiro Katedrali, Sao Gonçalinho Şapeli ve Convento de Jesus gezebileceğiniz diğer yapılar.
  3. Porto: Gelelim Lizbon’dan sonra en çok bilinen ve ziyaretçi alan Porto’ya. Yayalara ayrılmış cafe ve restoranlar ile dolu Ribeira, demir köprüsü Ponte Dom Luis, Porto’nun ruhu Cais da Ribeira, meşhur Harry Potter kitabının esinlenildiği kitapçı Livraria Lello, San Francisco Kilisesi, Santa Catarina Caddesi, ironik yapısı Dragao Stadı, ünlü konser salonu Casa da Música, Gustave Eiffel’in öğrencisi olan Teophile Seyrig tarafından tasarlanmış dolayısıyla Gustave Eiffel’in mimari tarzı köprüde çok net bir şekilde görüldüğü Luís I Bridge, Jardins do Palácio de Cristal yani Kristal Saray ve Porto Katedrali görülmesi gereken yerlerden.
  4. Braga: Portekiz’in gençler ile dolu cıvıl cıvıl 4. büyük şehri de gezi listesine alınmayı hak ediyor.
  5. Amarante: Ponte de São Gonçalo, Igreja de São Gonçalo, Museu Municipal Amadeo de Souza-Cardoso, Parque Florestal de Amarante burada görülecek yerlerden. Burayı listeye ekleme nedenimiz ertesi gün erken saatte Duoro tekne turuna çıkabilmek için konum olarak avantajlı bulmamız.

4. gün: Portekiz’in güneyine giderken uğrayabileceğiniz diğer şehirler:

Link: https://goo.gl/maps/zbxxbE6Z2kzu9pqT8

  1. Duoro: Douro aslında dünyanın en eski resmi şarap bölgelerinden birisi. Tarihi ticaret limanı Peso da Régua’da Douro Müzesini ziyaret edebilirsiniz. Pinhão kasabasından kalkan tekneler ile 45 dakika süren tekne turlarına kesinlikle katılmalısınız.
  2. Piódão: Dağların arasına gizlenmiş çok küçük bir yer burası. Dik yamaçları sebebiyle ulaşımı çok da kolay değil. Nüfus 100-200 kişi civarında ve hiç de turistik olmayan, orijinali bozulmamış ve sakin bir köy deneyimlemek için uğramalısınız.
  3. Sortelha: Yine bir tarihi köy burası. Yıkık kale duvarları dışında sakinlik ve orijinallik vaaden bir yer.
  4. Castelo Branco: Yemyeşil park ve bahçeler ile dolu bir yer.
  5. Evora: Eski şehir merkezinde 4 binden fazla tarihi yapıya sahip olan Evora’da Evora Katedrali ve Evora Müzesi, Sao Francisco Kilisesi ve Şapeli, Korint mimarisinin hakim olduğu Evora Roma Tapınağı, Kemik Şapeli, yeni taş devrinden kalmış bir yapı olan Almendres Cromlech gezilecek yerlerden. Aqueduto da Água de Prata, Evra Gümüş Su Kemeri, Evora’ya düzenli bir şekilde su sağlamak amacı ile yapılmış. 16. yüzyıldan kalma mermer bir çeşme Giraldo Meydanı Çeşmesi yani Fountain Giraldo Square, Alto de Sao Bento seyir tepesi, 1 Mayıs Belediye pazarı yani Mercado Municipal 1º de Maio, Evora Halk Bahçesi Jardim Público Evora görülecek diğer yerlerden.

5. gün: Algavre bölgesinde Portekiz sahillerinin tadını çıkartabileceğiniz en güzel güney şehirleri:

Portekiz’in güneybatısında yer alan bölgesi, koyları ve körfezleri ile Atlas Okyanusu kıyısında çok popüler bir tatil bölgesi. 150 kilometrelik sahili ile yazın deniz kum güneş keyfi çıkartabileceğiniz plajların yanında tarihi köy ve kasabaları ile inanılmaz keyifli bir yer.

Link: https://goo.gl/maps/ieWWQHEkQ8eeTPUV6

Nefis plajları, ilginç kasabaları, tarihi bölgeleri, enfes yemekleri ile Algarve, ülkenin en güney kıyısında Akdeniz ve Atlas Okyanusu’nun kesiştiği noktada yer alıyor. Adını Arapça’da Batı Endülüs anlamına gelen ‘el Garb el Endülüs’ten alan şehir tam anlamıyla bir tatil merkezi. Praira da Marinha, Portekiz’de ki en güzel plajlardan biri olarak kabul ediliyor. Algavre bölgesinin başkenti Faro dışında Benagil Cave görülmesi gereken yerlerde biridir.

Praia da Rocha, plajın hemen arkasındaki Forte da Santa Catarina kalesi, etraftaki küçük koylar ve tekne gezileri muhteşem deneyimler vaadediyor.

Algarve bölgesindeki en iyi korunan kalelerden biri Castle of Silves gezebileceğiniz yerlerden.

Bu bölgede deniz, kum ve güneşe doyacağınız yerlerden bizim seçtiklerimiz;

  1. Tavira
  2. Faro
  3. Marinha Beach
  4. Portimão
  5. Lagos (Igreja de Santa Maria, duvar süslemeleri ve zarif vitrayları ile Lagos şehrinin önemli ziyaret mekanlarından biridir.)
  6. Sagres
  7. Silves
  8. Alte

Buraya kadar tüm şehirleri sıraladık ama daha seçmece, daha az km yapacağınız ve daha özet bir rota için önerimiz ; https://goo.gl/maps/NoCoFgBtEAvtWggs6

Bu arada Portekiz’de zamanı olup da doğa ile iç içe, daha aktif bir deneyim yaşamak isteyenler için önerimiz;

Madeira, Portekiz ile Kuzey Afrika arasında, Atlas Okyanusu üzerinde yer alan bir ada. Atlantik’in Yüzen Bahçesi olarak anılan ada, yemyeşil bitki örtüsü, şaraplık üzüm bağları, çiçek ve meyve bahçeleri ile cennetten bir köşe.

Cabo Girao, Madeira’nın güney kıyısında bulunuyor. 570 metre yükseklikteki tepe Avrupa’nın denize en yüksek tepesi olarak biliniyor ancak ondan daha uzun yaklaşık üç tepe daha Avrupa’da bulunuyor. Yukarıdan aşağıya bakmak oldukça korkutucu onu söyleyebiliriz. 2012’de kurulan cam platform bu korkunç deneyimi daha da uç noktalara taşıdı.

Azorlar: Azor takımadaları yerinizde duramayacağınız aktiviteler ile dolu bir yer. Doğası inanılmaz ve hem deniz hem de karada yapılacak aktiviteler sayısız. Bu sefer olmasa da bir sonraki gezinizde mutlaka burayı değerlendirmelisiniz.

O zaman ne diyoruz.. İyi tatiller efeenim..

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.