Yedigöller: Renk Cümbüşüne Hazır Mısınız?


Siz de bizim gibi döviz mağduru ama gezmeyi ve yeni yerler keşfetmeyi seviyor, yerinizde duramıyorsanız, canım ülkemizin doğal güzelliklerini hep nasılsa buradayız bir gün gideriz diye sona bıraktıysanız, özellikle İstanbul’a yakın ve hafta sonunu değerlendirebileceğiniz bir yer arıyorsanız doğru yerdesiniz! Oksijenle dolup, stresten uzaklaşmaya geldik! Gezmeye bu kadar sevdalı olan biz Gezi Kumbarasının da bildiği halde yeni keşfettiği Yedigöller’e gitmediyseniz, şimdi tam zamanı! Çünkü özellikle sonbahar aylarında doğa kışa hazırlanırken, sizin yapmanız gereken tek şey bu doğa renk dönüşümünü seyreylemek..
Yedigöller Hakkında Kısa Kısa…
Bolu’ya bağlı Yedigöller Havzası, 1965 yılında milli park statüsüne geçmiş.. 1642 hektarlık alanda adı üstünde tam yedi göl bulunuyor. Kayan kaya parçalarının vadiyi kapatmasıyla oluşan kuzeyden güneye 1500 metre mesafe ile sıralanmış bu heyelan gölleri sırasıyla Sazlıgöl, İncegöl, Nazlıgöl, Küçükgöl, Deringöl, Büyükgöl, Seringöl’dür. Bu göller iki plato üzerinde ve 100 metre yükselti ile sıralanmışlar. Eğer tabelasını görmezseniz, bir gölden diğerine geçtiğinizi anlamayabilirsiniz bile.. Göllerin adı kendi kimliğini yansıtıyor. Mesela Sazlıgöl sazlıklardan oluşuyor, Kurugöl ise Nazlıgöl’den sızan su birikintisiyle doluyor ve yılın çoğu zamanı kurak..
En geniş göl olan Nazlıgöl ve Sazlıgöl, İncegöl, Küçükgöl bir platoda, diğerleri öbür platoda yer alıyor.. Nazlıgöl’ün dibinden sızan suyun şelale oluşturmasından dolayı buraya Şelale Gölü de deniyor..
En büyük göl adı üstünde Büyükgöl.. Bu gölün başka bir özelliği ise, 1969 yılında kurulan ülkemizin ilk alabalık üretme istasyonu olması..

“Köyyeri” mevkiide bulunan Bizans kalıntılarına bakıldığında, bu bölgede bir yerleşim yeri olduğu anlaşılıyor..

Bu doğa harikası parkta, gürgen, akçaağaç, meşe, sarı ve yeşil çam, kızılağaç gibi ağaçlar, ayı, domuz, geyik gibi hayvanlar ve yüzün üstünde kuş türü  var.

Yedigöllere Ne Zaman Gitmeli?
Bahar ayları Yedigöller zamanı! Nisan ila Kasım ayları Yedigöller’i ziyaret etmek için en uygun zamanlar ama özellikle Kasım ayının ikinci haftası, tam da artık kışa geçerken ağaçların o güzel renklerinin değişimi görülüyor..
Yedigöllere Nasıl Gidilir?
İstanbul’dan yaklaşık 3,5 – 4 saatlik bir mesafede yer alan Yedigöllere gitmek için İstanbul’dan Ankara istikametinde devam ederek, Anadolu otobanının Bolu Batı çıkışından çıkmanız gerekiyor. Zaten Yedigöller tabelasını batı çıkışında göreceksiniz. Bolu şehir merkezinden geçtikten sonra, 42 kilometrelik Yedigöller dağ yolunu takip edeceksiniz. Dağ yolu bazı yerlerinde stabilize ve genel olarak kıvrılarak ilerliyorsunuz. Kışın kar nedeniyle dağ yolu ulaşıma kapalı olabildiğinden, Yeniçağa–Mengen–Yazıcık veya Devrek- Yazıcık üzerinden Yedigöller’e gidebilirsiniz.
Yedigöller’de Nerede Kalınır?
Yedigöller’de konaklama için iki alternatifiniz var: 1. çadır kurmak ve 2. Habitat Mesire.. Eğer Habitat’ta kalacaksanız, hafta sonları kalabalık olduğunu düşünerek rezervasyonunuzu önceden yaptırmayı unutmayın.. Habitat Mesire’de konaklama fiyatları dönemsel ve hafta içi/ hafta sonu olmasına göre değişiyor. Ortalama olarak bir gecelik ev kiralama ücreti 350 TL’den başlıyor.
Çadır alanları ise parkın belli bölgelerinde var. Özellikle göl manzaralı olmaları büyük avantaj.. Çadır ücreti 25 TL. Ayrıca karavanınızda gidebilirsiniz. Dilerseniz Bolu merkezindeki otellerde de kalabilirsiniz.
Yedigöller’e Giriş Ücreti Ne Kadar?
Araç başına 15 TL alınıyor.
Yedigöller’de Ne Yapmalı? 
Yürüyüş parkurlarında yürüyüş, Kapankaya Manzara Seyir Yeri’nden manzara seyri, geyik üretme istasyonu ziyareti ve fotoğraf çekmek..
Yedigöller’de Yeme İçme Yerleri Var mı?
Yedigöller’de bir kafe & restoran ve Habitat Cafe olmak üzere iki restoran yer alıyor. Parkın içinde market olmadığını hatırlatalım.
Yedigöller’e Gitmeden Önce Bilmeniz Gerekenler Nelerdir?
Yedigöller’e hafta sonu gitmeyin! O kadar kalabalık ki doğanın keyfini çıkarmak için boş bir alan bulmak çok zor. Bir de teker teker gölleri görmeye giderken, araç yolu haricinde kestirme olsun diye merdivenler de koymuşlar. Sağlık sorunu olanlar ve yaşlılar için zorlayıcı olabilir. O yüzden en alt seviyeye kadar araçla gitmenizi tavsiye ediyoruz..
Yedigöller’e giderken mutlaka yağmura karşı hazırlıklı olun. Yanınıza şemsiye alın ya da yağmurluk ve şapka.. Suyunuzu ve yiyecek bir şeyler almak da iyi bir fikir olabilir. Her ne kadar restoran olsa da, özellikle hafta sonları tıklım tıklım olduğu için sıra derdinden kurtulmuş olursunuz.. Tabii bir de fotoğraf makinesi..
Dağ yolunun belli bir kısmından sonra internet bağlantısını kaybediyorsunuz.
Doğada gördüğünüz ve bilmediğiniz bitkilere dokunmayın. Özellikle sonbaharda çıkan mantarlar cezbedici gönünecek ama dikkat..

Leave a Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked *