Scroll to Content

KÖLN Ekonomik Gezi Rehberi

Kolonya’nın icat edildiği kozmopolit Alman şehrinde 1 günlük gezi planı..

Köln


Almanya’nın, 1 milyondan fazla nüfusu ile dördüncü büyük şehri olan Köln, 1935 yılında Gestapo merkezinin buraya taşınması ile Nazilerin yoğun olduğu bir şehir haline gelmiş ve dolayısıyla 2. Dünya savaşında bombaların merkezi halindeymiş. Neredeyse tamamı harap olan şehir sonrasında yeniden inşa edilmiş ve bugünkü mimarisine kavuşmuş.  Şehrin en yüksek yeri olan DOM katedrali (Kölner Dom), UNESCO dünya mirasları listesinde yer alır ve bu katedralin şehrin her yerden görülebilecek en yüksek binası olacak şekilde kalması için gökdelenlerin, yüksek binaların yapımına müsaade edilmemektedir. Katedraller şehri olarak da bilinen bu şehirde Kölner DOM dışında 12 Romanesk Katedral daha mevcuttur. Bunlar; St. Andreas, St.Ursula, St. Gereon, St. Aposteln, St. Cäcilien, St. Pantaleon, St. Severin, St. Georg, Sankt Maria in Lyskirchen, Sankt Maria im Kapitol, Groß St. Martin ve St. Kunibert. Harita üzerinden konumlarını görmek için tıklayınız.

Hohenzollernbrücke

Şehrin tam ortasından geçen Ren (Rhine) Nehri ile ikiye bölünen bu kentin iki yakası 8 adet köprü ile birbirine bağlanmış ancak aşk kilitleri ile de ünlenmiş turistik görülmesi gereken yerler arasında çokca adı geçen köprü Hohenzollern Köprüsü’ dür. Bu köprü ana tren garından çıkan birçok tren ile hem Almanya içinde hem de Avrupa’ nın farklı ülkelerindeki birçok şehri birbirine bağlayan, ayrıca hem yaya hem de bisiklet ile de en sık kullanılan köprüdür.

Kozmopolit yapısı ve bilim, kültür, sanat, ticaret, eğlence merkezi olması özelliği ile ön plana çıkmış bir kent ayrıca kolonyanın ilk bulunduğu yerdir ve İngilizce Cologne kelimesi kente ismini vermiştir. Şehirde Türk nüfusunun fazlalığı sebebiyle birçok Türk ile karşılaşabilir, Türkçe açıklamalar bulabilir, Türk restoran ve kebapçıları görebilirsiniz. Türklerin en fazla olduğu yer Mülheim bölgesindeki Keupstrasse (Keup Caddesi) ise küçük İstanbul olarak anılıyor.

KÖLN’ E ULAŞIM: KÖLN’ E NASIL GİDİLİR?

Uçak ile: Cologne Bonn HavaalanıGermanwings ve TUIfly gibi ucuz havayolu şirketleri tarafından düzenlenen uçuşların ağırlıkta olduğu bir havaalanıdır ve şehir merkezine S-Bahn yerel trenleri ile 15 dakikada ulaşabilirsiniz.

Tren ile: Köln’de iki tane büyük tren istasyonu mevcuttur: Köln Hauptbahnhof ve Köln-Deutz. Ayrıca, Amsterdam, Brüksel, Paris gibi büyük şehirlerden de Thalys ve ICE hızlı trenler ile bu şehre rahat ve hızlı bir şekilde ulaşılabilirsiniz.

cologne-central-station

Araç ile: Eğer havaalanından araç kiralayarak Köln şehir merkezine ulaşmak istiyorsanız, 559 nolu otobanı takip etmelisiniz.

KÖLN ŞEHİR İÇİ ULAŞIM

Şehir içi ulaşım bisiklet, tramvay, otobüs ve banliyö trenler ile oldukça kolay ve pratiktir. Daha detaylı bilgi için KVB resmi sitesinden yararlanabilirsiniz.

KÖLN’ DE KONAKLAMA: KÖLN’ DE NEREDE KALINIR?

Altstadt, Neustadt Nord, Deutz konaklama açısından en çok tercih edilen bölgelerdendir ancak Köln şehir içi ulaşım açısından çok kolay bir şehir olduğu için dilediğiniz her bölgede kalabilirsiniz. Dikkat etmeniz gereken tek şey kalacağınız bölgenin güvenliği ve ulaşım araçlarına yakınlığı. Buna göre, alternatif konaklama seçeneklerinizi booking.com ya da airbnb sitelerinden karşılaştırabilirsiniz.

KÖLN’ DE KESİNLİKLE YAPILMASI GEREKENLER

  • Kölner Karneval (Köln Karnavalı): Her yıl, 11. ayın 11. günü saat 11’i 11 geçe Almanya’nın “beşinci mevsimi” olarak adlandırılan karnaval dönemi resmi olarak başlar. 11 Kasım’da gün boyunca yürüyüşler, eğlenceler, maskeli balolar, kutlamalar yapılır ve sabahtan akşama kadar müzik, dans ve biranın cılkı çıkartılır. Resmi tatil olmasa da kimsenin çalışmadığı bu günde, neredeyse 100 tane karnaval aracı 5 saat boyunca Köln’ü baştan başa dolaşır ve geçit kenarında rengarenk kostümleri ve boyalı yüzleri ile “Kamelle” diye bağıranlara şekerleme ya da Alman çikolatası atılır. Aslında kadınlar günü olarak da kabul edilen bu günde, erkekler geleneksel olarak kıravat takar, kadınlar bu kıravatları keserek, kıravatını kestikleri erkekleri öperler. Kıravat kesme olayının arkasındaki mantık ise, kadınların erkeklerin gücünü elinden alıp, yönetimi ele geçirmesi anlamındadır. Her yıl yaklaşık 1 milyon insan sırf bu karnavalı deneyimlemek için Köln’e akın eder.
  • Cologne Gay Pride (Köln Eşcinsel Geçidi): Christopher Street Day (CSD) olarak kutlanan ve her yıl Temmuz ayının ilk hafta sonu gerçekleştirilen bu yürüyüş Almanya’nın en büyük onur yürüyüşlerinden biridir. Köln, iddialara göre Almanya’nın LGBT popülasyonu en fazla olan şehirlerinden biri ve herhangi bir Alman’a Köln’ün nasıl bir yer olduğunu sorarsanız, alacağınız cevaplardan ilki ‘Eşcinsel Şehir’ olacaktır.
  • Christmas Markets (Noel Marketi): Noel döneminde, Almanya genelinde olduğu gibi Köln’de de birçok alanda noel marketleri düzenlenir. 23 Kasım tarihinde başlayan ve tüm gün açık olan bu sokak marketlerinde, sıcak şarap içebilir, sosis ekmek yiyebilir, müzik, eğlence, oyunlar ile hoş vakit geçirebilir, renkli ve eğlenceli şekilde dekore edilmiş tezgahlardan bol bol noel alışverişi yapabilirsiniz. Dom katedralinin arkasında düzenlenen noel marketi ise en çok rağbet alanlardandır.
  • Kölner Lichter (Cologne Lights): Temmuz ayının ortasında genellikle 14-15 Temmuz tarihlerinde, Hohenzollern ve Zoo köprüleri arasında havai fişek gösterileri ve konserler düzenlenir. Bu etkinlik süresince Ren nehrinde bot turu yapabilir, Hohenzollern köprüsünün ortasında durarak fotoğraf çekebilir, Ren nehri kenarında oturarak konserler eşliğinde bu görsel şöleni seyre dalabilirsiniz.
  • Kölner Seilbahn: Nisan-Ekim ayları arasında faaliyet gösteren bu teleferiklere binerek muhteşem bir günbatımı eşliğinde Köln şehrinin kuş bakışı manzarasının keyfini çıkartmanızı kesinlikle öneririz. Tek yön bilet alabilir ve dönüşte de yürüyebilirsiniz. Ren nehri üzerinde salınan bu teleferikler kesinlikle Köln’de deneyimlemeniz gereken bir aktivitedir.
  • Claudius Therme: Rheinpark’ta yer alan bu termal banyoları, eğer eşiniz ya da sevgiliniz ile bir haftalık Köln gezisi yapıyorsanız tavsiye ederiz. Gece yarısına kadar açık olan tesiste romantik birkaç saat geçirebilir ve festival döneminin yorgunluğunu burada atabilirsiniz.
  • Bierbike: Şöför ile birlikte 16 kişi kapasitesi olan bu bisikletlerde, 10 kişi pedal çevirirken, diğer 5 kişi de boş kalan yerlerde oturabilir. Grup aktivitesi olarak kesinlikle önereceğimiz bu bisikletlerde, hem müzik dinleyebilir hem gezinebilir hem de aynı zamanda taze bira içmenin keyfini çıkartabilirsiniz. 2 saatini minimum 200 euro karşılığı kiralayabileceğiniz bu bira bisikleti, 10 kişilik bir grupsanız kişi başı 20 euro’ ya gelen çok uygun bir ücretle, farklı bir tecrübe edinmenizi sağlayacaktır.
  • EL-DE HAUS: Nazizm dökümantasyon merkezi, eski adı ile Gestapo merkezidir. 1934 yılında, Naziler, bu binayı kiralamışlar ve gizli polis Gestapo merkezine dönüştürmüşlerdir. 2. Dünya savaşında, şehrin, büyük bölümü yok olurken, bu bina, hapishane hücreleri ve bodrum katındaki işkence odaları, savaş dosyaları ve evrak saklamak için kullanılan bölümler hasar görmemiştir. 2006 yılında da “Yılın Müzesi Ödülü” nü almıştır.
  • Ortaçağ Şehir Kapıları: 1180-1220 yılları arasında, ortaçağ kent surlarında bulunan 12 şehir kapısından, 3 tanesi günümüze kadar ayakta kalmıştır. Bunlar: Severinstor, Eigelsteintor ve Hahnentor kapılarıdır ve bunlar, günümüzde de kullanılmaktadırlar. Şehrin ayakta kalan üç giriş kapısından birisi olan Eigelsteintor, 13. yüzyılda inşa edilmiş. Birbirine yapışık iki kulesi bulunan kapının şehir tarafında bir elinde kalkan bir elinde mızrak ve anahtar bulunan bir figür var. Bu figür, antik Roma dönemindeki dört önemli karakterden birisi olan çiftçiyi simgeliyormuş.

KÖLN’ DE NE YENİR? NE İÇİLİR?

Almanya ve yemek denilince ilk akla gelen yöresel yiyecekler; sosis ve patates. Köln için tipik yöresel yemekler ise, Kölsche Kaviar (soğanlı kan sosisi) ve Himmel und Erde (kızarmış elma ve soğan sosu ile servis edilen kan sosisi ile patates püresi).

Ancak Köln denilince ise bizim ilk aklımıza gelen nedense sadece Currywurst (sosis ekmek) ve yanına da uzun ince bir badakta servis edilen Kölsch birası 🙂 Zaten eğer bira içmeyi seviyorsanız, gittiğiniz herhangi bir bira evinde arka arkaya servis edilen ve neredeyse 2 yudumda bitirdiğiniz Kölsch birası karnınızı o kadar şişiriyor ki adam gibi bir akşam yemeği yeme ihtiyacı hissetmiyorsunuz. Yani bize öyle olmuştu 🙂

Bu arada Almanlar hamur işlerinde de çok iddialı; Alman çöreği, Bretzel, meyveli pastalar kesinlikle tadına bakmanız gereken unlu mamüller. Cafe Rico da güzel bir kahve içmek için en çok tercih edilen kafedir.

cologne-bretzel

KÖLN’ DE ALIŞVERİŞ

Globetrotter alışveriş merkezi aradığınız herşeyi bulabileceğiniz büyük bir AVMdir.

Eski şehir merkezinde yer alan Hohe Straße, birçok hediyelik eşya dükkanları, mağazalar, giyim ve aksesuar mağazaları, fast-food restoranları ve elektronik eşya satış yerleri ile şehrin önemli alışveriş alanlarından birisidir.

Schildergasse, her saat neredeyse 13.000 kişinin geçtiği, Avrupa’nın en işlek alışveriş caddesidir. Schildergasse, yaya trafiğine açık ve doğuda Hohe Straße batıda Neumarkt’a kadar uzanan 500 metre uzunluğunda bir alışveriş caddesidir. Bu caddenin sonunda Olivandenhof ve Neumarktpassage adında iki ünlü alışveriş merkezi de yer almaktadır.

Ehrenfeld, özellikle ikinci el dükkanlarını gezmek için uğramanız gereken bir bölgedir. Burada, bol miktarda kitap ve alışveriş dükkanları da yer almaktadır. Ehrenfeld’in Köln’deki en havalı bölgelerden biridir. Bu bölgede sakin bir yürüyüş yaptığınızda, sokak aralarında keşfedilmeyi bekleyen, dünyanın her yerinden buraya gelmiş sokak sanatçılarının duvar resimlerini bulacaksınız. Eğer Eylül ayında Köln’e seyahat ediyorsanız, CityLeaks Festival’e katılarak sanatçıların bu eserleri nasıl ortaya çıkardığını izleyebilirsiniz.

KÖLN ŞEHİR TURU

 Ancak sonunda amacımıza ulaştık ve maksimum 3-4 saatte bütün görülmesi gereken yerleri göreceğiniz bir yol haritası oluşturduk.

Bu rota üzerinde 12 adet Romanesk kilisesi dahil, Köln’de görülecek yerler; Kölner Dom (Köln Katedrali), Römisch-Germanisches Museum (Roma- Germen Müzeleri), Museum Ludwig (Ludwig Müzesi), Fischmarkt (Balık Pazarı), Groß St. Martin Kirche (St. Martin Kilisesi), Alter Markt (Eski Meydan), Kölner Rathaus (Eski Belediye Binası), Wallraf-Richartz Museum (Wallraf-Richartz Müzesi), Duftmuseum im Farina-Haus (Farina Parfüm Müzesi), Sankt Maria im Kapitol Kilisesi, Sankt Maria in Lyskirchen kilisesi, Schokoladenmuseum (Çikolata Müzesi), St. Georg Kilisesi, Katholische Kirchgemeinde St. Severin (St. Severin Kilisesi), St. Pantaleon Kilisesi, St. Cäcilien Kilisesi, Neumarkt bölgesi, St. Aposteln Kilisesi, St. Gereon Kilisesi, St. Ursula Kilisesi, St. Künibert Kilisesi. Haritayı bundan sonra uzatamadık ancak yol tarifi gerçekten çok kolay. Buradan Ren nehri boyunca kuzey yönüne devam ederek Kölner Zoo (Köln Hayvanat bahçesi) ve hemen bitişiğinde yer alan Flora Köln und Botanischer Garten (Flora ve Botanik Bahçesi) gezdikten sonra Zoobrücke köprüsü üzerinden teleferiğe (Kölner Seilbahn) binerek nehrin karşı kıyısından güneye doğru yürüyerek, Hohenzollern Köprüsünden geçtikten sonra başladığınız noktaya geri geleceksiniz. St. Andreas Kilisesi Köln Katedralinin gerisinde ve biraz kuzeyinde yer alıyor. Buradan aşağı devam ettiğinizde (Museum für Angewandte Kunst) Uygulamalı Sanatlar Müzesini gezmelisiniz.

Rotayı google map’ın izin verdiği gibi üç parçaya bölerek detaylı yol haritasını incelemek için tıklayabilirsiniz: 1. kısım (Sankt Maria im Kapitol’e kadar) 2. kısım (St. Gereon’a kadar) 3. kısım (Museum für Angewandte Kunst’a kadar) 

Köln Katedrali (Kölner Dom): Domkloster bölgesinde yer alan ve kentin sembolü olan bu katedral, Ren Nehrinin sol tarafında yer alır. Yapımına 1248 yılında başlanmış ve 632 yıllık bir sürecin sonunda 1880 yılında tamamlanmıştır. 157 metre yüksekliğinde “Aziz Piyer” ve “Meryem” isimli iki ana kule ve dördü büyük 10 çan bulunmaktadır. 98 metre yükseklikte yer alan seyir platformunun olduğu kulesine 510 basamak tırmanmak çıkıldığında (asansör yoktur!) muhteşem bir şehir ve Ren Nehri manzarası ile karşılaşacaksınız. Günde 20.000, yılda 5 – 6 milyon turist tarafından ziyaret edilen bu yapı Almanya’nın en çok ziyaret alan tarihi binasıdır. Şehre gelen herkesin görmesi için tren istasyonun bile katedralin yanına yapılmış olduğu söylenir.

Roma- Germen Müzeleri (Römisch-Germanisches Museum): Paleolitik dönemden erken Orta Çağ’a kadar zengin bir mirasa sahip arkeoloji müzesidir. Müzede 2. yüzyıldan kalma Dionyos Mozaikleri ve 1. yüzyıldan kalma 15 metre yüksekliğindeki mezar anıt yer almaktadır. Dionyos mozaiği yerinden hareket edemediği için mimarlar Klaus Renner ve Heinz Röcke tarafından, müze mozaik çevresinde tasarlanmıştır. Ayrıca, Roma dönemine ait cam ve seramikler, heykeller ve Germen dönemine ait mücevherler ile Köln Başpiskoposluğu’na ait eserler ve antikalar da müzede görülebilecekler arasındadır.

Ludwig Müzesi (Museum Ludwig): 1976 yılında kurulmuş olan bu modern sanatlar müzesinde, çikolata üreticisi zengin Peter Ludwig’e ait 350 modern sanat eseri ile avukat Sammlung Haubrich’e ait içinde Picasso, bazı Rus ve Amerikan sanatçıların eserlerinin de bulunduğu iki kısım vardır. Bu müze Picasso’nun 900 civarında eserinin bulunması ile dünyadaki üçüncü büyük koleksiyonudur.

St. Martin Kilisesi (Gross St. Martin Kirche): Eski bir Roma şapelinin kalıntıları üzerine, 1150- 1250 yılları arasında inşa edilmiştir. 2. Dünya savaşında büyük hasar gören bu kilise, 2009 yılında yeniden ziyarete açılmıştır.

Eski Meydan (Alter Markt): Ren nehri kıyısında balık pazarına kadar yürümeye devam ettiğinizde sizi karşılayacak olan 17. yy’ dan kalma eski, az katlı, ortaçağ evlerine bayılacaksınız. Bu bölge aynı zamanda noel marketlerinin kurulduğu ana mekan ve Köln gece hayatının merkezi konumundadır.

Eski Belediye Binası (Kölner Rathaus): 900 yıllık zengin bir tarihi ile Almanya’daki en eski kamu binasıdır. Bu yapı Belediye Başkanına ev sahipliği yapmaktadır. Binada 14. yy’dan kalma bir salon, 15. yy’dan kalma, gotik bir kule ve 16. yy’dan kalma Rönesans tarzı bir sundurma, 20. yy’dan kalma bir atrium bulunmaktadır.

Wallraf-Richartz Müzesi (Wallraf-Richartz Museum): Müze, adını 1824 yılında, kendi sanat koleksiyonunu şehre bağışlayan Ferdinand Franz Wallraf ve binayı ilk yaptıran Johann Heinrich Richartz’dan almıştır. Daha çok Peter Paul Rubens, Edward Munch, Albrecht Dürer gibi empresyonist sanatçıların eserleri sergilenmektedir.

Farina Parfüm Müzesi (Duftmuseum im Farina-Haus): Köln Belediye Binasının hemen karşısında yer alan ve 1723 yılından bu yana günümüze ulaşmış olan bu müzede birkaç kat boyunca, çeşitli aşamalarda, parfüm üretim yöntemleri hakkında ayrıntılı bilgiler verilmektedir. Dünyanın ilk parfümü olarak bilinen kolonyayı Köln’de yaşayan Farina ailesi bulmuştur.

Sankt Maria im Kapitol Kilisesi (Sankt Maria im Kapitol): Bugünkü kilise, 11. yy’da eski bir Roma tapınağı üzerine inşa edilmiştir. Hala ayakta kalan eşyalar o dönemde birinci sınıf kalitede yapılmıştır. Burada, 1065 yılından kalan iki ahşap kapı kanadı, 1304 yılına ait kutsanmış çatallı haç, Gotik vitraylar ve koro ile cemaati ayıran Rönesans tarzı bir bölme bulunmaktadır.

Sankt Maria in Lyskirchen kilisesi (Sankt Maria in Lyskirchen): 12 adet Romanesk kilisesinden en küçüğüdür ve Deutz ile Severin Brücke köprüleri arasında yer alır. 13. yy’a ait bu kilise, 2. Dünya savaşında yıkılmamış olan tek kilisedir ve dolayısıyla çok az bir restorasyon görmüştür.

Çikolata Müzesi (Schokoladenmuseum): Katedralin güneyinde, Ren nehri üzerindeki Altstadt-Süd Rheinauhafen yarımadasında 1993’te Hans İmhoff tarafından açılmıştır. Çikolata üretiminde kullanılan minyatür makineler, 3 metre yüksekliğindeki çikolata çeşmesi, müze girişinde her türlü çikolata ürünleri satan bir yer var.
Müzenin koleksiyonu içinde en değerli ürünler: 18 ve 19’ncu yüzyıldan kalma, porselen ve gümüş kaseler içindeki çikolata gemileridir.

St. Georg Kilisesi (St. Georg): Devasa batı kulesinin tamamlanmamış olmasına rağmen, Rhineland bölgesinde kalan Romanesk tarzı tek sütunlu kale görünümlü bazilikadır.

St. Severin Kilisesi (Katholische Kirchgemeinde St. Severin): Orjini 4. yy’a dayanan ve zaman içinde genişletilip büyütülen bu kilisede Gotik vitraylar ve zengin eşyalar yer almaktadır.

St. Pantaleon Kilisesi (St. Pantaleon): 10. yüzyılda eski bir Roma yerleşim birimine yapılan Pantaleon Kilisesi, 17. yüzyılda restore edilmiştir ve Otto II’nin karısı İmparatoriçe Theophano Türbesi’ne ev sahipliği yapmaktadır.

St. Cäcilien Kilisesi: Köln’ün en eski kiliselerinden (Romanesk Cäcilienkirche) birinde yer alan müze, ortaçağ sanat eserleri, ortaçağ dönemine ait nadir tekstil ve vitray pencereleri ike hayran kalacağınız bir mekandır.

St. Apostlen Kilisesi (St. Apostlen): Neumarkt bölgesinde yer alan bu kilisenin odak noktası 1220 yılında inşa edilen dört yapraklı yonca biçimli korosudur.

St. Gereon Kilisesi (St. Gereon): Şehirde bulunan 12 adet Romanesk tarzı kiliseden biri olan St. Gereon Kilisesi, 7. yüzyıldan kalma eski bir kilisenin üzerine yapılmış ve 10 cepheli bina üzerinde oturtulan, 21 metre uzunluğunda ve 17 metre genişliğinde oval kubbeden oluşmuştur. Orta Çağ duvar resimleri, mozaikler ve antik emanetler bulunmaktadır.

St. Ursula Kilisesi (St. Ursula): St. Ursula Kilisesi, antik dönemin sonlarına doğru eski bir Roma mezarlığının üzerine inşa edilmiştir. Efsaneye göre, kiliseye adını veren Breton prensesi Ursula 11.000 kadın yoldaşı ile birlikte Köln’de şehit olmuş ve bu kilise aslında Kutsal Bakire adanmıştır.

St. Kunibert Kilisesi (St. Kunibert): Kilise, ilk olarak St. Clement’e adanmış ancak ona hayran olan ve burada gömülü olan Aziz Cunibert’ den adını almıştır. Tarihinde çok badireler atlatan bu kilise, en son 2. Dünya savaşı sırasında bombalamalardan büyük hasar görür, 1955 yılında başlanan onarım çalışmaları, 1985 yılında tamamlanır.

Köln Hayvanat Bahçesi (Kölner Zoo): 1860 yılında kurulmuştur ve Avrupa’nın en eski hayvanat bahçelerinden biridir. Zamanla akvaryum, piramit ev, yağmur ormanları bölümleri eklenmiştir. 20 hektarlık bu alanda 700’den fazla türden, 8000 civarında hayvan barınmaktadır. Türü yok olma tehlikesinde bulunan hayvanlar için ayrı bölümler oluşturulmuştur.

Köln Flora ve Botanik Bahçesi (Flora Köln und Botanischer Garten): 11 hektarlık bir alana yayılan bu park, hayvanat bahçesinin yanında yer alır ve giriş ücretsizdir. Yaklaşık 2000 türden, yaklaşık 10 bin bitki barındıran bir botanik bahçesi ve tam merkezinde cam saray bulunan, peyzaj ustaları tarafından tasarlanmış bir park mevcuttur. Buraya kadar yaptığınız bu uzun bir yürüyüşün ardından kısa bir mola vermek için inanılmaz güzel bir mekan olduğunu düşünüyoruz.

Köln Teleferiği ve Telekomünikasyon Kulesi (Kölner Seilbahn- Rheinseilbahn): Zoo köprüsü (Zoobrücke) üzerinden teleferiğe binerek Ren nehrini geçmenizi ve şehrin manzarasını bir de bu açıdan görmenizi öneririz. 1957 yılında yapılan ve Ren nehri üzerinden geçen Avrupa’nın ilk ve tek teleferiği olan Köln Teleferiği, yılda 15 milyon yolcu taşımaktadır. Köln Eski Şehir ve Dom Katedrali’ni kuş bakışı görebileceğiniz bir diğer nokta ise Telekomünikasyon Kulesi’dir. Köln Eski Şehri’nin kuzeybatısında yer alan bu 243 metre yüksekliğindeki kulede, dönen bir restoran da bulunmaktadır. Teleferiğe binilen yer Skulpturenpark adeta bir açık hava müzesi gibi. Buradan karşıya geçtiğinizde, daha önce de bahsettiğimiz Claudius Therme‘in de yer aldığı parka yani Rheinpark’a ulaşacaksınız. Bu park içerisinden yürüyerek ilerlediğinizde parkın bitiş noktasında çeşitli konserlerin ve etkinliklerin düzenlendiği alan Tanzbrunnenvar’ a ulaşacaksınız.

Hohenzollern Köprüsü (Hohenzollernbrücke): 410 metre uzunluğundaki bu köprü Ren nehri üzerinde günde neredeyse 1200 trenin geçtiği bir geçiş köprüsüdür.1945’te müttefikler tarafından Köln şehrine saldırı başlayınca, köprü, Alman mühendisler tarafından havaya uçurulmuş ve savaştan sonra 1948 tarihinde yeniden açılmıştır. Almanya’nın en yoğun demiryolu köprüsüdür ancak yaya geçişine de açıktır.

St. Andreas Kilisesi (St. Andreas): 960 yılında, Başpiskopos Bruno tarafından kurulmuş, 12’nci yüzyılda yeniden inşa edilmiş bu kilisenin 1220 yılında, Köln şehrindeki büyük yangından sonra tamamlandığı düşünülmektedir. Zarif ve şık bir görünüme sahip olan bu kilisenin zengin süslemeleri bulunmaktadır.

Uygulamalı Sanatlar Müzesi (Museum für Angewandte Kunst): 1988 yılında kurulan ve kentin en yeni müzelerinden biri olan bu müze, Orta Çağ’dan günümüze uygulamalı ve dekoratif sanat eserleri barındırır. Müzede, porselen, mobilyalar, mücevherler, silah ve çeşitli mimari eserler bulunmaktadır.

KÖLN’ DE EĞLENCE VE GECE HAYATI

Köln gece hayatı çok renkli ve çok alternatiflidir. Dilerseniz bar bar dolaşarak bir gecede birden fazla mekanı keşfedebilir, dilerseniz Heumarkt üzerinde yer alan eşcinsel kulüplerine uğrayabilir, dilerseniz bir mekanda takılarak canlı performansları izleyebilirsiniz. Zülpicher Straße ve Luxemburger Straße, gece hayatının kalbinin attığı iki caddedir. Köln’ün son zamanlarda ünlenen Belçika Mahallesinde (Belgisches Viertel), Altstadt ve Rudolfsplatz bölgesindeki bira evleri, Alter Wartesaal bölgesi, Alter Markt’ ta yer alan çok sayıda bar ve kulüp önerebileceğimiz diğer seçenekler. Mekanlar ve bölgeler ile ilgili detaylı bilgi için Köln resmi sitesini inceleyebilirsiniz.

KÖLN YAKININDA GEZİLEBİLECEK DİĞER YERLER: ALTERNATİF TURLAR

  • Brühl‘de yer alan Phantasialand tema parkını, özellikle yazın yapacağınız Köln gezisine dahil etmenizi öneririz. Kışın  yaklaşık %70’i kapalı olan bu parkta yer alan, “Gizemli kale”, Black Mamba, Colorado Macera ve Talocan bölümleri, heyecanlı ve eğlenceli bir gün geçirmenizi sağlayacaktır.
  • Brühl Sarayları: Köln’ün 15 km güneyindeki kartpostal şehir Brühl’de bulunan Augustusburg Sarayı, 18. yüzyılda Köln Başpiskoposu için yaptırılmıştır. 1984 tarihinden beri UNESCO korumasında olan saray, geç barok/rokoko tarzında inşa edilmiştir. Augustusburg Sarayı, özellikle merdivenli salonu ile meşhurdur. Sarayın bahçesi ise açık hava konserleri ve festivalleri için kullanılmaktadır. Aynı kampus içinde yer alan Falkenlust Sarayı ise 1740 yılında inşa edilmiştir. Brühl ayrıca başka müzelere ve tarihi değerlere de ev sahipliği yapar. Augustusburg ve Falkenplatz kaleleri bunlardan bazılarıdır. Eğer Brühl’e çocuklarınızla giderseniz, Avrupa’nın en büyük tema parklarından biri olan Phantasialand’ı ziyaret etmeyi unutmayın.
  • Altenberg Katedrali: 1259 yılında yapılan ve Köln Katedrali’nin kuzeni olarak da adlandırılan Altenberg Katedrali (diğer adı da Bergischer Dom), erken gotik mimarinin en güzel örneklerinden biridir. Katedralin zengin iç döşemesi görülmeye değerdir. Katedralin öne çıkan diğer yanları ise gotik vitraylar ve sahip olduğu prenses ve başrahip mezarlarıdr. Avrupa’da hem Katolik hem de Protestanlar tarafından paylaşılan tek kilisedir.

KÖLN GEZİ NOTLARI

  • Köln’e Noel döneminde, özellikle Kasım ayında gitmenizi tavsiye ederiz. Hem noel marketleri hem de Köln karnavalına denk gelen Kasım ayı mükemmel bir tercih olacaktır.
  • Almanya’nın gelişmiş tren ağı sayesinde ülke sınırları içinde birden fazla şehri rahatça gezebilme imkanınız mevcut. DB trenlerinin bu avantajından yararlanarak yakın yerlerdeki diğer şehirleri de gezmenizi ve Alman kültürünü daha derinden deneyimlemenizi tavsiye ederiz. Çok fazla zamanınız olmasa bile en azından güneyde Bonn, kuzeyinde Düsseldorf Almanya’da görmeniz gereken diğer iki önemli şehirdir.
  • Köln, konumu itibariyle Belçika ve Hollanda’ya da DB trenleri ile seyahat edebileceğiniz bir şehir. Hazır Schengen vizeniz varken, bu iki ülkede yer alan yakın şehirlere tur yapmanızı öneririz.

KAYNAKLAR

Leave a Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked *