İbretlik Yol Hikayesi ve Metz


Bazen heyecanla çıktığın gezi, gezi olmaktan çıkar. Heyecanla çıktığın yol hemencecik bitiverir ya, bitmez. Yollar uzar da uzar, zaman geçmek bilmez..

Bu bir gezi blogu değil mi? Artık kısa hikayeler mi yazacaksınız diye kafanızdan geçirmeyin. Sakin… Bu bir yol hikayesidir. İşte o yolların hiç bitmediği, bir gezide başınıza gelebilecek en olmaması gereken olayların yaşandığı, büyük bir şevkle çıkılan yolun nasıl ızdıraba dönüştüğü ibretlik bir yol hikayesi.. Yoo yoo abartmıyoruz. En iyisi bu blog post neden yazıldı, bu gezi yazısından çıkaracağımız kıssadan hisse nedir başlayalım..

Amaç: Noel yemeği için Hamburg’a gitmek ve yılbaşını Hamburg’da geçirip, BremenDresdenPragBudapeşte– Bratislava yapıp, Bratislava’dan Paris’e geri dönmek…

Zaman: Noel zamanı yani 24 Aralık 2010

Mevsim: Kış tabii ki

Nereden başladık yola: … İşte bütün sorun bu noktada başlıyor… Sene 2010. Mekan: Paris ve master için Paris’te bulunan biz, iki kardeş şöyle bir karara vardık: Merve’nin tatili daha erken başlıyor ve önce İstanbul’a gidecek, 2 hafta kalacak. Sonra Frankfurt aktarmalı Paris uçak bileti alacak ve o sırada Merve kadar uzun tatili olmayan Duygu zaten Paris’te olduğu için, Paris CDG’de buluşacaklar ve aynı uçak ile Hamburg’a gidecekler…

“Ayrı ayrı niye gitmiyorsunuz?” diyenlere; bizim biraz göbeğimiz beraber kesildi gibi bir durumumuz vardır.

“Neden bu kadar komplike bir işe giriştiniz?” diyenlere; komplike mi? hahh.. Bu bizim için çok sıradan ve hep yaptığımız bir aksiyon

“E daha pahalı olmayacak mı” diyenlere; Mottomuz ne? Ekonomik seyahat rehberi. Yani tabii ki daha ucuz.

“Eee” diyenlere; geliyor bekleyin..

ucak-felaketi-frankfurt-6

Bu yol hikayesi nasıl başladı?

Ben yola çıktım İstanbul’dan. Uçakta bir hareketlilik. Ama anons yok. Ve biz aktarma yapacağımız Frankfurt Havaalanındayız. Fakat bir gariplik var. Kontuara aktarmalılar grubu olarak gittik fakat ne kontuar açık ne de ekranda uçak bilgisi var. 1 saat içinde olan aktarmalı Paris uçağı ne havada var ne karada… Ve yaklaşık 3 saat olan bekleyişten sonra beklenen bilgi: Hava muhalefeti nedeniyle uçak seferleri iptal!!!

Herkes birbirine bakıyor. Paris’ten aktarması olan benim gibi madurlar telaşta. Geniş geniş yetişebileceğim ertesi gün uçağının saatini kontrol etmece derkennn, asıl neden kısa sürede yayıldı tüm Frankfurt Havaalanına:

Şok şok şok! İzlanda’da yanardağ patlamış ve neredeyse tüm Dünya’da uçak seferleri iptal olmuş!! İşte o haber: http://www.hurriyet.com.tr/avrupada-yanardag-kaosu-14438590

Aktarmalı uçuşunuz aktaracağınız havaalanında iptal edilirse ne yapmalısınız?

Yapacak hiçbir şey yok… Luftansa Havayolları yetkililerini gönderdi ve biz mahsur kalan aktarmalı uçuşu olan yolcularını shuttlelar ile en yakın otele yerleştirdi. Güzel güzel yemek yiyip, temiz temiz odalarda kaldık.

ucak-felaketi-frankfurt-5

Ertesi gün Luftansa’dan kahvaltı, havaalanına shuttle servisinden sonra yine bir uzun bekleyiş ve Paris uçağı… Ve nihayet CDG…

Gelmeseydik iyiydi…

CDG tam bir kaos yaşıyordu. Herkes her şey her yerde… İnsanlar perişan.. Çünkü Paris’te iptal uçağı olanlar üstüne havaalanına yeni gelen yolcular ve üstüne bir de ne dersiniz?

Aktarmalı uçuşunuz var ise unutmamanız gereken en önemli şey:

Bavul! Aktarmalı uçuş olduğu için rahat rahat bavul yerine bavulumuzu bekliyoruz. Zaten Frankfurt’ta da bavulların sorun olmayacağı bilgisi verilmişti. Fakat bekle bekle bavul yok! Yanlış olmasın: bavulumu en az 5 saat bekledim!

Her yerde bavul ve etrafında insanlar. Bu durumda asıl soru şu: Paris Charles de Gaule gibi dünyanın en büyük havaalanında her yer bavul doluyken, ben bavulumu aramaya nereden başlamalıyım? Bavul alım yerinde bekledikten uzun süre sonra – unutmayın umut fakirin ekmeğidir bu durumun atasözü- derken Duygu geldi. O sırada nasıl perişan olduğumu anlatmama gerek yok herhalde…

Bavulunuz yoksa ne yapmalısınız?

Sonra anlaşıldı ki, o bavullar uçağa hiç koyulmamış! Havaalanının Bagaj Servisi bürosunda bir form doldurduk ve adres bilgisi ve telefon yazma kısmında kaldık. Çünkü ne zaman hangi adreste olacağımızı bilmiyoruz… Telefon ve email adresi ile bıraktık bilgileri.. Bir çöpüm bile yok diye tam olarak bu ana derler…

Artık Hamburg uçağı zamanıydı. Fakat ekranlarlardaki tüm griler de kırmızıya döndü! Hiçbir uçuş yok! Dünya’nın hava trafiği kapanmış!

Ve artık bizim Hamburg uçağı için 10 dakikamız var. Tabii umut fakirin ekmeğidir… Ama zaman aleyhimize işliyor çünkü Christmas Eve’de Hamburg‘da olmamız gereken bir yemek var. Ve akabinde gitmemiz gereken 3 ülke daha!

Havaalanında uçak yok ne yapmalı?

Artık bir çaresi olmadığını anlayınca, CDG’un hemen altındaki tren garına koştuk. Tabii tek biz değilmişiz böyle parlak fikre sahip. Çünkü Hamburg’a bilet bitmiş!

2. seçenek olarak, Paris‘e tren ile gittik. Ve şansımızı şehir merkezinden deneyelim dedik. Gare de l’Est zaten kalabalıktır ama o gün insandan geçilmiyor! Herkes havaalanından gara gelmiş. Trenlerde yer yok.

Trende yer kalmamış ise ne yapmalı?

Gişedeki görevliye şebeklik! Duygu sömürüsü! Yalvarış! Evet hepsini yaptık. En son adamın adının Muhammed olduğunu görüp; ” Everything is for the better!” demişliğim var. Hala dalgasını geçeriz.

Ve Muhammed bize yer buldu. Hem de 1. sınıf kompartımandan… Demek biraz duygu sömürüsü işe yarıyormuş…

ucak-felaketi-10

12 saat sonra Hamburg tren garında olacağımızı bilmenin verdiği rahatlık ve 2 uykusuz günün yorgunluğuyla kar manzarası fonda, kompartımanızda derinnnn bir uyku çektik. Saati 06:00’ya yani Hamburg’da olacağımız saatten 30 dakika öncesine ayarladık…

Gözlerimizi bir açtık: Metz!

Önce alarm ile birlikte gelen bir anons kulağa tanıdık geldi. Sonra yataktan kalkmaya çalışırken ikimizde birbirimize baktık bir şey söylemeden.. Birden fark ettik ki tren duruyor. Ama daha yarım saat var deyip bavulları alıp aşağı indik ki! Kocaman puntolarla: Metz! Yani Fransa! Yani Fransa’dan çıkamamışız daha. Yani Paris’in 332 km ötesindeyiz! Ve bize tanıdık gelen ise SCNF’in ezberlediğimiz melodisiyle anonsu! Tüm tren dışarıda. Öğrendik ki haraket ettikten yarım saat sonra tren durmuş! Bir yolcu kardeş; “Hiç bir şey duymadınız mı alla alaa” derken nasıl bir derin uykuda olduğumuzu anlatamadık bile.

Trenininiz yolda kalırsa ne yapmalısınız?

Trenimizin durma sebebi, soğuk hava nedeniyle cillop Fransız treni SNCF’in motoru donmuş ve Alman harikası ICE trenin Almanya’dan motor getirmesi bekleniyormuş. Uzun bekleyişten sonra ICE geldi ve içimiz ısındı…

Peki sonra…

Hamburg’da Noel yemeğine yetişemedik ama bizim yemekleri ayırmışlar sağ olsunlar. Yılbaşı sonrası araç ile planımızı gerçekleştirdik…

Bavul???

Prag‘da otelimize geldi, yaklaşık 1 hafta sonra.. Luftansa baya iyi bu konuda..

Bavul kırık çıkarsa ne yapmalı?

Tabii o kadar yola bavul da dayanamamış ve kenarı kırılmıştı. Önce fotoğraflarını çektik sonra Luftansa Call Center’ı arayıp ve durumu izah ettik. Sonra email adresimize form gönderdiler ve bavulun tahmini tutarını emailleşmemiz sonrasında tamamını ödediler.

İptal edilen biletlerin parası ne oldu?

Hepsini geri aldık Hatta Luftansa bavulu ulaştırdıkları zamana kadar olan harcamaları da ödedi..

Varol Luftansa….

Leave a Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked *