Paris aktarmalı sadece 1 geceniz varsa


Şimdi yazı başlığına bakıp da “Neden Paris’te sadece 1 gece geçirelim ki!” dediğinizi duyar gibiyiz. Tabii ki Paris’e bir gece yetmez, gitmişken şöyle en az 3-4 gün kalmalısınız 🙂 Dolayısıyla, biz de Paris’ te birkaç gün kalacaklar için ayrıca Paris Ekonomik Gezi Rehberi yazdık, yayınladık.

Bu yazımızı ise, bizim gibi, ekonomik seyahat etme, ya da tabiri yerindeyse bir taşta en az iki kuş vurma niyetiyle bağlantılı uçuş süresi maksimumda olan bir uçuş tercih ederek, havaalanından çıkma ve şehirde gezme sevdalıları için yazıyoruz. Ki biz bunu her fırsatta yaparız 🙂 Mesela St. Petersburg‘a Kiev‘de 12 saat aktarmalı bir uçuşla, Amsterdam‘a Paris‘te 9 saat aktarması olan bir uçuşla, Hong Kong‘a Dubai‘de 7 saat aktarması olan bir uçuşla gittik. Son olarak da Fas‘a gitmek için, yine Paris’te 12 saat aktarması olan bir uçuşu seçtik. Uçak biletini ilk aldığımızda aktarma sabah 9’dan akşam 9’a kadardı. Ancak son anda gelen e-maille uçuşun değiştiği ve aktarmanın akşam 9’dan sabah 9’a olacak şekilde revize olduğu bilgisi verildi. Yıkılmadık ama çok üzüldük.

Sonra dedik ki fark etmez. Paris’te gece her yer kapalı olsa bile, yine de sıkılmazsınız. Çünkü şehir resmen bir açık hava müzesi kıvamında. Şehrin ışıkları, dokusu, ruhu gece de gündüz olduğu kadar güzel. Peki her yer kapalıysa ve Paris’ te ne yapacağınızı bilmiyorsanız? O zaman yazının devamını okumalısınız 🙂

Paris Charles de Gaulle havaalanından şehir merkezine tren ya da otobüslerle gidebilirsiniz. Otobüsler ucuz ama yolculuk daha uzun sürüyor. Bu yüzden önerimiz tren. Zaten zamanla yarışmaya başladınız bile, o yüzden biletinize birkaç euro daha fazladan vermek çok da mühim değil. Trenlerden bazıları neredeyse dilenci vapuru kıvamında her durakta duruyor. Bu yüzden express trenleri tercih edebilirsiniz. Trenden kastımız RER B ve  inmek için önereceğimiz durak ise St. Michel.

St. Michel’de trenden indikten sonra bizim İstiklal Caddesi gibi çok kalabalık bir meydana geliyorsunuz. Çıkış için Fontaine St. Michel tabelasını takip edebilirsiniz. Fontaine çeşme demek. Zaten metro katından yer yüzüne çıktığınızda bahsettiğimiz kocaman çeşmeyi de göreceksiniz. Bu bölge tam bir buluşma noktası. Etrafta bir sürü restoran ya da cafe mevcut. İlk iş karnınızı bir krep ile doyurmanızı öneriyoruz. Fransız tuzlu krepleri gerçekten bizim en sevdiklerimizden.

St. Michel’de karnınızı doyurduktan sonra istikamet tabii ki Eiffel kulesi. Ama önce hızlıca Notre Dame’a uğrayabilirsiniz. Hemen 5 dakikalık mesafede görülmezse olmazlardan bir yapı ne de olsa. Şimdi bundan sonra hem saatin hem de hava durumunun çok önemi var. Koşullar uygunsa yürüyebilirsiniz (ki kesinlikle tavsiyemiz budur) yok uymaz ise metroya binebilirsiniz. Metro gece yarısına kadar açık. Sonrasında gece otobüsleri var ve aslında otobüsler de oldukça kullanışlı ve pratik.

Seine nehri boyunca Eiffel kulesine doğru yürümek en az bir saatinizi alacak. Fotoğraf molaları ve yürüme hızınıza bağlı olarak bu süre uzayabilir ama kısalmaz. Yol üzerinde Sainte Chapelle, Pont Neuf, kilitleri ile meşhur Pont des Arts, hemen köprünün sonunda Musee du Louvre, Jardin des Tuileries, sonra Eiffel kulesini en güzel fotoğraflayabileceğiniz yer olan Trocadero, ünlü Arc de Triomphe ve ters istikamete doğru Champs Elyses caddesi üzerinden Place Vendome, Palais Royale gibi önemli turistik noktaları göreceksiniz. Müzelere muhtemelen girmezsiniz zira bir müzede en az 2-3 saat kaybedecek zamanınız yok, hatırlatalım 🙂 Seine nehrinin diğer kıyısından geldiğiniz istikamete doğru yürüyerek, gündüzleri aşırı kalabalık olan Chatelet ve eşcinsel bölgesi olarak bilinen Les Marais (ki burası aynı zamanda Yahudilerin de yoğun oldukları bir yerdir) bölgesine ulaştığınızda artık neredeyse Paris’ i bitirmiş olacaksınız.

Bu noktada havaalanına geri dönmek için yine saate bağlı olarak ya St. Michel’den trene binebilir, ya da eğer artık metro ve tren bittiyse Gare de L’est’e yürüyerek şehir otobüslerini kullanabilirsiniz. Gece otobüsler gündüz seferlerine göre daha hızlı ve az duraklamalı. O yüzden içiniz rahat olsun. Uçuş saatinizden 2 saat önce havaalanında olmanız gerektiğini ve bunun üzerine 1 saatin de yolda geçeceğini düşünerek, en az 3 saat önceden yola koyulmuş olmanız gerekiyor.

Gare de L’Est’den havaalanına giden gece otobüsleri hemen garın ana giriş kapısının önündeki otobüs durağından hareket ediyor. Otobüs numaraları  N140 & N143.

Bu arada konuyla ilgili olarak ilave gelebilecek bazı sorulara da yanıt verelim:

1- Transit vize almadan uzun aktarmalı uçuşlarda havaalanından çıkabilir miyiz? Nasıl çıkarız?

Cevap: Evet çıkabilirsiniz. Bunun için uçaktan indikten sonra transit tabelalarını değil “Exit” yani çıkış tabelalarını takip etmeniz gerekli. Havaalanından çıkmak için pasaport kontrolüne girip, sonra valiz almadan çıkış kapısına doğru devam etmelisiniz. Bu tarz uzun aktarmalarda hafif ve pratik bir el ya da sırt çantası ile seyahat etmeniz ve valizi uçağa vermeniz en mantıklısı. Valiziniz direkt sizin hedefinize doğru yol alırken, siz de aktarma yaptığınız şehirde rahatça hafif bir gezinti yapabileceksiniz. Havaalanından çıkarken olur da pasaport gişesindeki memurlar “Hayırdır sen nereye?” derse, siz de ” Benim bir sonraki uçuşum şu saatte, kısa bir gezinti yapmak istiyorum.” diye cevap verebilirsiniz. “Hayır çıkamazsın!” deme riskleri var, ama sempatik ve şapşal bir turist gibi görünürseniz, bütün kapılar açılacaktır. Yani biz çıkamazsın diyen bir memurla henüz (çok şükür) karşılaşmadık.

2- Havaalanına geri döndüğümüzde nereye gitmeliyiz?

Havaalanına geri geldiğinizde mecbur sanki ilk uçuşunuzmuş gibi pasaport kontrolüne girmeli, sonra da uçuş kapısına devam etmelisiniz. Yani “Ben zaten içerdeydim, bu pasaport sırasını beklemeden direkt kapıya gitsem olmaz mı?” gibi bir durum söz konusu olmuyor malesef. O şansı bir defa teptiniz, direkt transit rotasını takip edip, kapınızın önünde oturmak yerine bir kere hava alanı sınırlarından çıktınız. O zaman o kuyruğa katlanacaksınız. O kemeri, cep telefonunu falan çıkartıp xrayden yeniden geçeceksiniz.

3- Aktarmalı uçuşta sırt çantasının içine ne koymalıyız?

Havaalanında zaman geçirmek ise ayrı bir dert. Gündüz gözüyle bütün mağazaların açık olduğu bir saatte havaalanındaysanız ne ala, ancak özellikle gece aktarmalarında mağazalar ve restoranlar kapanıyor. Bu yüzden de zaman geçmek bilmiyor. Yanınıza kesinlikle yiyecek, içecek birşey alın. Bu şekilde olur da otomatlar bozulursa aç kalma riskinizi azaltmış olursunuz. Şarj aletlerinizi kesinlikle valizinize değil sırt çantanıza koyun. Telefon ya da tabletlerinizi şarj edin, açın kitabınızı okuyun ve sakin sakin bekleyin. Bu arada hafif bir makyaj çantası hazırlayın. İçine en azından, diş fırçası ve macunu, göz altı kapatıcısı, roll on veya deodorant, tarak, ayna, lens kullanıyorsanız lens kabı, krem ve dudak koruyucusu koyun. Havaalanlarında çok kuru bir hava olduğu için cildinizi olabildiğince nemlendirmelisiniz. Yanınıza boş bir su şişesi alabilir, havaalanından çıkmadan doldurabilirsiniz. Biraz garip tadı var ama çeşme suyu içebiliyorsunuz.

4- Aktarmalı uçuşlarda ne giyinmeli?

Kesinlikle rahat bir yürüyüş ayakkabısı ve hava durumuna göre hafif kıyafetler tercih etmelisiniz. Çok salaş olmayın malum Paris’e yani modanın kalbine gidiyorsunuz. Kaldı ki bir sürü fotoğraf çekeceksiniz tarzınıza biraz önem vermelisiniz. Bu arada Fransızlar bilinenin aksine öyle podyumdan fırlamış gibi giyinmezler. Genelde eski püskü kıyafetler, pis ve demode ayakkabılar falan giyerler. Yine de her nasılsa, her zaman çok tarz görünmeyi başarırlar. Saçlar yağlı, yüz makjaysız, üstlerinde eski model gözlük, rengi solmuş kıyafetler vs vs bile olsa kendilerine güvenleri tam ve cool bir imajları var. Bunu da dip not olarak paylaşalım istedik 🙂

Hala aklınıza takılan ya da merak ettiğiniz bir konu varsa, çekinmeyin bize yazın..

Keyifli bir yürüyüş olmasını dileriz..

Leave a Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked *