• Pompidou

  • Pont del Alma

  • Mona Lisa

  • La Comedie Française

Scroll to Content

PARİS Ekonomik Gezi Rehberi


Aşıklar şehri, ışıklar şehri, modanın merkezi, kültür başkenti, rönesans, Eyfel kulesi, devrim gibi kelimelerle özdeşleşmiş Fransa’ nın muhteşem başkenti

paris10


Ve Paris… Yazılarımızı yazarken Paris’i en sona bırakmaya gayret etmiştik, çünkü yazılacak o kadar çok şey var ki nereden ve nasıl başlayacağımızı bilmiyorduk. Taa ki.. Yakın bir arkadaşımız Paris’e gideceğini ve önerilerimizi,  görülmesi gereken yerleri ve bir rota için bizi arayana kadar. İlk sorumuz şuydu: “Kaç gün kalacaksınız ve ilk gidiş mi?” Evet ilk gidişleriydi. Ve iki gün kalacaklardı.

Hemen fonda son zamanlar sıkça dinlediğimiz İndila, Beirut ile parmaklar harekete geçti…

Paris’te yaşarken şöyle bir söylem duymuştuk; “Ya Paris’e aşık olursun ya nefret edersin. Ortası yoktur.” Gerçekten de öyle. Biz delice aşık olanlardanız. Dolayısıyla yazımızda Paris’e övgülerle devam edecek, hiç şaşırmayın…

Hemingway’in dediği gibi “Paris haraket edebilen bir ziyafet” (Moveable Feast)… Ona tutunup beraber hareket etmek sizin elinizde…

Paris’in neredeyse her köşesinin ayrı bir görsel güzellik olduğunu unutmayın… İşte sizin için seçtiğimiz “bazı” fotoğraflarla hazırladığımız video da bunun kanıtı : )

PARİS’ E ULAŞIM: PARİS’E NASIL GİDİLİR?

Eğer araç ile Avrupa turu yapıyorsanız, Paris’e araçla ile ulaşmak için otobandaki tabelaları takip etmeniz yeterli olacak. Otobüs ile Paris’e gidiyorsanız, her zamanki önerimiz eurobus olacak. Uçak ile gitmek için opsiyonlarınız şunlar:

PARİS HAVAALANINDAN PARİS ŞEHİR MERKEZİNE ULAŞIM 

1- Charles de Gaulle Havaalanı’ndan (CDG) St. Michel’e gitmek yani şehir merkezine ulaşmak için RER adındaki şehirlerarası trene binilmelidir.

Tren okunu takip edip havalanından çıktıktan sonra bilet gişelerini göreceksiniz. Alacağınız bilet RER B (Blue): “Billet Ile-de-France” Aéroport CDG – Paris (Zone 5 -> Zone 1). Yetişkinler için yaklaşık 10€.

NOT: Dikkat etmeniz gereken nokta ise, trenin yönü ve uğradığı duraklar. Çünkü Paris’e 3 saatte de varabilirsiniz, 10 saatte de..

Yön (Direction ): Paris (Robinson, Antony, St-Rémy-lès-Chevreuse)

Uğradığı İstasyonlar (Arrival Stations): Gare du Nord, Châtelet les Halles, St Michel/Nôtre Dame, Luxembourg, Port Royal, Denfert-Rochereau, Cité Universitaire

2- Roissy Havaalanı’ndan ise 39€’ya shuttle ile şehir merkezine ulaşılabilirsiniz.

PARİS ŞEHİR İÇİ ULAŞIM? 

Paris şehir merkezinde ulaşım çok ama çok kolay. Raylı hat (Metro & RER & SNCF), otobüs, tramvay, taksi ile Paris’i bir ucundan diğer ucuna kadar gezebilirsiniz.

Bizim hazırladığımız turu eğer çok enerji harcamadan yapmak isterseniz metro ya da otobüsten yararlanabilirsiniz. Ama o zaman şehrin güzelliklerini, kokulu ve pis metrolardan göremezsiniz. Bizden söylemesi… Raylı hatların farklı adları aklınızı karıştırmasın. Şu şekilde;

  • Metro: Eğer kaybolursanız hiç dert etmeyin. Metro ile her yere gitmek mümkün. Ama Paris Metro Hattı Haritası ile yola çıkmakta fayda var. Daha güncelini metro cep haritalarını herhangi bir metrodan da edinebilirsiniz.. Lakin metro hattının kapanması, tadilat ya da grev olması her zaman karşılaşabileceğiniz bir durum! Unutmayın… Metro ortalama 1 dakika aralıklarla geçiyor.
  • RER: Hızlı tren, az durakta durur ve az istasyonda vardır. Havaalanına, Disneyland’ a ve Versailles’ a giderken kullanıyorsunuz. 5 adet hattı var. RER A favorimiz! Sadece 5 durakta duruyor ve Paris’i baştan başa 15 dakikada geçebiliyorsunuz. Metro için kullandığınız bileti RER için de kullanabiliyorsunuz. Extra bilet almaya gerek yok.
  • SNCF: Şehirler arası tren. Metro hariç tüm trenleri kontrol eden devlet firmasının adı. Mesela Paris’ten Chartres‘ a gidecekseniz ya da Fransa’dan başka bir ülkeye gidecekseniz kullanıyorsunuz…

Paris Visit Card: Paris Visit (Pass Transport) 3 günlük (zone 1 to 3) / Yetişkinler için: 27.30€ Buraya tıklayarak internetten biletinizi gitmeden önce alabilirsiniz.

NotRATP adı ile karşılaşırsanız şaşırmayın. Paris’ te ulaşımı sağlayan şirket.Yani Paris metro, otobüs, tramvay ve RER’in firmasının adı. Bizim IETT gibi.

PARİS’ DE KONAKLAMA: PARİS’ DE NEREDE KALINIR?

Paris’te şehir merkezinde kalmanızı öneririz. Banliyöde (dış mahallelerde) kalmanızı önermiyoruz 🙂 Hem güvenli olmayabilir hem de Paris şehir merkezini gezmek için yolda çok zaman kaybedersiniz.

Özellikle otelinizi ya da hostelinizi Saint Michel civarından seçerseniz görülmesi gereken yerlere yakın olursunuz.

Booking.com bütçenize uygun otel/ hostel, airbnb daire kiralayabir ya da coachsurfing.com ile konaklamayı bedavaya getirebilirsiniz.

PARİS’ DE KESİNLİKLE YAPILMASI GEREKENLER?

  • Seine Nehri’nde motor turu
  • Bisiklet kiralama
  • Yürüyüş
  • Louvre Müzesi ziyaret edilmeli. Eğer müze aşığı değilseniz, Paris’te sadece Louvre Müzesini ziyaret etmeniz yetecektir.
  • Le Marais’de falafel yenmeli!
  • Opera’ ya gitmeli!

PARİS’ DE NE YENİR? NE İÇİLİR?

Söz konusu Fransız yemekleri ve Fransa’nın başkenti Paris olunca, ayrı bir post olarak detaylıca yazalım dedik. Paris’te yemeniz gereken Fransız yemekleri için tıklayın. Nerede yemeliyim sorusunu da tabii ki ayrı başlık olarak yazmadan olmaz, tıklayın efenimm..

PARİS’ DE ALIŞVERİŞ: PARİS’ DEN NE ALINIR?

Paris’te hediyelik eşya bulmak çok kolay. Her köşe başında neredeyse anahtarlık, kartpostal, Paris logolu tshirt satan büfeleri göreceksiniz. Bunlar dışında bizim için retro olan ama Parizyen stiline sahip bir çok hediyelik eşya da Paris’ten alınabilir.

PARİS’ DE NEREDE ALIŞVERİŞ YAPILIR?

Champ-Elysees’den değil tabii ki. Ama markalar ile yakından ilgiliyseniz neden olmasın. Les Halles, St Mcihel uygun fiyatları, Le Marais tasarım ürünleriyle, St Germain ise lüks markaları ile Paris alışverişinizde tercih edilebilir.

PARİS ŞEHİR TURU

Paris’i diğer şehirlerde olduğu gibi kısımlara ayırarak hem yoldan zaman kazanacağız hem de efektif hale getireceğiz.

paris5

Bu yazıda sadece gezilip görülmesi gereken yerler ve tarihi önemleri değil (Çünkü tur acentalarının sayfalarından da aynı bilgileri bulabilirsiniz) yolunuzu şaşırmadan, yönünüzü kaybetmeden az zamanda çok işler nasıl başarabilirsiniz ve bunları yaparken turist turist gezmek yerine, lokallerle nasıl entegre olup turist kazığı yemeden Paris tatilinin tadını çıkarabilirsiniz şeklinde hazırladık. Tabiki bu güzel şehrin atmosferini solumanıza yardımcı olacak restoran ve cafe önerilerimiz de cabası… O zaman başlayalım:

 

O kadar Paris’e geldik, ama hala Notre Dame’ı göremedik dememeniz için ilk gün Paris’in simgelerini görüp aradan çıkaralım ☺

Unutmayın: Paris’te rota, turist için “Aa burada bu da varmış” deyip çok kolay bir şekilde değişebilir… Her yer sanki müze gibi, görülesi. Ya da fotoğraf çekilesi : ) Ama sonra ne, nereden başladığınızı hatırlarsınız ne de nerede olduğunuzu ve nasıl geldiğinizi anlarsınız. Sonra metroya binip gitmeniz gereken yere gidersiniz. Çünkü Paris’te yollar yuvarlaklar şeklindedir. Yol size bir yuvarlak çizdirir. Bu yüzden rotayı kaybetmemek önemli.

2 GÜNLÜK PARİS TURU (PARIS TOUR IN 2 DAYS )
1. GÜN: PARİS SİMGELERİ & TARİHİ PARİS (PARIS LANDMARKS & HISTORICAL PARIS)

İlk gün turu normalde 2 güne ayrılarak da tamamlanabilir… Bu yüzden biz yazımızı birbirini takip eden 2 rota şeklinde hazırladık…

PARİS SİMGELERİ

Görülecek Yerler (Highlights): Concorde (Concorde Meydanı), Tuileries Bahçeleri (Tuileries Garden), Orangerie Müzesi (Musée de l’Orangerie)bahçede yer alıyor, Louvre Piramidi (Louvre Pyramid), Louvre Müzesi (The Louvre Museum), Conciergerie, Notre Dame de Paris & Sainte-Chapelle, Shakespeare and Company Kitap evi (Book shop), Pont des Arts (Aşk Köprüsü), Müze Dorsay (Musée d’Orsay), Invalides (Les Invalides)

Invalides (Les Invalides)’e kadar olan rotamız 7.3km olup, sadece yürüyüş ile ortalama 1sa 30dk. sürecek.

Metro: Metro Concorde, lines no: 1, 8, 12

Concorde Meydanı & Dikilitaş (Concorde Square & Concorde Obelisks) ile başlıyoruz. Burada bir tarafınızda şarkılardaki, dünyaca ünlü isimlerin alışveriş yeri o meşhur Champs-Elyeess, diğer yanınızda ise kocaman bir bahçe göreceksiniz. Sakın Champs-Elyees’e gidelim deyip rotadan şaşmayın! Mc Donalds ya da H&M gibi zincir mağazalar haricinde yeme- içme veya alışveriş için burayı tercih etmeyin. Çok pahalı! Çok çok pahalı!!! Burası akşamın karanlığıyla ışıkları altında daha güzel bir cadde… Gezmek için : ) Zaten gün içinde sadece turist kaynar. O yüzden Fransızlar da burayı gezmek için çok tercih etmezler… Merak etmeyin turumuzun dahilinde olacak. Şimdi hemen oraya arkanızı dönün ve Paris’in simgelerine kucak açın…

Karşınızda Tuileries Bahçeleri (Tuileries Garden)… Halka açık olan bu devasal bahçede, Orangerie Müzesi (Musée de l’Orangerie) de yer alıyor. Bu güzel bahçeyi geçtikten sonra sizi Louvre Piramidi (Louvre Pyramid) karşılıyor olacak arkasında Louvre Müzesi (The Louvre Museum)’ni saklayarak… Louvre Müzesi’ nin tamamını gezmenin yaklaşık 2 gün sürdüğü söylenir. Biz hiçbir ziyaretimizde kalabalıktan ötürü 4 saatten fazla kalamadık…

Meşhur Mona Lisa portresinin önünde fotoğraf çektirmeyi unutmayın. İyi bir açı yakalamayı beklemeyin, çünkü fotoğrafın önünde hep bir izdiham olur…

paris17

Ama bizim en iyi Mona Lisa shotımız;

paris35

Conciergerie; eskiden hapishane olarak kullanılmış şimdi ise mahkeme salonu olarak hizmet veren Île de la Cité (Şehrin adası; Island of the City)’ de yer alan bina… Ve karşınızda Esmeralda size el sallıyor; Notre Dame’ dan…dünyada havada asılı desteklerin kullanıldığı ilk inşa. Dilerseniz bilet alarak en üst katına çıkıp, muhteşem Paris manzarasını seyredebilirsiniz… Ve hemen arkasında  Sainte-Chapelle. Bizim için Notre-Dame’ dan daha etkileyici olan şapel. Muhteşem ortaçağ  yapısı, Kral Louis IX için 1245 ve 1248 yılları arasında inşa ettirilmiş. Kilise olarak kullanılmasından ziyade, klasik müzik dinletilerine ev sahipliği yapıyor…

Klasik Paris fotoğraflarında yer alan aşk kilitlerinin (love locks) olduğu köprü, Pont de l’Archevêché’ de hemen sol tarafınızda kalıyor. Genellikle bu köprüde sokak sanatçılarının performansları olur. Kalabalığın akın ettiği müzik ile bezenmiş bu köprüyü hemen fark edeceksiniz… Seine Nehri’ nin karşı kıyısına geçip atmosferimizi değiştiriyoruz; Shakespeare and Company Kitapevi (Book shop),muhtemelen dünyanın en bağımsız kitapevi. Ağırlıklı olarak İngilizce kitapların bulunduğu ve bu yüzden expatlar için cennet… Hemingway’ in kitabına kötü eleştiri geldiğinde vazoları kırdığı efsanesi ile Before Sunrise (Gün Doğmadan – 1995) ve Before Sunset (Gün batmadan – 2004) filmleriyle aklımıza bir kez daha kazınan ünlü kitapevi tarihi dokusunu kaybetmeden kendini koruyan dünyadaki yegane kitapevlerinden… Buradan sonra St. Michel’e gitmek yerine Seine Nehri’ ni takip ederek sadece yayalara açık olan, ünlü Pont des Arts (Aşk Köprüsü)’nde fotoğraf arası veriyoruz.. Eğer hava güzel ise sokak müzisyenlerinin melodileri eşliğinde harika dakikalar geçirebilirsiniz. Ayrıca aşk kilitlerinin (love locks) olduğu diğer köprüdür…Köprünün bir ucunda Louvre Müzesi diğerinde ise güzel Fransızca’ nın kurallarını belirleyen Fransız Akademisi (Institut de France, l’Académie Française), üstünde müzik… Çok romantik : )

Rotamızdaki diğer bir durak ise,1898 ve 1900 yılları arasında inşa edilen, eskiden gar (Gare d’Orsay, Beaux-Arts Railway Station) olarak kullanılan, Müze Dorsay (Musée d’Orsay)… Seine Nehri bizi, Fransız Millet Meclisi‘ nin (Assemblée Nationale, National Assembly)’ in önünden geçerek, Fransa askeri tarihine ev sahipliği yapan Invalides’e kadar ulaştıracak.

paris7
l’Académie Française

Buraya kadar turumuzda, Seine Nehri boyunca Paris’ in en önemli görülmesi gereken yerleri gezdik, gördük.  Eğer bir de hava güzel ise, değmeyin keyfinize. Seine’ in kenarında Parizyenlerin şarap ve peynir ile ya da atıştırmalıklarla piknik yaptığını görürseniz şaşırmayın. Bu bir rutindir. Hava güzel olunca herkes kendini bahçelere ya da Seine Nehnri’ nin kenarına atar.

Güneş sizinle olsun…

EIFFEL KULESİ & CHAMPS ELYSÉES (EIFFEL TOWER & CHAMPS ELYSÉES)

Sultanahmet Meydanından tarihi adayı turlamak gibi, ilk turistik görevimizi yerine getirdikten sonra artık sıra Galata Kulesinden Istanbul’ u izlemek tadında, Eiffel Kulesini görmeye geldi 🙂 Biz tercihen Eiffel’i akşamları severiz. Işıklar altında…Tam bir romantizm… Çünkü gündüzleri biraz demir yığınıdır…

Görülecek Yerler (Highlights): Invalides’ den itibaren: Hôtel National des Invalides (Hôtel des Invalides), Napoléon Mezarı (Tombeau de Napoléon), Mur pour la Paix (Barış Duvarı; The Wall for Peace), Champ de Mars, Eiffel Kulesi (Tour Eiffel), Trocadéro Bahçeleri (Trocadéro Gardens), Aleksandır 3 Köprüsü (Pont Alexandre III), Champs Elysées Caddesi (Avenue Des Champs Elysées), Charles de Gaulle Meydanı (Charles de Gaulle Étoile)

Invalides (Les Invalides)’ den itibaren rotamız 8 km olup, sadece yürüyüş ile ortalama 2 saat sürecek.

Invalides’ in bahçesinden geçip, arka kısmında müze olarak kullanılan Hôtel National des Invalides’ in fotoğrafını çekip yolumuza devam ediyoruz. Dilerseniz burayı ziyaret de edebilirsiniz… Jerusalem’ daki Ağlama Duvarı’ ndan (Wailing Wall) esinlenerek yapılan 49 dilde barış (peace) yazan Mur pour la Paix duvarın arasından Eiffel Kulesi’ nin görkemiyle karşılaşıyoruz. Hemen önünüzde yer alan Champ de Mars adındaki büyük bahçenin herhangi bir yerinden Eiffel’ in fotoğrafını çekmek çok kolay. Invalides’den Trocadéro Meydanına yürüme mesafesi yaklaşık 2 saat olsa da, bu tur yemek araları, fotoğraf çekme ve şirin bir kafede dinlerek ile 4 saati alabilir. Akşamı Eiffel Kulesi’ ne nazır boylu boyunca uzanan bahçede oturup küçük bir piknik ile tamamlamak ve gecenin ışıklarıyla Eiffel’e çıkıp Paris’ in panoramik seyrini yapmak gerçekten harika olacak. Ve bütün günün yorgunluğuna değecek… Hemen arkasındaki Trocadéro Bahçeleri (Trocadéro Gardens) de fotoğraf çekmek için harika açılar sunacak. Tecrübeyle sabit : )

Eğer yorulduk diyorsanız Eiffel Kulesini bu günkü son durağınız olabilir. Otelinizin olduğu yere gitmek için buradan metroya (line no: 6 ve 9) binebilirsiniz…

Ama biz Paris 2 günlük ziyaret için oldukça fazla görülmesi gereken yerlere sahip olduğu için rotamıza devam ediyoruz : ) Görkemli Aleksandır 3 Köprüsü’ nden (Pont Alexandre III) geçip, Büyük Saray (Grand Palais) ile Küçük Saray (Petit Palais)’ ın arasından lüksün cenneti Champs Elysées Caddesine (Avenue des Champs Elysées)’e varıyoruz. Cadde boyunca birbirinden kaliteli ve şık mağazalara bakarken, Charles de Gaulle Meydanı’na (Charles de Gaulle Étoile) geldiğinizi fark etmeyeceksiniz bile. İsterseniz ücret ödeyip bu yapının üstüne çıkıp fotoğraf çekebilirsiniz.

Artık otelinize dönmek için metroya (line no:2) binebilirsiniz. Metro girişi hemen meydanın orada.

AKŞAM: Trocadéro Gardens (Trocadéro Bahçelerinde) ya da Champs Elysées Caddesine (Avenue des Champs Elysées)

NOT: Bu rota daha kısa tutulabilir. Fakat turistik görülmesini önerdiğimiz yerleri içerdiği için kestirme yolları vermiyoruz. Yoksa gezmenin ne anlamı olurdu…

2. GÜN: PARİS' İN GÖRÜLMESİ GEREKEN BÖLGELERİ (PARIS MUST SEEN ATTRACTIONS)

MONTMARTRE BÖLGESİ & ARTİSTLER MEYDANI (MONTMARTRE AREA & ARTIST’S SQUARE) 

Görülecek Yerler (Highlights): Moulin Rouge, Café des Deux Moulins, Le Moulin de la Gallette (Yel Değirmeni & Restoran), Place Dalida, Montmartre Müzesi ve Renoir Bahçeleri (Musée de Montmartre & Renoir Gardens), Place du Tertre (Artists’ Square- Artist Meydanı), Sacre Coeur Kilisesi (Sacre Coeur Church), Loiuse Michel Meydanı (Square Loiuse Michel)

Montmartre Bölgesi rotamız 2.3 km olup, sadece yürüyüş ile ortalama 30 dk.  sürecek.

Metro: Gidiş: Blanche Metro lines no: 2 – Dönüş: Metro Barbès – Rochechouart lines no: 2, no:4 (Biz 4 numarayı takip edeceğiz)

Bazen turistler için Paris metrolarında aktarma yapmak dil ve yönleri karıştırma ile işkenceye dönüşebiliyor. Bu yüzden, Metro Barbès – Rochechouart metro hattını seçiyoruz, böylece metroda aktarma yapmanıza gerek kalmayacak.

NOT: Paris’ in bu bölgesinde metro biraz tehlikeli olabiliyor. Tabii herhangi bir ülkede veya metro yerine yolda da tehlike ile karşılaşabilirsiniz. Sadece bu bölgede çalıştığım dönemde başıma geldiğinden özellikle belirtmek istedim. Aklınızda bulunsun…Tek aktarma ile Monmartre Bölgesini tamamlayıp, hemen şehir merkezine döneceğiz..

18. Bölgede yer alan, Paris’ i tepeden seyretmenin lezzetine doyamayacağınız ünlü Sacre Coeur Kilisesi, zamanında Salvador Dalí, Vincent van Gogh, Pablo Picasso, Amedeo Modigliani, Claude Monet, Henri de Toulouse-Lautrec, Piet Mondrian ve Camille Pissarro’ nun çalışmalarına mekan olmuş Artist Meydanı (Place du Tertre, Artists’ Square), Chat Noir ve Moulin Rouge ile kabareleriyle eğlence anlayışına yön veren, bohem Paris’in ikonu, Amelié filmi ile aklımıza kazınan yel değirmeli bölge… Ameli Poulin’ in kafesinde (Café des Deux Moulins) kahve içmek de cabası… Sanata doymak istiyorsanız bu tur sizin için…

Place du Tertre (Artist Meydanında)’ te sadece yapılan resimlere bakmakla yetinmenizi öneriyoruz çünkü resim yaptırmak oldukça pahalı! Biz 2008 yılında bir resme 30€ vermiştik. sonradan öğrendik ki pazarlığa açıklarmış. Eğer illaki resimimi yaptıracağım diyorsanız pazarlık da yapmanızı tavsiye ediyoruz. Tecrübeyle maalesef sabit : )

Monmartre turunu güne erken başlamanızı tavsiye ediyoruz. Yani saatler 12:00’ yi vurduğunda bu turu bitirmeyi amaçlarsanız, Parizyen hayatının nabzının attığı yerlerde gezmek için vaktiniz olacak… Aslında küçük bir kafede mola ile birlikte bu turu en fazla 4 saatte bitirebilirsiniz (Biz misafirlerimiz geldiğinde bu turu 2 saatte oyalanarak bitiriyoruz). Tabii sizin hızınıza ve zevkinize bağlı olarak bu süre değişecektir.

Bu arada, Dalida’nın fanlarındansanız gelmişken mezarını da ziyaret edebilirsiniz:

Dalida Mezarı (Dalida Tomb): Ünlü Mısır asıllı, İtalyan- Fransız şarkıcının mezarı bu bölgededir.

Montmartre’ta Sanat Hakkında Kısa Kısa…

Le Moulin de la Gallette: Ünlü ressamlar Van Gogh ve Auguste Renoir’ ın resmettiği yel değirmeni.

paris95

Place Dalida: Şimdilerde satılığa çıkarıldığı haberi çıkan, Fransızlar için önemli bir yeri olan, ünlü uçuk pop şarkıcısının extraavangart evi.

Monmarte Müzesi ve Renoir Bahçeleri (Musée de Montmartre & Renoir Gardens): En parlak zamanında Auguste Renoir’ın Suzanne Valadon ve oğlu Maurice Utrillo’nun da çalışmalarını yaptığı ev, Monmarte’ın en eski binası. (Daha fazla bilgi için tıklayınız)

Şimdi şehrin ritmini yakalamak için şehre geri dönelim…

LATİN BÖLGESİ (THE LATIN QUARTER) 

Görülecek Yerler (Highlights): Place St. Michel (Saint Michel Meydanı), Roman Remains (Roma kalıntıları)- yolunuzun üstünde olacak, Cluny Museum (Cluny Müzesi) (orijinal adı ile: The Musée national du Moyen Âge), Sorbonne Universitesi (Sorbonne University), Mairie du 5e Arrodisment (Tarihi 5. Bölge Belediye Binası), Pantheon, Saint-Étienne-du-Mont, Place Monge, Grande Mosquée de Paris, Rue Mouffetard, Luxembourg Gardens (Jardin du Luxembourg)

Latin Bölgesi rotamız (route) 4.3 km olup, sadece yürüyüş ile ortalama 1 saat (Duration is avg. 1h – just to walk) sürecek.

Metro: Çıkış: Metro St Michel line no: 4 (St. Michel tabelasını takip edip metrodan çıkıyoruz) 

Latin Bölgesi (Latin Quarter)’dan kimler geçmedi ki; İtalyan ilahiyatçı Dante Alighieri, place Maubert’te Alman Albert, Thomas Aquinas, Florentine Brunetto Latini… Hepsi bu bölgenin dünyanın entellektül bölgesi olmasına yardımcı oldular… 1.000’ den fazla öğrenciye ev sahipliği yapan Latin Bölgesi, Picasso’ dan Woody Allen’ a, Jack Kerouac’ dan Hemingway hatta Cyrano de Bergerac’ a birçok sanatçının yaşadığı ya da çalışmalarını yaptığı yer olması ile muhtemelen sanat açısından dünyanın en yaratıcı yeri ..

paris59-fontaine de st. michelSt. Michel Çeşmesi (fountain at Place St Michel), III. Napoleon tarafından görevlendirilen Haussmann tarafından yapılan St. Michel Çeşmesi, baş melek Michael’ın şeytanı yenişini resmediyor… Bizim için burası Taksim Atatürk Heykeli’ nin merkezi olması kadar merkezi bir nokta, buluşma yeri… Turumuza buradan başlıyoruz. Yol üstünde Roma kalıntıları gördükten veya göremedikten sonra (Yolun köşesinde yer alıyor, biz çok defa önünden geçtikten sonra fark etmiştik) Orta Çağ eserlerini görebileceğiniz Cluny Müzesi e varıyoruz… Cluny Müzesi’ nin en önemli eseri; beş duyuyu ve duyulardan memnuniyeti anlatan, zamanın “binlerce çiçek” (thousand flowers ,millefleurs) stilinin kullanıldığı 15. Yüzyılda yapılmış “ Unicorn ile kadın” (Lady with the Unicorn, Dame à la Licorne) duvar kilimi. Ayrıca Flemenk kilimi olan, “Offrande du Coeur” adındaki en eski kilim de bu müzede yer alıyor…

Ve ardında 68 ayaklanmalarında (riots ’68) adından oldukça söz ettiren Sorbon Üniversitesi (Sorbonne University, La Sorbonne)…1253 yılında durumu iyi olmayan ilahiyat öğrencilerinin okuması ve kalması için kurulan okul zamanla gelişip önde gelen ilahiyat okulu, sonraki yıllarda üniversite olmuştur. Napoleon zamanında gelişmiş ve devlet üniversitesi olarak eğitim vermeye devam edtmiştir… Kimler burada eğitim almadı ki; Cyrano de Bergerac, Moliere, Racine, Voltaire, Victor Hugo, Marquis de Sade, Diderot, Villon, Rabelais, Ronsard, du Bellay,… Turistik olarak içine girilemiyor. Ama binanın dışından geçerken de tarihin kokusunu duyabilirsiniz… Aynı meydanda tarihi 5. Bölge Belediye Binası ile Romalılardan kalma Victor Hugo’ dan, Madam Curie’ ye kadar birçok önemli adın mezarının bulunduğu Panteon anıt mezarı yer alıyor. (Daha fazla bilgi) Ama bizim için hemen yanında yer alan, Cyrano de Bergerac ile ilişkilendirilen Saint-Étienne-du-Mont kilisesi daha görülesi…

Bu alandan Latin Bölgesinin arka sokaklarına daldığımızda gotik mimari göze çarpıyor. Öğrencilerin takıldığı, zarif café terracesların yer aldığı Latin Bölgesinden, Nişantası tadında kaliteli kafelerin yer aldığı Place Monge ve 16-18. Yüzyıldan kalma eski ve hoş evlerin yer aldığı Rue Mouffetard’ a geçiyoruz. Mola vermek için ideal bir bölge. Bu arada sadece sinagog ve kilise değil, Granada‘ daki Alhambra Sarayı’ ndan esinlenerek yapılan Paris’in en büyük camisi yani Grande Mosquée de Paris ve 1869 yılında keşfedilen neredeyse Roma’daki Kolezyum (Colosseum) ile aynı ölçülere sahip MS.200 yılında inşa edilen Arena (Arènes de Lutèce Archaeological Site) da bu Latin Quarter’da, Place Monge metro istasyonu yakınında yer alıyor.

Arena’nın adresi: 49 Rue Monge, 75005 Paris (Métro: Cardinal Lemoine, Place Monge or Jussieu station)

Caminin adresi: 39 Rue Saint-Hilaire 75005 Paris (Métro: Place Monge or Censier – Daubenton station)

Yine bu bölgede hala Hemnigway’in eski daireleri bulunuyor. Dışarıdan görmek isteyenler için adres: 39, Rue Descartes ve 74, Rue Cardinal Lemoine…

Latin Quarter turumuzu Luxembourg Bahçeleri (Jardin du Luxembourg) ile tamamlıyoruz. Bizim bahçe anlayışımızdan biraz daha büyük bir bahçe…İçinde müze hatta saray da yer alıyor. Atıştırmalık bir şeyler alıp bir sandalyeye oturarak, şehrin içinde şehirden uzaklaşmak için harika bir yer. Hava güzel ise, müzik gruplarının tınısını duymak da ayrı bir tat…

SAINT GERMIN DES PRES – PARİS’TE JAZZ 

Turun bu kısmı artık Parizyenlerle birlikte biraz daha lokal hayata dahil olup, şık mekanlarda zaman geçirmeyi kapsıyor. Günlük yaşam, Parizyen stili ile…

Görülecek Yerler (Highlights): Luxembourg Gardens (Jardin du Luxembourg)’ içindeki Luxembourg Sarayı’nın kapısından itiraberen, Odeon Square, Rue de Buci, Mabillon, Saint-Germain-des-Prés, Église de Saint Germain des Prés, Les Deux Magots, Café de Flore

Saint-Germain de Pres Bölgesi rotamız (route) 1.2 km olup, sadece yürüyüş ile ortalama 15 dakika (Duration is avg. 15 minutes – just to walk) sürecek.

Picasso en ünlü eseri “Guernica”yı Saint Germain’ de resmetmiştir.

NOT: Saint-Germain-des-Prés yolunu sakın tamamlamaya çalışmayın. Burası upuzun bir bulvar. Ve göreceğiniz en önemli iki şey de Église de Saint Germain des Prés in yan taraflarında: Les Deux Magots restoranı ve Café de Flore.

 

Kilisenin hemen önündeki metro ile Paris’in bir başka lokal bölgeye gidiyoruz ve Parizyen hayat tarzına devam ediyoruz…

LE MARAIS ya da SAINT PAUL & YAHUDİ MAHALLESİ (JEWISH QUARTER)

Görülmesi Gereken Yerler (Highlights): Châtelet, Hôtel de Ville (City Hall, Belediye Binası), The Centre Pompidou, Hôtel Guénégaud, Halle des Blanc Manteaux, Rue du Bourg Tibourg, Rue François Miron, Carnavalet Museum, Place des Vosges, Bibliothèque Forney

Le Marais Bölgesi rotamız (route) 4.1 km olup, sadece yürüyüş ile ortalama 50 dakika (Duration is avg. 50 minutes – just to walk) sürecek.

Metro: Çıkış: Metro Châtelet (line no:4) ile Rue de Rivoli tabelasından çıkıyoruz.

Bu turumuzda Rivoli Caddesi (Rue de Rivoli) tabelasını takip edip metrodan çıkıp, ve alışveriş için uğrak mekanlarından olan Rivoli Caddesi’ ndeyiz. Önce orta düzeydeki alışveriş yeri olan Châtelet, sonra 1357’den itibaren Paris Belediye’ sinin merkez yönetim binası olan Hôtel de Ville’ in önünde fotoğraf çekiyoruz. Hemen yolun karşısında Fransa’ nın en ünlü alışveriş yerlerinden BHV (Bazar de l’Hotel de Ville) yer alıyor. İçine gidip o lüks havayı solumanızı öneririz… Sonrasında sergi, müze ve koleksiyonları yanı sıra kütüphane hizmeti veren The Centre Pompidou ‘nun en üst katında panoramik Paris manzarasını seyrediyoruz. İstikamet; Le Marais / Saint Paul (iki adı var)

Eski kraliyet evleri, sinagogları, sokaklar arasına sıkışan küçük parkları, birbirinden lezzetli yemek çeşitleri, küçük ve samimi kafeleri ve daha neler neler…

Le Marais adı buranın eskiden bataklık olmasından gelir. (İngilizce: Marshy, Fransızca: Le Marais, Türkçe: bataklık) Le Marais gün geçtikçe Paris’in popüler mekanları arasına girdi. Burası farklı din ve tercih çeşitliliğiyle tamamen özel bir yer… Aslında tarihteki yeri ilginç; bu bölgede sel olurmuş ve henüz yerleşim yokmuş. 10. Yüzyılda, dini topluluklar buraya yerleşmeye başlamış ve bölge kurutulmuş. Zamanla Le Marais, Paris’in bahçesi haline gelmiş. 1190’da, Le Marais’nin çevresine duvarlar çekilip, bölge korumya alınmış. In 1358, the Dauphin Charles V, Etienne Marcel’in başını çektiği ayaklanmada Kraliyet Sarayında (Royal Place) yaşıyormuş. Etienne Marcel, sarayı yağmalayıp bütün danışmanlarını öldürünce, Dauphin Charles V, Le Marais’de Saint- Po Hotel’e yerleşmiş. Ve bölgenin anlam ve önemi bir anda değişmiş. Duvarlar, kale inşa edilmiş ki olası bir isyandan korunabilsin.  Ve sonrasında dini merkezler, manastırlar,… inşa edilmiş. Bu bölgede krala yakın olan soylular için ihtiyaca yönelik ilaveler yapılmış… Sonrasında, Philippe-Auguste savunma kalesi Paris’i yaklaşık 150 sene korumuştur ama şehrin büyümesi ile birlikte bir etkisi kalmamıştır. Bu surlar yıkılmamış fakat zamanla yeni yapılar 5. Charles’ın surlarının içinde entegre olmuştur. Bu şekilde ilk surlardan eserleri hala görebiliyoruz.

Yüzyıllarca tabiri caizse Le Marais’nin yüzüne bakılmazmış. Ama şimdilerde Paris’in en popüler uğrak mekanlarından…

Not: Eğer sanat ve tarih tutkunu değilseniz, Le Marais’deki müzeleri ziyaret etmek yerine müzelerin bahçelerini görüp veya dışarıdan da olsa turlayıp fikir edinebilirsiniz.

Le Marais Hakkında Kısa Kısa… 

Hôtel de Guénégaud: Kraliyet sekreteri Jean-François de Guénégaud des Brosses için yaptırılmış kraliyet evlerinden biri. Bir dönem Comédie-Française tiyatro grubuna ev sahipliği de yapmıştır. Yani şimdiki La Comédie-Française’ den bahsediyoruz.

Espace d’animation des Blancs-Manteaux (Halle des Blanc Manteaux): Kapalı sanat ve fuar alanı

Rue du Bourg Tibourg: Kafeleri ve yeme içme yerleri ile birçok alternatif sunan bir sokak

Rue François Miron: ortaçağdan kalan iki kereste ev burada yer alıyor. (A medieval timber house)

Musée des Archives Nationales (Ulusal Arşiv Müzesi) (eski adi ile “Hôtel de Soubise”): Soubise prensine ev sahipliği yaptıktan sonra, Napoléon ile “arşiv”, sonrasında “tarih müzesi” ve 2006 yılından itibaren de “Ulusal Arşivler Müzesi” olarak kullanılıyor.

Carnavalet Müzesi (Carnavalet Museum): İki yanında “the Hôtel Carnavalet” ve eski “Hôtel Le Peletier de Saint Fargeau” olan en eski belediye müzesi. M.Ö 4600 yılından kalma kano ile bize Paris’in tarihine doğru ışık tutuyor. Yazar Madame de Sévigné, 1600’lü yılların ortalarına kadar burada yaşamıştır.

Place des Vosges’ in olduğu yerde Henry IV’ün 1605 yılında kendisi ve karısı için yaptırdığı ev de bulunuyor.

Bibliothèque Forney (Hôtel de Sens): Le Marais’deki en eski ev…11. yüzyılda Saint-Martin-des-Champs Abbey rahipleri ve Templar şövalyeleri burada yaşamış ve Le Marais’yi sudan kurtarmışlardır. Bölgeden neredeyse 14. Yüzyıla kadar el ayak çekilmiştir ama Kral 5. Charles bu bölgeyi de içeren bir savunma kalesi inşa ettirmeştir. Sens piskoposları (Bishop Sens) Paris’e geldiğinde ikamet etmek için kır evi olarak kullanmışlarıdr.

Ve böylece dolu dolu geçen 2. günümüzü de bitirmiş oluyoruz…

Yoğun bir gezi rehberi ama değecek. Sadece çok fotoğraf çekin ki tatil sonrasında orası neresiydi demeyin 🙂

Akşam: Le Marais’deki kafe ve barlarda eğlenceli saatler geçirebilirsiniz.

Son durağımız olan Bibliothèque Forney (Hôtel de Sens)’ ın üstünde bulunduğu Rue de Rivoli (Rivoli Caddesinde)’ den Châtelet’ye ilerleyip otelinize dönmek için aynı metro (Metro Châtelet (line no:4) hattını alabilirsiniz.

PARİS’ DE EĞLENCE VE GECE HAYATI

Paris geceleri de sabahları kadar hareketli bir şehir. Takdir ederseniz ki, üniversite öğrencisi olarak gecelerin de hakkını verenlerdeniz. O yüzden kısa kısa geçmek yerine detaylı bir şekilde bu konuyu ayrıca inceledik (shsksfsfl). Paris gece hayatı yazımız için tıklayın.

PARİS YAKININDA GEZİLEBİLECEK DİĞER YERLER: ALTERNATİF TURLAR

2 günlük sıkıştırılmış Paris gezisini uzattığınızı ya da iyi bir turist olarak çok çabuk tamamladığınızı düşünürsek aklınıza ilk gelen sorunun “Paris’te Başka Nereleri Gezebilirim?” olması gerekiyor. İşte size daha lokal Paris gezisi önerileri:

  • Opera GarnierOpera binası dışında barları ve eğlence yerleri ile haraketli bir bölge…Eğer gelmişken Operanın Hayaletinin (Phantom of the Opera) binasında opera izleyeyim diyorsanız, önceden rezervasyon yaptırmanızda fayda var. Lakin yer bulmak çok zor…
  • Canal St. Martin: Kanal boyunca uzanan kafe ve barları ile Parizyenlerin uğrak yeri.
  • Oberkampf-Ménilmontant Daha çok lokallerin takıldığı kafe & barlar yer alır.
  • Galeries Lafayette: Lüks markalara ev sahipliği yapan alışveriş merkezi. Alışveriş yapmasanız bile içine girip, etkileyici ambiansını görmelisiniz. Özellikle noelden önce vitrinlerini birbirinden güzel dizaynları ile süslemesiyle meşhurdur.
  • Vendome: Ünlü Vendome Otel‘ inin bulunduğu cadde, avize misali aydınlatmaları ve obeliski ile göz kamaştırıcı.
  • Bastille: Ayaklanma ile Fransız tarihinde adını duyuyan bölge, Opera binası, kafe ve eğlence yerleri ile haraketli bir bölge.
  • Louve Müzesi’ nin hemen paralel sokağında yer alan ünlü tiyatro binası La Comédie-Française ya da Molière’ in evinde (La Maison de Molière) oyun seyretmek paha biçilemez.

paris90

  • Pont de l’Alma: Lady Diana’ nın trafik kazası geçirdiği tünelin üstünde küçük bir anıt ve çevresinde kurmuş çiçekler…

paris91-pontdelalma

  • Père Lachaise Mezarlığı (Cimetière du Père Lachaise): Édith Piaf, Félix Faure, Georges Rodenbach, Molière, Chopin, Jim Morrison, Colette, Théodore Géricault, Victor Noir, Abelard ve Heloise, Oscar Wilde, Maria Callas, Ahmet Kaya, Yılmaz Güney’in ve tarihte önemli yerini koruyan daha birçok kişinin mezarının oluğu  mezarlığı ziyaret edebilirsiniz.

NOT: Mezarlıklar birbirinden dağınık şekilde konumlanmış. Bu yüzden kapıdan harita almayı unutmayın. Père Lachaise Mezalığı (Cimetière du Père Lachaise) Adresi: 16 Rue du Repos

paris78

1 haftalık Paris turu yapıyorsanız ya da 3 günden fazla Paris’te kalacaksanız, neden Paris civarındaki yerleri gezmeyeceksiniz ki? Paris civarında görülmeyi bekleyen harika köyler ve denize girilecek yerler var. Tabii biraz fazla olduğu için ayrı bir gezi postu olarak veriyoruz.

  • Paris civarında gezilmesi gereken köyler için tıklayın.
  • Ya da Paris’in gürültüsünden uzaklaşıp, Paris’te kaçabileceğiniz sakin yerleri okumak için tıklayın.

PARİS GEZİ NOTLARI

Klişeler… Bir defa Fransızlar sadece Fransızca konuşurlar klişesini unutun. Türkiye’de sanki herkes 15 dil biliyor! Siz kibar bir şekilde yardım istediğinizde yardım ederler. Tabii ki istisnalar çıkacak karşınıza, her yerde olduğu gibi. Ama bu onların gıcıklık yapmak istemesinden çok, İngilizce’ yi konuşurken kendilerini rahat hissetmemeleri ve  aksanlarından dolayı kendilerine güvenmemelerinden kaynaklanıyor. 100 Fransız’ a soruldu ve bu cevap alındı ☺Hayat kurtarması açısından turistlerin bilmesi gereken Fransızca kelimeler cümleler şu şekilde:

  • Sortie (Okunuşu: Sorti): Çıkış
  • Est- que vous parlez Anglais? (Okunuşu: Es kö vu parle angle?): İngilizce konuşabiliyor musunuz?
  • S’il vous plait (Okunuşu: Sil vu ple): Lütfen
  • Merci (Okunuşu: Meğsi): Teşekkür ederim

Bunlar ilk aklımıza gelenler… Merak ettikleriniz var ise bize Bize Ulaşın sayfamızdan ulaşabilirsiniz.

[/expand]

2 Comments

  1. Merhabalar,

    Sadece 3,5 günlük Paris seyahatimle ilgili araştırma yaparken şans eseri sitenize ulaştım. İlk okuduğumda çok uzun ve bu rotaları asla bitiremem diye düşünmeme rağmen seyahate çıkarken bu planı yanımda götürmüştüm. Sayenizde kısa tatilimde Paris’in olmazsa olmazlarının hepsini görebildim. Bi de bu kadar kısa günlere Disneyland’ı sığdırabildim. Teşekkürler itickthemap.com 🙂

    • Merhaba Simay,
      Bizi takip ettiğin ve yazılarımızı, önerilerimizi, rotamızı değerlendirdiğin için teşekkür ederiz. Bu şekilde geri dönüşler bizim için çok değerli. Zaman ayırıp bu güzel yorumları yazdığın için minnettarız. Bir sonraki seyahatinde de itickthemap.com’ a uğraman dileğiyle.. 🙂