FAS: “En Uzak Batı”


Tunus ve Cezayir’den sonra üçüncü Kuzey Afrika ülkesi olan Fas, Afrika’da yer alıp da Afrika Birliğine üye olmayan yegane ülkedir. Avrupa’ya 13 km uzaklığında olduğuna inanmak güç olsa da, konum açısından Dünya’daki ender ülkelerden biri. Fas derken, isim konusu yine bir garipliktir gidiyor. Çünkü Fas sadece bize Fas, herkese Morocco ve türevi (en azından çağrıştıran adlar). Neden işleri hep yokuşa sürüyoruz diye hayıflanırken, Osmanlı’ya “fes”lerin vakti zamanında bu ülkeden gelmesinden böyle dolayı Fas denildiğini öğreniyoruz. İkna olduk sayılır.. Peki Mısır’ın olayı nedir? (^+%&)

Fas Güvenli mi?

Kuzey Afrika’nın bilinen en eski halkı olan Berberilerin köklerini oluşturduğu bu yarı Akdeniz ülkesinde güvenlik sorunu, ülkenin mistik havasının zaman zaman önüne geçiyor. Fas’a gideceğimizi söylediğimiz herkesin ilk ve ortak sorusu da zaten buydu. “Merve ile ikiniz mi yalnız gideceksiniz, güvenli mi iki kız Fas’a gitmek?”

Biraz araştırdıktan sonra gördük ki, Fas’ta güvende kalmak için uymanız gereken bazı kurallar var. Mesela mini etek giyip tüm şehirlerinde “medina” olarak geçen eski kent merkezinde dolaşmamalısınız. Alkollü ortam bulmak zor ama eğer alkolik değilseniz menüde alkol bulsanız bile tercih etmemelisiniz. Yanınıza yaklaşıp size “yardım” etmeye çalışan, yol tarif eden, bir şeyler soran ya da satan insanlarla çok fazla muhabbet etmemeli, uzak durmalısınız. Genç delikanlılara yol, adres falan sormamalısınız. Yanınızda Arapça bilen bir rehberle gezme opsiyonunuz varsa derhal değerlendirmelisiniz. İşte, bunun gibi yazılı olmayan kurallara uyarsanız bir sıkıntı çekmezsiniz.

Biz 6 günlük Fas tatilimiz sırasında hırsızlık, yan kesicilik, taciz gibi herhangi bir olay ile karşılaşmadık, karşılaşanı da görmedik açıkcası. İlk gün kendi kendimize triplere girip sırt çantalarımızı bağrımıza bastık ama kısa bir süre içinde bunun gereksiz bir hareket olduğunu anladık. Sadece bir defasında Essaouira’ da biraz fazla göğüs dekolteli elbisem yüzünden Fransızca laf yedim, ama bu her yerde başınıza gelebilecek bir olay değil mi zaten?

Fas’ ta hangi dil konuşuluyor?

Romalılar, Araplar gibi bir çok medeniyetten sonra en son Fransızların hüküm sürdüğü Fas 1957’de bağımsızlığını almış. Bu kadar çok medeniyete ev sahipliği yapmış topraklarda haliyle birçok kalıntılar görülüyor, özellikle de dillerinde. Ana dil Arapça, halk arasında konuşulan Arapça’ ya da Darija deniyor. Fransızca, İngilizce ve İspanyolca’ da konuşuyorlar.

Fas’ ta eğlence ve gece hayatı 

Fas’ da alkol reklamı yapılmıyor. Yerel halkın alkol aldığına da pek rastlamıyorsunuz. Ancak yabancılara alkol satılması yasal. Yine de sadece adında “bar” kelimesi geçen mekanların menüsünde, bazı lüks otellerin barlarında bir de çok ararsanız karaborsada bulabiliyorsunuz. Kazablanka‘da La Corniche olarak geçen bizim kordon boyu olarak çevirdiğimiz sahil şeridi boyunca eğlence mekanları olduğunu okuduk ancak bunun dışında diğer şehirleri ile ilgili böyle bir bilgiye rastlamadık. Açıkcası biz Fas’a giderken çok fazla eller havaya modunda olmadığımız için öyle çok özel bir araştırmaya da girmedik. Marakeş‘te mini etek giymiş, topuklu ayakkabıları ve hoş makyajları ile hızlı adımlarda Jamaa El- Fna meydanında adeta koşuşturan kızlar dikkatimizi çekti ancak “Nereye gidiyorsunuz bacım?” diyecek halimiz de yoktu, peşlerine takılıp öğrenmeye de..

Fas para birimi

Dirhem yani kısaca biz ona DH ya da MAD diyoruz. Fas’ta Dirhem ile birlikte özellikle Marakeş ve Kazablanka gibi daha kalabalık şehirlerde bazı yerlerde Euro ve ya kredi kartı geçiyor. Genellikle sokaklar ATM’ler ya da döviz büroları ile dolu. Ancak, eğer daha ufak köyleri gezmeyi hatta otoban kullanmayı planlıyorsanız gitmeden yanınızda kesinlikle nakit almalısınız yoksa hem yolda kalırsınız hem de aç kalırsınız 🙂 Bu arada para üzeri aldığınızda saymayı unutmayın, yanlışlıkla eksik para üzeri alabilirsiniz..

Fas’ta para harcamak

Fas’ta hemen hemen her şey için para harcıyorsunuz. Birine yol sordunuz, para istiyor. Siz istemeden biri yanınıza geldi size rehberlik yapmak istiyor, hayır diyorsunuz gitmiyor, sonra birkaç dakika kendi kendine sizin peşinize takılıyor ve zahmetinden dolayı para istiyor. Enteresan bir kare yakaladınız (ne olduğu hiç fark etmez) ve fotoğraf çektiniz, birisi hop yanınıza gelip para istiyor. Boş bir sokakta kaldırım kenarına park etmek istiyorsunuz, yoldan geçen biri cebinden bir yaka kartı çıkartıp göğsüne taktığı gibi sizden para istiyor. Gerçekten enteresan 🙂 Bu yüzden en iyisi yanınızda bozuk para  taşıyın ve istendiğinde çok münakaşaya girmeden verin gitsin. Yoksa canınız çok sıkılır.

Fas’ta ulaşım

CMT otobüsleri ve ya ONCF trenleri ile şehirler arası yolculuk yapabilirsiniz. Trenlerde koltuklar, otobüslerde olduğu gibi numaralı değil. Bulduğunuz boş koltuğa oturuyorsunuz. Tren biletlerinizi garlardan da kolayca temin edebiliyorsunuz ama otobüs bileti için önceden rezervasyon yaptırmak ya da bilet satış ofisinden biletinizi önceden almanız gerekiyor.

Özellikle Chefchauene (Şafşavan)- Fez arası biletinizi önceden almazsanız sıkıntı yaşayabilirsiniz. Çünkü Şafşavan’a ise tren hattı yok, buraya sadece otobüslerle Tangier üzerinden ulaşabilirsiniz. Otobüs terminali ise şehre 1 km uzaklıkta. Marakeş ve Fez tren istasyonları şehir merkezine yaklaşık 3 km uzaklıkta bulunuyor. Kazablanka otobüs terminali ve tren istasyonu şehrin göbeğine yapılmış.

Ülke genelinde pazarlık çok yaygın ve doğal. Taksiler taksimetre açmıyor, gideceğiniz yeri söyleyip pazarlık yapmanız şart. Marakeş’te sarı taksiler, Kazablanka ve Fes’de kırmızı renkli petit taksiler, Essaouira’ da mavi renkli taksiler var.

Fas’ta araç kiralamak ise oldukça rahat bir alternatif. Biz Kazablanka’dan araç kiralayarak, Fez, Marakeş, Essouira gibi şehirleri çok rahatlıkla gezdik. Gitmeden tabelaların Arapça yazılmış olabileceği ihtimali bizi epey düşündürdü ancak sağ olsunlar Latin harfleri ile yazıp, GPS’e gerek bile duymadan çok da rahat seyahat edilebilir hale getirmişler otobanlarını. Tek problem otobanların pahalı olması. Onun dışında araç kullanırken şehir merkezleri hariç trafik kuralları gibi sebeplerden dolayı sıkıntı yaşamıyorsunuz.

Fas’a ne zaman gidilir?

Fas bir tarafında Atlas dağları, bir tarafında çöl, bir tarafında Atlas Okyanusu ile çevrili bir coğrafya da yer alıyor. Ülkemizdeki gibi dört mevsim yaşanıyor bu ülkede de. Ülkenin kuzeyinde Akdeniz iklimi, iç kısımlara doğru ilerledikçe çöl iklimi görülüyor. Fas’ ı turistik olarak ziyaret etmek için en ideal dönem bahar. Özellikle Nisan- Mayıs aylarında hem hava çok bunaltıcı olmaz hem de yağmur olasılığı çok az. Biz Kasım ayında Fas turumuzu yaptık ve hava 25-26 derecelerdeydi. Güneş alan yerler inanılmaz sıcak, ancak gölgede kalan kısımlar ve taş binaların içleri inanılmaz soğuktu. Biz hava durumuna inanıp biraz ince giyinme gafletinde bulunduğumuz için seyahat sonunda soğuk algınlığı ile döndük maalesef. O yüzden hava sıcak da olsa yanınıza bir şal veya hırka almayı unutmayın.

Fas’ta mutlaka görülmesi gereken şehirler:

Marakeş: Aslında bir günde bitirebileceğiniz bir şehir ancak biz 2 gün tadını çıkartmanızı öneririz. Sonra zamanınız varsa kesinlikle 3 günlük Merzouga çöl turuna katılın. Burada dikkat!!!! Katılmanız gereken tur Merzouga olmalı. Eğer yakın olsun diye Zagora çöl turuna katılırsanız çok yerinde bir çöl macerası yaşamış olmazsınız. 

Fez: Bize Marakeş’ten sonra burası pek dikkatinizi çekmeyi başaramayacak dediler ancak biz tam tersini deneyimledik. Fez Marakeş’e gösre kesinlikle daha otantik, daha doğal, daha el değmemiş, daha renkli ve şaşırtıcı geldi bize. O yüzden Fas planı yaparken 1 gün ile sınırlandırdığımız Fez’den ayrılırken geride bıraktıklarımız için kendimizi baya mutsuz hissettik. Size önerimiz buraya en az 2 gün ayırmanız!

Şafşavan / Chefcahouen: Tangier’den günübirlik, Fez, Meknes ya da Rabat’tan ise 1 gece konaklamalı bir plan yapabilirsiniz. Biz günübirlik bir Fez-Şafşavan turu yapmayı düşünüyorduk ancak Fez beklentimizin üzerinde çıktığı için burada tahmin ettiğimizden daha fazla zaman harcayarak, maalesef Şafşavan’ a gidemedik. Şafşavan şehir gezisi aslında 1 günde tamamlanabilir ancak Fez’den yol aynı gün gidip gelmek için çok yakın değildi ve otoban ise oldukça pahalı.

Kazablanka: Sadece günübirlik turlarla gidip görmeniz gereken yerler. Şehrin en önemli yapısı dünyanın en uzun minaresine sahip ünlü Hassan II camii. Kazablanka uçuşları daha hesaplı olduğu için uçuşunuzu bu şehre planlayarak, yol üzerinde camiinin fotoğrafını çekip devam edebilirsiniz.

Tangiers (Tanca): Fas’ın kuzeyinde bulunan bir liman şehri. Buradan Cebelitarık boğazını vapur ile geçerek İspanya’nın Algaciras şehrine gidebilirsiniz.

Rabat: Başkent. Fasın diğer şehirlerine oranla en temiz ve yaşanılabilir olanı. Fransa’nın bir köyü gibi duruyor ama diğer şehirlerle karşılaştırıldığında şehir hayatı arayanlar için güzel bir tercih.

Essaouira: Günübirlik bir şehir olarak planımıza aldığımız bu şehir kesinlikle rahatça 3 ay geçirilecek bir yermiş. Çok farklı bir havası, çok farklı bir tarzı var. Biraz hippi, biraz modern, biraz balıkçı kasabası gibi, biraz Marmaris, biraz İspanya.. Sanatçı kafası yaşayabileceğiniz bir yer.. Zaten Jimi Hendix burada yaşamış desek biraz ip ucu vermiş oluruz sanırım. Fas’ta geçirdiğimiz 6 gün boyunca sokakta sarhoş bir Fas’ lı gördüğümüz tek yer burası. Biz acayip beğendik, ama sizin zevkinize hitap eder mi bilemiyoruz tabii 🙂

Fas’ta teknoloji ve internet:

Öncelikle prizleri bizimki ile aynı. Dolayısıyla elektronik eşyaları şarj etme problemi yaşamazsınız. Seyahat öncesi bir de dönüştürücü alma derdine gerek yok.

Fas’ta havaalanlarından ücretsiz sim kart temin edebilirsiniz. İçinde çok az internet oluyor ancak internet paketini ayrıca satın alabilirsiniz. Biz 50 DH vererek 6 GB internet aldık ve yetti de arttı bile..

Fas vizesi

Fas, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına vize uygulamayan bir ülke. Uçak içinde dağıtılan embarkment card’ ları alıp doldurmanız ve pasaport kontrolünden geçerken de bu kartları görevlilere ibraz etmeniz yeterli. Bu kartları hem girişte hem de çıkışta dolduruyorsunuz.

Fas’tan ne alınır?

Deri, argan yağı ve ürünleri, ahşap dekoratif eşyalar ya da kap kacak, çay, baharat hemen hemen bütün şehirlerde, Medina yani eski şehir merkezlerinde yer alan hediyelik eşya dükkanlarında göreceğiniz başlıca alınması gerekenlerden. Ne alırsanız alın, size söylenen fiyatın 1/3′ ünü teklif edin. Sıkı pazarlık yapmanız gereken bir ülke. Ama çok abartıp el emeği göz nuru ürünlerin değerini de düşürmeyin.

Fas’ta ne yenir?

Fas’ın genelinde herkes masanın ortasına konan büyük bir tabağı paylaşırlar. Tabii ki bazı restoranlarda kendi özel servisinizi isterseniz sizi geri çevirmeyeceklerdir ancak genel geçer bir kural olarak burada insanlar sadece sofrasını değil, tabağını da paylaşır. Genelde çatal, bıçak gibi ekipmanlar kullanılmaz. En fazla ekmeğinizi bu amaç için kullanırsınız ama asıl yemek yeme aparatı ellerdir. Eller demişken de sağ el. Eğer solaksanız bu konuda biraz sıkıntı yaşayabilirsiniz, zira Fas’ta sol el pis kabul edilir. Faslılar ekmeği önce sağ avuçlarına alıp, sonra iki parmakları ile küçük parçalara ayırırlar. Dolayısıyı ile solakların oldukça zorlanacakları garanti. Genellikle tipik yerel ve lezzetli bir Fas yemeğini restoranlarda bulamayacağınız söylenir. Bu yüzden eğer bir riyadda kalıyorsanız, akşam yemeği için kendi evlerindeymiş gibi pişirdikleri için daha yerel lezzet sunan riyadların restoranlarını tercih edebilirsiniz.

  • Tajin (Güveç balık, tavuk veya et)
  • Kuskus
  • Zaalouk (Patlıcan salatası)
  • Harira (Nohut, mercimek ve kuzu etinden yapılan çorba)
  • Bissara (Kuru bakla çorbası)
  • Shebakia (Susamlı, tarçınlı, portakallı, ballı tatlı)
  • Nane çayı

Önerilen sokak lezzetleri ise;

  • Msemmen (Bir çeşit gözleme)
  • Sfinge ve Kringo (Donut)
  • Ma’akouda (Baharatlı kızarmış patates topları)

Fas’a neden gidilir?

Çöl turu yapmak ve berberi çadırlarında konaklamak, Atlas dağlarında tırmanmak, Dünyanın en eski tabakhanesinin leş gibi kokusunu solumak ve geleneksel yöntemlerle yapılan deri ürünlerinden satın almak, Dünyanın en eski üniversitesi Al-Karaouine ziyaret etmek, Marakeş’in kızıl, Fez’in toprak rengi, Kazablanka’nın beyaz, Şafşavan’ın mavisini görmek, Dünya’ daki tüm Argan’ ların yetiştiği toprakları ziyaret etmiş olmak, Dünyanın en uzun minaresine sahip Hasan II. Camii’sini fotoğraflamak, riadlarda uyumak, daracık sokaklarda zaman içinde yolculuk yapmak ve ülkemiz ne kadar da gelişmiş aslında demek için Fas’ a kesinlikle gidilir.

Şimdiden keyifli seyahatler dileriz..

Leave a Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked *