Madeira Adası’na ulaşım, gezi ve yeme-içme önerileri:

Portekiz’ in batısında, neredeyse Fas’ a bağlıdır diye düşünebileceğiniz bir yer Madeira Adası. Atlas nam-ı diğer Atlantik okyanusunda yer alıyor ve Avrupa’nın en uç köşesi. Volkanik bir ada olan Madeira, Portekiz’de şehir şehir gezip klasik bir tatil yapmak yerine doğa ile iç içe macera dolu ve daha aktif bir deneyim yaşamak isteyenler için ideal. Egzotik sahilleri, şelaleleri, yer yer bulutların üzerine çıkacağınız dağlar etrafında gezeceğiniz trekking parkurları, yemyeşil doğası, siyah kumsallarından seyredeceğiniz muhteşem okyanus manzarası, sevimli minik köyleri ile unutulmayacak bir deneyim yaşayacağınız bir alternatif burası.

Avrupa’nın Hawaisi olarak nitelendirilen bu ufacık tefecik ada Porto, Lizbon veya Faro gibi şehirler ile karşılaştırıldığında çok daha bütçe dostu bir destinasyon. Portekiz’ de bile denk gelemeyeceğiniz adaya özgü yerel yiyecek ve içecekleri, sıcak kanlı ve sizi evinizde hissettiren yerlileri de adayı daha da güzel yapan özellikler. Hem ekonomik hem de daha aktivite dolu bir seyahat hayal edenler kesinlikle burayı listesine eklemeli.

Madeira Adası’nı farklı kılan nedir?

  • Madeira dünyanın en geniş defne ağacı ormanına ev sahipliği yapıyor.
  • Adanın yüzde 20’sini kaplayan, UNESCO’ya kayıtlı Laurissilva ormanında gezinirken soyu tükenen Madeira uzun parmaklı güvercinlerini görebilirsiniz (nature-meetings.com).
  • Ada boyunca dolanan UNESCO dünya mirasları listesinde yer alan ‘Levadas’, yüzlerce yıl önce adanın her tarafına su götürebilmek için yapılmış, toplam uzunluğu 140 kilometre olan bir su kanalı şebekesi. İşaretlenmiş yürüyüş rotalarından giderek kırsalda zikzak yapan levadas’ın izini sürebilirsiniz (madeira-levada-walks.com).
  • Cristiano Ronaldo’nun doğduğu ada.
  • Okyanusun ortasında yer alan volkanik bir oluşum.

Madeira Adasına ulaşım:

Madeira’ ya Portekiz’den yapacağınız iç hat uçuşları ile ulaşabiliyorsunuz. Biz Lizbon’ dan Ryan Air ile 1 saat 20 dakikalık bir uçuşla göz açıp kapayana kadar Madeira’ ya ulaşmış olduk. Madeira Havaalanı, adanın batısında Santa Cruz şehrinde, çok küçük ve hemen denizin kenarında yer alıyor. Özellikle kış aylarında havaalanı iniş ve kalkışları rüzgar ve okyanus etkisi ile sarsıntılı olabiliyormuş, haberiniz olsun. Biz Ağustos ayında Madeira’ ya gayet rahat ve açık havada temiz bir iniş yaptık.

Havaalanına Ryan air, TUIFly, WIZZ, Transavia, Azores Airlines gibi hava yolu şirketlerinin birçok seferi mevcut. Havaalanından şehre gitmek ise çok pratik. Hemen çıkışta (bizim gittiğimiz dönemde 5 euro’ya) başkent sayılabilecek büyük şehri Funchal’ a giden otobüslerin kalktığı durağı göreceksiniz. Bunun dışında taksi kullanabilir veya bolt, uber gibi uygulamalardan da araç çağırabilirsiniz.

Biz Madeira seyahatimiz için 5 günlük araç kiraladık. Aracı gitmeden önce yolcu360 sitesinden seçtik ve ücretini ödedik. Havalimanı çıkışında kiralık araç alanına kadar bizi götürecek servise binip sözleşme gibi prosedürel işlerimizi hallettikten sonra Fiat Panda’mıza kavuştuk.

Madeira Adasına gitmek için en ideal aylar:

Mayıs- Ağustos arası Madeira’yı keşfetmek için en ideal zamanlar. Ama yine de her mevsim gidilebilecek bir ada burası. Bizin gittiğimiz Ağustos döneminde hem hafif kapalı olan havada rahat trekking imkanı bulduk hem de parlak ve güneşli günlerinde doğal havuzların keyfini çıkarttık. Ama yine de ada iklimi gereği geceler serin olabiliyor yanınızda muhakkak uzun kollu bir şeyler ya da direkt rüzgarlık/ yağmurluk gibi eşyalar götürmekte fayda var.

Madeira Adasında nerede kalınır?

Konaklama için özellikle araç kiralamadan toplu taşıma ile gezmeyi tercih edenler için en konforlu yer Funchal. Funchal’ da hemen hemen her yere otobüsler ve jeep safari ya da trekking etkinlikleri düzenleyen tur şirketleri mevcut. Ama adanın batısında, güneyinde ve doğusunda da çok fazla sayıda konaklama alternatifi olduğunu göreceksiniz. O yüzden, bize göre konaklamaya karar vermeden önce en iyisi güzel bir plan yapıp buna göre de uygun lokasyonu tercih etmeniz hem zaman hem de maliyet açısında yararlı olacaktır.

Biz hem araç kiraladık hem de Funchal’ da kaldık 🙂 Sebebi akşamları gezme ve yeme- içme alternatiflerinin daha fazla olmasıydı. Ayrıca sürekli otel değiştirme derdi olmadan tek bir yerde yayılmak istememiz de bu kararımızda etkili oldu açıkcası 🙂

Funchal’daki otelimiz fiyat performans açısından gayet tatmin ediciydi ama tek sıkıntımız YOKUŞLAR oldu. Ada komple yokuşmuş ve oteli google maps üzerinden incelediğimizde merkeze yürüme 10 dakika göstermesine rağmen haritada eğim verilmediği için açıkcası biraz hayal kırıklığına uğradık. Her gün Funchal’ a inme fikrimiz ilk gecede iptal oldu hatta son gecemizde o kadar yorgunduk ki odaya Glovo uygulamasından yemek söyledik 🙂

Madeira Adasında ne yenir, ne içilir?

Madeira’ ya geldiğinizde sizi de en çok etkileyecek olan şeylerden biri yemek konusu olabilir. Adaya özgü olan o kadar çok alternatif var ki bırakın dünyayı Portekiz’in diğer şehirlerinde bile bulamayacağınız seçenekler dolu restoran menüleri.

Bizim denediğimiz ve önerebileceğimiz birkaç geleneksel yemekten bahsedelim:

1- Espetada Madeirense: Bu bildiğimiz çöp şiş görünümli dana eti. Adaya özgü bir tad defne dalında dana eti ve çok fazla tüketiliyor. Genelde tabakta dik duran şiş üzerine geçirilen etler şeklinde servis ediliyor.

2- Espada: Scabbard balığı yani türkçesi Kın balığı. Bu balık garsonun söylediğine göre sadece Japonya ve Madeira’ da çıkan dip balığıymış. Geleneksel sunumunda muz ya da orman meyveli seçenekleri var. Biz muzlu olanı seçtik. Açıkcası balık çok lezzetli ama muz bana tatlı geldi hatta yanına garnitür olarak konan tatlı patates olayı daha da komalık hale getirmişti. Ama merak edenler denemeli kesinlikle.

3- Bolo do Caco içinde Prego: Bolo do caco aslında bazlama ekmeği. Yemeklerin yanına sarımsaklı ve zeytinyağlı olarak isteyebilirsiniz. Genelde önden ekmeği sonradan da yemeği getiriyorlar. Bir de bu bazlama ekmekler içine yapılan etli sandviçler var, bunun da adı Prego. Etli sandviçler hem hesaplı hem de adalıların favorisi. Her yerde çok rahat bulabiliyorsunuz ve birkaç yerde denedik açıkcası hepsi de gayet lezzetliydi. Orjinalinde etin üzerine yeşillikler onun üzerine de ham (domuz eti) ve yumurta konuluyor ama istemediğiniz malzemeleri çıkartabilirsiniz. İlave olarak patates kızartması söylemeyi unutmayın.

4- Lapas: Deniz mahsülü sevenler için keyifli bir tercih olabilir. Genellikle tava üzerinde açılmış midyeler sıcak ve sosuyla birlikte servis ediliyor. Bana kokusu biraz kötü geldi ama zaten pek deniz mahsülü seven birisi değilim. Deneyebilirsiniz.

5- Picadinho: Bu da etrafı patates kızartmalarıyla çevrili ve gravy sosuna benzer bir sos ile servis edilen kuşbaşı dana eti diye Türkçeleştirebileceğimiz bir tabak. Gayet güzel ve tadı bize çok yakın. Patates kızartması yerine pilav olsa kurban bayramı havasında hissederdiniz 🙂 Sos sıyırmak için kesinlikle bolo do caco sipariş etmeyi unutmayın!

6- Polvo: Bu da ahtapot. Adada olmanın keyfini deniz mahsülleri tüketerek çıkartmak isteyenler için ideal. Her yerde rahatlıkla bulabileceğiniz ada ahtapotu da gerçekten lezzetli.

7- Çorbalar.. Domates çorbası ve balık çorbası çok fazla tercih ediliyor. Ben balık çorbası denedim ki normalde asla yemem ama çok beğendim. İçindeki balık yine bu kın balığı dediğimiz buraya özgü olan dip balığı.

8- Kalamar: Kalamarlar gayet büyük ve lezzetliydi. Yanında bizdeki gibi soslar falan yok ama zeytinyağlı güzel ve hafif bir tad var. Denemelisiniz.

9- Sardalya: Biz denemedik ama geleneksel yemeklerden. Funchal’ da sadece sardalya konserveleri satan dükkanları bile görebiliyorsunuz.

Gelelim içeceklere:

Madeira şarapları çok meşhur. Hatta Funchal merkezinde adaya özgü Madeira şaraplarını tadabileceğiniz bir gastronomi turu bile var.

Ayrıca poncha buranın en fazla tüketilen alkollerinden. Taze turunç suyu, bal ve yerel şeker kamışı romundan yapılan bir likör. Alkol oranı yüksek ve genelde küçük kadehlerde servis ediliyor. Marketlerde şişelenmiş hazır halde bile bulabilirsiniz. Bir de Funchal’ da Rei do Poncha diye bir mekan var ve önünde devamlı bitmek bilmeyen sıra yüzünden biz denemedik ama denerseniz yoruma yazın lütfen. Bu kadar uzun sırada bekledikleri ponchanın bir anlamı olmalı 🙂

Poncha dışında benim favorin SİDRA oldu. Özellikle orman meyveli olanı içmeye doyamadım ama elmalısı da çok fazla tercih ediliyormuş. Sommersby marka olanı alın ve tadını çıkartın.

Coral, Super Bock ve Sagres marka biralar ise Portekizde rahatlıkla bulabileceğiniz yerli markalar.

Adada avokado, kivi, papaya ve çarkıfelek meyvelerini kesinlikle denemelisiniz. Ayrıca yorgunluk ve sürekli tokluktan dondurmalar ve tatlılar kısmına biz giremedik ama çok güzel görünüyordu.

Madeira Adasında gezilecek yerler:

Madeira’da kesinlikle küçük bir araç hatta mümkünse otomatik vites kiralamanızı öneririz. Sokak araları oldukça dar ve araç kiralama ülkemize kıyasla oldukça uygun. Benzin fiyatı kabul edilebilir düzeyde olan Madeira adasında her yere en fazla 1-1,5 saatte ulaşıyorsunuz yani bir depo benzin adayı keşfetmeye yetecektir. Zaten adanın toplam yüz ölçümü 800 km2 civarında.

Madeira Adasında doğal havuzlar, şirin köyler, çok kaliteli ve hesaplı restorantlar, herbirinde muazzam bir manzara tarafından büyüleneceğiniz teleferik alternatifleri, fitlik seviyenize göre yürüyüş rotaları mevcut. En basit yürüyüş turunda bile yanınıza iyi bir ayakkabı almalısınız. Şelaleler ve dağların içinden geçtiği bulut manzaralarını deneyimlemek için biraz çamurlu yollardan ve zorlu patikalardan uzun yürüyüşler yapmanız gerekebilir.

Adanın kuzeyinde görülmesi yerler: Porto Moniz, São Vicente, Santana

Adanın güneyinde görülmesi yerler: Funchal, Câmara de Lobos

Adanın doğusunda görülmesi yerler: Machico, Santa Cruz

Adanın batısında görülmesi yerler: Ribeira Brava, Ponta do Sol, Calheta

Funchal; Adanın başkenti. Funchal türkçe Rezene tarlası anlamına geliyor. Halk pazarı Lavradores 9600 metrekarelik bir alana sahip çok büyük bir pazar. Egzotik meyvelerden balık tezgahlarına kadar her şeyi bulabileceğiniz bu rengarenk pazar alanına kesinlikle uğramalısınız. Ayrıca Yunus-Balina izleme turları için Funchal’da bir çok katamaran tur düzenliyor. Monte Tepesi 560 metre rakımlı ve Funchal’dan 3200 metre uzunluğunda teleferik ile çıkılabilen yüksek bir nokta. Kendi özel aracınız ile de çıkabilirsiniz tabii ki. Burayı özel kılan manzarası dışında aşağı dönüşte sepetler içinde yaklaşık 2 km uzunluğunda Livramento’ya kadar olan iniş serüveni. Funchal deniz kenarından kalkan teleferiklerden indiğiniz noktada gidebileceğiniz bir başka yer ise Monte Palace, burası için dünyanın en iyi botanik bahçelerinden biri olarak bahsediliyor. Biz o kadar levada yürüyüşü yaptıktan sonra buraya gitmek istemedik ama sadece Funchal’ da gezecek olanlar kesinlikle değerlendirmeli. Ayrıca Rua de Santa Maria sokağında 130 tane sokak kapısı yerli yabancı sanatçılar tarafından yapılan çalışmalar ile adeta açık hava müzesine dönüştürülmüş. Bu sokak özellikle akşamları da dışarılara sağlı sollu masa koyan restoranlarda geleneksel Madeira yemeklerinin tadına bakmak için çok otantik bir yer.

Santana: Saman kaplı, kırmızı kapılı, mavi pencereli üçgen şeklinde geleneksel Santana Evleri ile ünlü! Evlerin kökeni 1500’lü yıllara dayanıyor ve bazılarında hâlâ Santana sakinleri yaşıyor. Açıkcası biz bütün köy bu tarz evler ile dolu diye düşünmüştük o yüzden biraz hayal kırıklığına uğradık zira toplamda 4-5 tane bu şekilde ev mevcut. Eğer yolunuz buradan geçiyorsa uğrayın, yoksa gitmeseniz de olur 🙂

Buraya çok yakın bir noktada yer alan Miradouro do Curtado bütün adayı göreceğiniz bir manzara noktası. Adada çok sayıda Miradouro tabelaları göreceksiniz ki hepsinin ayrı güzel manzarası olduğuna eminiz.

Machico; Portekizli kaşifler, Gonçalves Zarco ve Tristão Vaz Teixeira ‘nın 1419’da adaya ilk ayak bastıkları yer. Machico’nun bizce en önemli özelliği hem siyah taşlık bir kumsal hem de adadaki tek sarı kumsalın yanyana yer alıyor oluşu. Sadece bir dalga kıran ile ayrılmış uzun ve geniş plajın bir tarafında dalga sörfü yaparken diğer tarafında kumdan denize giren insanları izlemek gerçekten de hoş.

Caniçal; Marinasından tekne turu ile sadece denizden ulaşılan koylar keşfi yapabileceğiniz bir yer. Biz PR8 yani  Vereda da Ponta de São Lourenço yürüyüşü sonrasında merkeze gir çık yaptık. Oldukça küçük ve çok fazla gezilecek bir yeri yok ama tekne turu için burayı değerlendirebilirsiniz.

Porto Moniz‘ de lav kayalıklarından oluşmuş doğal havuzlar ve kocaman dalgalar ile büyüleyici bir sahil kasabası. Buraya yakın Teleferico das Achadas da Cruz teleferiği Avrupa’nın en dik teleferiği olarak biliniyor. Porto Moniz’ de iki kısımdan doğal havuza girilebiliyor. Aquarium olan bölüm ücretsiz, Piscinas olarak ayrılmış kısım ise kişi başı 3 euro. Erken giderseniz ücretsiz otopark alanında yer bulabilirsiniz, WC de hemen otoparkın yanında ücretsiz ve tertemiz.

Seixal: Miradouro do Véu da Noiva‘ da okyanusa dökülen şelaleyi gördükten sonraki durak Seixal. Praia do Porto do Seixal plaj kısmı, Piscinas Naturais do Seixal doğal havuz kısmı. Volkanik bir ada olan Madeira’da genelde taş ve kayalık plajlar görmek şaşırtıcı değil ama Sexial’de yer alan siyah kumsallar oldukça yumuşak ve rahatlatıcı. Geniş kumsalı ve dalgalı denizi büyüleyici bir manzaraya bakıyor. WC , duş ve soyunma kabini ile otopark için herhangi bir ücret ödemek gerekmiyor. Doğal havuz kısmı ise en az Porto Moniz kadar güzel!

Denize girilecek en iyi plajlar:

Praia da Calheta, Machico, Ponta do Sol, Seixal

Kesinlikle görülmesi gereken doğal havuzlar:

Porto Moniz ve Seixal.

Madeira adası resmi web sitesinden aradığınız diğer her şeyi rahatlıkla bulabileceğiniz linki buraya ekledik..

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.