Uzak Doğu: Kendim mi gezsem yoksa turla mı gitsem?


Uzakdoğu vizesiz gidilebilecek ülkeler arasında nedense çok uzun zaman boyunca hayal gibi görünen bir destinasyon oldu bizim için. Hep gitmek istediğimiz ama ya zaman ya da bütçe sıkıntısından dolayı sürekli ertelemek zorunda kaldığımız ve içimizde adeta ukde haline dönüşmüş bu seyahati en nihayetinde gerçekleştirmek üzere son kararımızı verdik. Zamanımızı ayarladık, paraya da kıydık ve “O kadar yol gidip, bu kadar masraf yapılacak madem neden gitmişken en az 3- 4 ülke görmeyelim!” diye başladık araştırma yapmaya. İşte adım adım Uzakdoğu planımız..

1. Adım- Gezilecek en ideal dönemin seçimi..

Öncelikle kısa bir “Uzakdoğu seyahati için en ideal mevsim” gugıl araştırması neticesinde belirlediğimiz tarih Ocak- Şubat ayları civarı. Nedeni tamamen mevsimsel etkiler. Uzakdoğu malumunuz muson iklimi ve genelde çok fazla yağış alan bir bölge burası. Dolayısıyla en az ıslanma ihtimalimizin olduğu Ocak-Şubat aylarında yapacağımız bir gezi, Türkiye’de kardan kaçıp, Uzakdoğu’da neme ve sıcağa tutulmak anlamına geliyordu ki bu da bize daha cazip göründü 🙂

Bu arada 2017 için çin yeni yılı da 28 Ocak’a denk geldiğinden gideceğimiz yerlerin çin işi süslemeler ile rengarenk olacağı ve yerel turistlerin akınına uğrayacağı için mümkün olan en geleneksel havayı soluyacağımızı da hesaba kattık tabii.

2. Adım- Tur programlarını kolaçan etme..

Seçtiğimiz tarihlerde tur organizasyonu yapan şirketlerin programlarını inceledik. Kim nereye götürüyor, gezi planı nasıl, bu gezi ne kadar tutuyor, ekstra düzenlenen turlar neler gibi gibi çok da uzun olmayan bir karşılaştırma yaptık. Bu çalışma sonucunda Mega Uzakdoğu olarak tabir edebileceğimiz bölgeye neredeyse tüm şirketler aynı dönemde, aynı fiyata gidiyor ve tamamen aynı yerleri gezdiriyor sonucuna vardık. İnanmayanlar aşağıdaki karşılaştırmayı inceleyebilirler. Bu durumda yerel bir tur organizatörü ile anlaşıp bu aşağıdaki tur şirketleri müşterilerini yerel rehbere yönlendiriyorlar. Bu şekilde de minimum sayıyı tutturmuş oluyorlar. Aslında sizi etkileyecek bir durum söz konusu değil zira siz amacınıza ulaşmış oluyorsunuz. Tamamen operasyonel rahatlık açısından sistem bu şekilde işliyor.

uzakdogu-paket-tur

3. Adım- Ucuz uçak bileti bulma..

Tur şirketlerinin gezi programı yaptığı dönem için uçak bileti fiyatlarını inceledik. Bunun için en sevdiğimiz web sitesi olan skyscanner’ın çoklu uçuşlarından faydalandık. Aynı günlerde biz kendimiz bir program yapar ve en ucuzunu tercih edersek, sırf uçak bileti neredeyse 1092 Euro’ya denk geliyor. Bu arada firmalar aşağıda gördüğünüz gibi genelde low cost olarak adlandırılan ucuz hava yolları. Bunlardan en yaygın olanı da bu bölge için Air Asia. Bizim pegasus misali ucuz bir haya yolu. İçeride ekstra battaniyeden tutun yiyecek içecek her şeye ücret ödemeniz gerekiyor. Bu yüzden el bagajınızı hazırlarken ince eleyip sık dokumalısınız.

ekran-resmi-2017-01-07-17-50-53

4. Adım- Otel araştırması ve fiyat karşılaştırması..

Bunun için sinsi bir hareket yaptık ve tur şirketlerinin konaklama yapacakları otelleri booking.com üzerinden araştırdık. Aynı tarihler için tur şirketlerinin belirlediği otellerde 2 kişi için şu fiyatları bulduk:

  • L’hotel Island South (Hong Kong) 23- 25 Ocak arası 2 gece için 453 TL (kahvaltı hariç)
  • Ramada Riverside Hotel (Bangkok) 25- 28 Ocak 3 gece 1066 TL (kahvaltı dahil)
  • Vivatel Hotel (Kuala Lumpur) 28- 29 Ocak 1 gece 198 TL (Kahvaltı dahil)
  • Village Hotel Katong (Singapur) 29-30 Ocak 1 gece 433 TL (kahvaltı hariç)
  • Park Regis Hotel (Bali) 30 Ocak- 2 Şubat 3 gece 450 TL (kahvaltı hariç)

Yani 2 kişi için toplam 2600 TL’lik (670 euro) bir konaklama ücreti çıktı. Bu hesaplama 7 Ocak 2017 kuruna göre yapıldı tabii, bunu da belirtelim.

5. Adım- Kendin Gez vs. Turla Git kararı..

Bu noktada bir durup düşündük. Normalde her zaman kendi başımıza gezmeyi takıntı haline getirmiş olsak da bu seferlik bir istisna yaparak Uzakdoğu seyahatine bir tur şirketi ile çıkmaya karar verdik. Çünkü sadece uçak bileti ve otel konaklama fiyatı toplamda şimdiden 1762 Euro olmuştu bile. Bu rakamın üzerinde tur şirketine ödeyeceğimiz 200 Euro fark, hem havaalanı- şehirler arası transferler için, hem şehir içi geziler için hem de kahvaltı için ödeyeceğimiz ücreti göz önüne aldığımızda değecek gibi duruyordu. Ayrıca bir defa da olsa biz hiçbir şey planlamak zorunda kalmadan sadece birilerinin peşine takılıp gezme isteğimiz vardı. Ama yapabildik mi? Tabii ki hayır. Buna 7. adımda değineceğiz 🙂

6. Adım- Tur seçimi..

İşte bu adımda artık pek fazla düşünmedik desek garip olur mu bilmiyoruz. Nedense hem Merve hem de benim için tek seçenek Jolly Tur gibi göründü. Sanırım burada bir marka algısı devreye girmiş olsa gerek. Jolly Tur şirketi bize sponsor falan olmadı tabii ki ama sadece bizde güven ve kalite gibi algılar yaratmış olacak hiç düşünmeden Jolly’i aradık. Satış öncesi hizmet süperdi. Bakalım satış sonrası nasıl olacak 🙂

7. Adım- Tur detaylarını incelemek ve ekstra turları modifiye etmek..

Öncelikle gideceğimiz 5 ülkeyi ikiye bölerek enine boyuna incelemeye karar verdik. Tabii 5 ikiye tam olarak bölünmediği için hangi şehri ortadan ikiye ayırsak diye dalga geçerken, Merve’nin bir anda gözüne ilişen bir detay ile bu sayı 6’ya çıktı. Tabii kimsenin hakkını da yememiş olduk shshs Merve dönüş yolunda Dubai aktarmamızın 5 saat olduğunu söyleyince ikimizin de gözlerinde bir parıltı oldu. Tabii ki hemen Dubai aktarmasında havaalanından çıkabilir miyiz,

, gibi araştırmaları yapmak ve Dubai’de hızlı bir tur için önemli noktaları incelemek de Merve’ye görev atandı 🙂 Bu şekilde Singapur, Hong Kong, Bali, Kuala Lumpur, Dubai, Bangkok şehirlerinde “KESİNLİKLE” yapılması gerekenleri ve turdan arta kalan zamanlarımızda gezmemiz gereken yerlerin yürüyüş rotalarını oluşturmaya başladık. Jolly Tur görse ağlardı denilecek bir program çıktı ortaya. Bazı ekstra turlara katılmama kararı aldık ve onların yerine alternatif turlar planladık. Öyle ki panoramik şehir turu ardından otele eşyaları bırakıp, check in yapmadan yol üzerinde turdan ayrılıp kendimiz gezsek, sonra check in yapabilir miyiz diye bile düşünmeye başladık. Turun bize tanıdığı serbest zamanlarda nerede ne yenilir, nereden ne alınır listesi gibi birden fazla liste oluşturduk. Öyle ki mesela Singapur’da şehri kuşbakışı izleyebileceğimiz bir gece manzarası için bir mekana rezervasyon bile yaptırmayı ihmal etmedik 🙂 Alışmış kudurmuştan beterdir arkadaşlar. İyi ki turla gidip, rahat ve plansız gezelim, hiçbir şey düşünmeyelim dedik. Demesek neler olacaktı acaba 🙂 Neyse, sonuçta turla gittik gitmesine ama turu otel, uçak ve havaalanı transferler ile gitmek istediğimiz uzak noktalara düzenlenen ekstra paketler için kullandık. Diğer plan tamamen bize ait 🙂

8. Adım- Uzakdoğu için valiz hazırlama:

Bayanlar için en önemli kısım valiz hazırlama evresidir. Bizim için de “Hangi parfümümü koysam acaba?”, “Ay kremim çok ağırlık yaptı.”, “Böyle koyarsam topuklu ayakkabımın topuğu kırılıyor.” gibi kadınsal nedenlerden dolayı değil ama hafif ve efektif seyahat etme sebeplerinden ötürü fazla mesai gerektiren bir süreç. Seyahat için yaptığımız ön hazırlıkta gördük ki, gün boyu nemli ve basık bir havada oldukça fazla yol yürüyüp sonra otele gidip üzerimizi değiştirmeye imkan bulamadan, hemen rotamızdaki çok şık restoranlar ve roof top bar’lara kendimizi atıp hem yerel içecekleri yudumlayacağız hem de titretmeden müthiş manzara fotoğrafları çekmek için az biraz zamanımız olacak. Bu durumda gün boyu smart casual şeklinde gezmek, şişmiş ayaklarımızdan spor ayakkabılarını çıkartıp çantadan çıkan topuklularla değiş tokuş etmek, sırt çantasına en hafif makyaj malzemelerini sığdırmak, yanımıza herhangi bir WC’ de şipşak değiştirebileceğimiz ve kırışmayacak birkaç elbise almak gibi birbirinden farklı alternatifler üretebiliriz. Bu durumla nasıl baş edeceğimizi ilerleyen günlerde görüp sizinle ayrı bir yazıda paylaşacağız ama şimdilik valize koymaya karar verdiklerimizi sıralayalım: Bir çift süper konforlu spor ayakkabı, yağmurluk, şemsiye, iki çeşit geniş şal, seyahat boyu hijyen ürünlerinden mesela roll-on, lipstick, ıslak mendik, babet, hafif bir hırka, bikini, fotoğraf makinesi, taşınabilir en hafifinden bir tripod, ingiliz tipi üçlü priz dönüştürücü, güneş gözlüğü, bandana, birkaç takı- aksesuar, bolca şort, t-shirt ve elbise.. Bu valiz listesine sonra daha deneyimlenmiş olarak değineceğiz, merak etmeyiniz 🙂

Biz şimdi yola çıkıyoruz arkadaşlar.. Dönüşte görüşmek üzere..

Leave a Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked *