Bu yazımızda sizi hem ruhen hem de fiziken İstanbul dışına çıkartacak, hoş vakit geçireceğiniz ve kafanızı dinleyeceğiniz yerler önerelim, üzerine de güzel bir kahvaltı ile güne iyi başlamanızı sağlayalım istedik. 

Şehrin kalabalık ve stresinden bir nebze olsa uzaklaşmak ya tertemiz orman havasını içinize çekmek ya da mis gibi deniz havasını solumak için kahvaltıyı bahane edip bir yerlere kaçmak isteyenlere özel bazı kahvaltı mekanları önermek istedik. 

Biz özellikle uzun kahvaltı sofralarına aşık ve karın doyurmaktan ziyade bu kahvaltı sürecinden haz alan insanlar olduğumuz için sizlere de hem ruha hem bedene iyi gelecek yerleri listeledik..

Şimdiden afiyet olsun diyelim..

Anadolu Yakası’nda doğa ile iç içe kahvaltı mekanları:

Beykoz’da doğanın kucağında kahvaltı için önereceğimiz adres Kulindağ Dağ Evleri. Şehre hem bu kadar yakın olup hem de bu kadar uzak hissedeceğiniz ender yerlerden. Hem ortamı hem de kahvaltısı mükemmel. Henüz denemediyseniz en yakın hafta sonu için yerinizi ayırtmanızı tavsiye ederiz. Kulindağ Dağ evlerinde konaklama yapabileceğiniz bungalovlar da bulunuyor. Hani doyamadım biraz daha kalmak istiyorum diyenler için ekstra bilgi verelim dedik 🙂

Anadolu Kavağı’nda yer alan Yoros Cafe, zengin menüsü, lezzetli sunumları, kaliteli ortamı ve güler yüzlü personeli ile uzun zamandır en gözde kahvaltı mekanları başında geliyor. Şehrin gürültü ve kalabalığından kaçmak ve mavi ile yeşilin birleştiği bir ortamda uzun uzadıya kahvaltı keyfi yaşamak isteyenler için kesinlikle bizim de önereceğimiz bir mekan burası. Kahvaltı ardından kahvenizi böyle bir manzaraya karşı yudumlayabilir ardından da kısa bir yürüyüş yapabilirsiniz. Doğu Romalılar döneminden kaldığı düşünülen Yoros Kalesi (Ceneviz Kalesi)’ni gezebilir akşam üzeri de Anadolu Kavağında denize nazır bir mola verebilirsiniz.

Polonezköy, sadece kahvaltı için değil aynı zamanda keyifli bir ortamda, mükemmel bir doğa ile çevrili sakin ve huzurlu bir hafta sonu geçirmek isteyenleri vazgeçilmez tercihlerinden biri. Polonezköy’de kahvaltı yapabileceğiniz onlarca mekan mevcut ancak en fazla tavsiye edilenler henüz bizim de deneme fırsatımızın olmadığı Stella ve Leonardo. Polonezköy Türkiye’de Polonyalıların yaşadığı, Beykoz ilçesinin şirin bir beldesi. Kahvaltı sonrası zaman ayırıp İstanbul’un nadir yeşil alanlarından bir olan Polonezköy ve Tabiat Parkı’nda uzun yürüyüşler yapmanızı öneririz.

Çekmeköy’de yer alan ve bizim uzun zamandır gittiğimiz Giardino Cappuccino Cafe&Bistro Pony Club hem güzel bir kahvaltı yapmak hem de çocukları ile keyifli vakit geçirmek isteyenlere tavsiye edeceğimiz bir mekan. Siz kahvaltınız ardından keyifle kahvelerinizi yudumlarken, çocuklarınız da mekanlarda bulunan ponylere binip eğlenebilir.

Şile’de güzel bir kahvaltı yapmak için aslında çok fazla mekan var. Dilerseniz Şile’ye gelmeden önce yol kenarında yer alan gözlemecilere uğrayabilir, dilerseniz Şile merkez’de denize nazır kahvaltı yapabilir, ya da Şile- Ağva dağ yoluna saparak yol üzerinde veya Ağva’da nehir kenarında kahvatı keyfi yaşayabilirsiniz. En fazla talep edilen yerlerden biri Saklıgöl Karamandere Tesisleri. Burada yapacağınız güzel bir kahvaltı ardından kesinlikle doğa yürüyüşü/ tekking yapmalısınız. Şile civarında yürüyüş parkurları ile ilgili yazımızı buraya tıklayarak okumanızı ve ardından da kendinize güzel bir yürüyüş rotası belirlemenizi öneririz.

Avrupa Yakası’nda doğa ile iç içe kahvaltı mekanları:

Rumeli Kavağı’nda yer alan Saklıbahçe Kahvaltı ve Balıkçı Anne serpe kahvaltı bu bölgede kahvaltı için tavsiye edebileceğimiz yerlerden. Hemen Anadolu Kavağı’nın karşı kıyısında yer alan Rumeli Kavağı’nda balık restaurantlarından tatlıcılara kadar onlarca mekan bulunuyor. Nerede yemeyi tercih ederseniz edin boğaz havasını içinize çekerek bir bardak çay yudumlamayı sakın ihmal etmeyin. Sahil boyunca uzun bir yürüyüş yapabilir ya da aracı olup daha fazla deniz havası solumak isteyenler Garipçe yönüne, daha fazla orman havası solumak isteyenler de Sarıyer’de bulunan Atatürk Kent Ormanına doğru devam edebilirler.

Garipçe’de buluna Qarip içinize deniz kokusu çeke çeke kahvaltı yapmanıza imkan tanıyan bir yer. Şehir merkezine çok da uzak olmayan deniz kenarında bir yer arayanlar için ideal bir mekan.

Çatalca’da bulunan Flamingo köy, adından da anlaşılacağı üzere flamingolar eşliğinde doğal ürünler ile sadece kahvaltı yapmak için değil tüm günü geçirmek için ideal yerlerden.

Kırklareli’ne bağlı saklı cennet Kıyıköy özellikle balık restaurantları ile dolu bir sahil yerleşimi. Deniz manzaralı kafe ve restoranlarda kahvaltı ardından da nefis bir kahve ile kendinizi ödüllendireceğiniz, biraz daha farklı ve salaş bir hafta sonu keyfi için Kıyıköy’ü listenize almanızı öneririz.  Köşk Restaurant, Kıyı Restaurant veya Marina Kafe tercih edebileceğiniz yerlerden.

Hazır Kıyıköy’e kadar gelmişken burada keyifli bir- iki gün geçirmenizi öneririz. Özellikle yazın dilerseniz denize girebilir, Aya Nikola Manastırı, Kıyıköy kalesi ve surları, Kıyıköy Mağarası ve Liman Hamamı’nı gezebilirsiniz. Ayrıca 329 hektar alan üzerine kurulu olan Kıyıköy Tabiat Koruma Alanında yorulana kadar yürüyebilirsiniz.  Trakya’nın tek doğal yaşlı Karaçam meşceresi yayılış alanı olması sebebiyle özel olan bu doğa ile iç içe alanda bol oksijene maruz kalacaksınız. Kıyıköy’ün iki yönden çevreleyen Kazan ve Papuç Dereleri’nde sandal ya da kano keyfi yapabilirsiniz. Kıyıköy’de konaklama için burada yer alan onlarca otel ve pansiyonlardan birini tercih edebilirsiniz.

Kıyıköy’den 1,5 saatlik mesafede yer alan İğneada da kahvaltı ile birlikte başlayan aktivite dolu bir hafta sonu için tercih edebileceğiniz yerlerden. İğneada’da yer alan  Kafe Limanköy uzun bir kahvaltı için buradaki seçeneklerinizden sadece biri. Kahvaltı sonrası Longoz ormanlarında yürüyüş yapabilir, Mert gölünde kano ile kısa bir gezintiye çıkabilirsiniz . Longoz ormanları ve İğneada’da gezilecek yerler ile ilgili hazırladığımız detaylı gezi rehberimizi okumak için buraya tıklayabilirsiniz.

Silivri ise hala İstanbul il sınırlarında yer alan ve bir tık daha uzağa gidebilecekler için çok güzel mekanların bulunduğu bir alternatif. Kahvaltı bahane gezmek şahane diyorsanız sahil boyunca dizilmiş onlarca mekandan birini tercih edebilirsiniz. Köy kahvaltısından Özsüt gibi bilindik restaurantlara kadar oldukça fazla opsiyonunuz mevcut.

Son olarak da bizim yol üzerinde kısa bir mola vermek için tesadüfen keşfettiğimiz bir mekanı önermek istiyoruz. Marmara Ereğlisi’nde E5 yan yolda bulunan Mavi Çatı Restaurant özellikle önünde uzanan uzun ve geniş kumsalı ile gönlümüzü fethetti. Çok lüks veya farklı bir menü sunmasa da şehirden biraz daha uzaklaşmak isteyenler için ya da bizim gibi yol üzerinde kısa bir mola vermek isteyenler için önerebileceğimiz bir mekan burası da.

Keyif ve huzur dolu, sağlıklı bir hafta sonu geçirmenizi dileriz..

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir