Dubrovnik Ekonomik Gezi Rehberi

Dalmaçya sahilinin hem güzel hem en pahalı incisi


Hırvatistan’ın Adriyatik Denizi kıyısında yer alan en turistik şehri, eski adı ile Ragusa yani bizim bildiğimiz Dubrovnik. Maalesef, Hırvatistan’ın Avrupa Birliği’ne girmesi ile artık Türk vatandaşlarının Schengen vizesi ile ziyaret edebildikleri ve normalde de pahalı olduğu yetmezmiş gibi TL- Euro kuru etkisi nedeniyle çok daha pahalı bir yer haline gelen ancak yine de görülecekler listesinde üst sıralara yerleşmiş bir şehir burası.

Hırvatistan Yugoslavya’dan ayrılırken en güzel konumu kapmış ülke bize göre. Kuzeybatısında Slovenya, kuzeyinde Macaristan , güneyinde Bosna-Hersek , batısında Adriya Denizi , kuzeydoğusunda Sırbistan yer alıyor. Başkenti Zagreb olan ülkede Hırvatça konuşuluyor ve nüfusunun büyük çoğunluğu Katolik. Para birimi ise Kuna.

1991 yılında Hırvatlar, Yugoslavya’dan ayrılarak bağımsızlığını ilan etti. Daha öncesinde birçok ülkenin hakimiyeti altına girmiş olan ülke, İkinci Viyana Kuşatması’nın ardından, Avrupa’daki hakimiyeti azalan Osmanlı Devleti’nin gerilemesinden faydalanan Avusturya tarafından işgal etmeden önce bir dönem de Osmanlı’ya bağlı olarak varlığını sürdürmüştü. Ne güzel topraklarımız varmış yaa diye iç geçirmeden duramıyoruz.

DUBROVNİK’ E ULAŞIM: DUBROVNİK’ E NASIL GİDİLİR?

Uçak ile: İstanbul’dan Dubrovnik’e direkt uçuş maalesef bulunmamakta dolayısıyla Croatia Airlines ve THY’nin, başkent Zagreb aktarmalı uçuşları ile seyahat edebilirsiniz. Schengen vize uygulanan bu ülkede, havaalanında indikten sonra kalacağınız otel için rezervasyonunuzu göstermenizi isteyebilirler ve diğer bazı kişisel bilgilerinizi sorabilirler. Normal bir prosedür tabii ama yine de bahsetmeden geçmeyelim.

Karayolu ile: Karayolu tercih edecek olanlar, otobüs ya da kendi aracı ile Dubrovnik’e seyahat etmek isteyenleri uyaralım: Özellikle Türkiye’de bayram tatilleri ya da resmi tatilleri değerlendirerek Balkan turuna çıkan çok fazla insan olduğu için sınırlarda uzun kuyruklar olabiliyor. Buna hazırlıklı olursanız, sınırda çok fazla problem ile karşılaşmazsınız. Vizeniz, konaklama detaylarınız ve seyahatinize engel yasal bir durumunuz yoksa, rahatlıkla Hırvatistan’a geçiş yapabilirsiniz.

Deniz Yolu ile: Dubrovnik bahsettiğimiz ve zaten bildiğiniz üzere, Adriyatik kıyısında ve cruise gemilerinin uğrak noktalarından. İtalya’nın Bari şehrinden deniz yolu ile buraya ulaşabileceğiniz gibi, ülke içindeki Sipan, Kolocep, Lopud, Mljet, Korcula, Hvar, Brac adalarından ve Split’ten deniz yoluyla da buraya ulaşabiliyorsunuz.

DUBROVNİK ŞEHİR İÇİ ULAŞIM

Dubrovnik’te havaalanından şehir merkezine taksi, belediye otobüsü ya da shuttle servisler ile ulaşmanız mümkün.

Türkiye’den düzenlenen Balkan Turlarında Dubrovnik şehir gezisi ekstra tur olarak kişi başı 35-40€’dan ücretlendiriliyor. Biz de aynı hataya düştük bu sebeple size önemli bir tüyo vermek boynumuzun borcudur 🙂 Otobüsler Hırvatistan’a girdikten sonra, zaten kendi güzergahında olan bir alışveriş merkezinde duruyor. Ekstra Dubrovnik turu almayanlar da burada iniyorlar. Şimdi bu indiğiniz yer zaten eski şehir merkezine giden otobüslerin geçtiği ve bir sürü taksinin beklediği bir yer. Dolayısıyla taksiye bile binseniz 5€ ödeyerek eski şehre ulaşabilirsiniz. Dolayısıyla kalan 30€’yu şehir merkezinde alışveriş ya da yemek yiyerek harcayabilirsiniz. Bizden söylemesi 😉

Şehir içinde görülmesi gereken her şey Old Town yani eski şehir merkezi yani Stari Grad bölgesinde ki bu bölge motorlu araç trafiğine kapalı dolayısı ile tabanvay olarak gezmeniz gerekiyor.

DUBROVNİK’ DE KONAKLAMA: DUBROVNİK’ DE NEREDE KALINIR?

Dubrovnik’te konaklama için özellikle eski şehir merkezini tavsiye ederiz. Evet biraz daha pahalı ama buraya kadar gelmişken şehrin ruhunu yaşamanız gerekiyor. Zaten eski şehirde gezerken burayı bırakıp da başka bir yere gitmek istemeyeceksiniz, bu yüzden yakınında yamacında bir yerde konaklamanız psikolojiniz için daha iyi olacaktır 🙂

Dik merdivenli, yokuşlu ara sokaklarda bir çok pansiyon, hostel ve SOBE tabelaları göreceksiniz. SOBE’ler burada yaşayan insanların kendi evlerinde kiraladıkları odaları aslında. Booking.com’dan rahatlıkla bulabileceğiniz uygun fiyatlı bir konaklama alternatifi olan Sobe’lere genellikle dik merdivenli ara sokaklarda rastlayacaksınız.

DUBROVNİK’ DE KESİNLİKLE YAPILMASI GEREKENLER?

Sur yürüyüşü (City Walls): Eski şehir merkezinin girişi olan Pile Gate’in hemen solunda bir tane, St. Lucas Fortress ve St. John’s Fortress’da birer tane olmak üzere toplam üç yerden giriş çıkış yapabileceğiniz city walls yani şehir duvarları nam-ı diğer surlar toplam 1940 metre uzunlukta ve ortalama 1,5 metre kalınlıkta. Eski Şehri bu noktadan gezmek için bilet alıyorsunuz. Bilet fiyatı 150 kuna ve euo kabul etmiyorlar. Oldukça dik merdivenlerin bulunduğu uzun bir yürüyüş turu bu. Neredeyse 2 saat zaman geçireceksiniz. Yanınıza su almayı unutmayın ve kalabalıktan uzak kalabilmek için sabah erken saatleri tercih edin. Bu arada önemli bilgi: Akşam 19:00’dan sonra çıkışlar kapanıyor, bu yüzden sabah saatlerini tercih etmenizi tavsiye ederiz. Websitesi için buraya tık tık..

Teleferik (cable car) ile şehri kuşbakışı görmelisiniz. Teleferiğe bindiğiniz yere gidebileceğiniz üç seçenek mevcut. İsterseniz Pile ve Ploče kapılarından, şehir surlarının arka tarafında bulunan yaya kaldırımlarından 10-15 dakikalık bir yürüyüş ile, isterseniz daha kestirme ama daha fazla merdiven ve dik rampalı bir yol olan Stradun caddesinden Buža gate’e doğru çıkarak buraya ulaşabilirsiniz. Bu arada yağmurlu havalarda teleferik kapalı oluyormuş dolayısıyla önceden internetten kontrol etmenizi öneririz. Yetişkin gidiş dönüş bilet fiyatı ise 150 kuna ki bu da 150 TL yapıyor şu an 🙁 Websitesi için buraya tık tık.

Eski Limandan (Gradska Luka) kalkan tekne turlarına katılarak şehrin çevresini Adriyatik üzerinden gezebilirsiniz.  Günlük, yarım günlük, saatlik turlar ile adalar gezilerine göz atmanızı öneririz. Bizim bir dahaki sefere yapılacaklar listemizde olan bir aktivite.

Dubrovnik Card alın: Sur yürüyüşü bile 150 kuna iken 1 günlük karta 200 kuna vermek çok daha ekonomik olacaktır.

DUBROVNİK’ DE NE YENİR? NE İÇİLİR?

Dubrovnik Balkan turunun en pahalı şehirlerinden. Diğer balkan şehirlerinde 1€ ödediğiniz kahvenin tıpkısının aynısı burada 4-5 €

Eski şehir merkezinde birçok bar, cafe ve restorant mevcut. Genelde İtalyan menüsü hakim. Dondurmaları ise çok lezzetli.

Biz eski şehre girmeden, otobüs duraklarının olduğu meydanda, deniz kenarı bir restorantta oturup birer kahve içtik, şansımıza aç değildik de az hasarla kurtardık 🙂

DUBROVNİK’ DE ALIŞVERİŞ: DUBROVNİK’ DEN NE ALINIR?

Pek bir şey alınmaz 🙂 Biz bir tane magnet aldık. Eski şehir merkezi girişinde oturduğumuz restorantta 3 espresso ve 1 şişe soda için ödediğimiz 20€ üzerini kuna olarak verdiler biz de kunaları elimizden çıkartmak için 1 magnet alabildik, 2. magnet’e para üstümüz bile yetmedi düşünün artık..

Ama illa bir şey alacağım diyenler, farklılık olsun diye, hediyelik eşya dükkanlarından Game of Thrones motifli t-shirt vs almayı düşünebilirler, tarz ve zevk meselesi tabii 🙂

DUBROVNİK ŞEHİR TURU

Dubrovnik eski şehir merkezini gezmek için 1 gün fazla fazla yetecektir. Ama şehrin tadına varmak için 2, bilemediniz 3 gün Dubrovnik’te kalmanızı öneririz. İlk gün sabah erkenden şehir surlarını gezeceğiniz 2 saatlik bir yürüyüş yapabilir ve ardından eski şehir merkezini keşfedebilirsiniz. 2. gün ise teleferiğe binebilir ya da Lokrum veya Elaphiti Adaları tekne turlarına katılabilirsiniz.

Şehre girdiğiniz Pile kapısından liman bölgesindeki Ploce kapısına kadar yürüdüğünüz cadde Stradun Caddesi. Bu cadde yaklaşık 300 metre uzunluğunda ve Roma – Yunan etkileri taşımakta. Zaten şehir merkezinde görülmesi gereken her şey bu cadde civarında konumlanmış. Biz gidiş için ara sokaklar, dönüş için bu caddeyi kullanmanızı öneriyoruz. Zira rotamızı da buna göre çizdik, ama siz isterseniz tersten de gelebilirsiniz 🙂

Eski şehir merkezinde göreceğiniz önemli yapılar:

Büyük Onforio Çeşmesi (Velika Onofrijeva Fontana): Pile kapısından girdiğinizde hemen önünüze çıkan çeşme buz gibi soğuk suyuyla size merhaba diyor. Malum burada dik merdivenler, sur yürüyüşleri falan yapacaksanız şişenizi hemen bedavaya doldurun deriz 🙂 Dubrovnik Cumhuriyeti döneminde taze ve temiz su temini önemli meselelermiş. Bu çeşmeden akan suyu rahatlıkla içebiliyorsunuz, biz denedik tadı da oldukça hoş. Aziz Saviour Kilisesi (Crkva sv. Spasa u Dubrovniku) ise 1520 yılında büyük bir depremin ardından Tanrıya teşekkür etmek amacıyla inşa edilmiş olduğu söylenen ve çeşmenin hemen karşısında yer alan, şehir turunda göreceğiniz ilk dini yapı.

Game of Thorones dizisinin King’s Landing’inde ünlenmiş Jesuit Merdivenlerinde oturmak ya da meşhur Cersai pozlarından vermek bedava 🙂 Merdivenler Gundulić meydanı ile St. Ignatius Kilisesi arasında yer alıyor.

Rektör Sarayı (Knezev Dvor): Gotik, Barok ve Rönesans etkileri taşıyan bina, günümüzde Dubrovnik Müzesi Tarih Bölümü’ne ev sahipliği yapmakta. Hemen arkada yükselen kubbeli yapı ise Dubrovnik Katedrali (Dubrovačka Katedrala). Katedrale giriş ücretsiz ve şehrin farklı noktalarından da rahatça görülen şehir sembollerinden bir tanesi kendileri.

Stradun caddesinin sonunda yer alan Çan Kulesi (Gradski zvonik u Dubrovniku) ve hemen yanındaki Aziz Blaise Kilisesi (Crkva sv. Vlaha) burada yer alan diğer önemli yapılar. Kilise 1715 yılında inşa edilmiş. İç kısmı ve mermer işlemeleri ile oldukça görkemli. Şehirdeki birçok düğün töreni de burada yapılmakta. Orlando Sütunu (Orlando Stup) ise kilisenin hemen önünde yer alıyor. Kilisenin ve Çan kulesinin ihtişamı altında fiziki olarak biraz ezik duruyor ama bu sütun Dubrovnik festivallerinin açılış ve kapanış törenlerindeki temel sembol.

Sponza Sarayı (Sponza-Povijesna arhiv): Şehirde orijinal formunun korunduğu en güzel yapılardan biridir. Stradun caddesinin sonunda Aziz Blaise kilisesinin hemen karşısında yer alıyor.

Dönüş yolununda dilerseniz Old Port yani Dubrovnik limanına gidip, orada zaman geçirebilirsiniz. Ya da Ploce Kapısından çıkarak teleferiklerin hareket noktasına gelir oradan kuşbakışı bir tur da yapabilirsiniz. Biz dönüşü Stradun caddesi üzerinden ana giriş kapısına doğru tam bir tur olacak şekilde çizmeyi tercih ettik.

Stradun caddesinde binalarda hayvan kafası motifli çıkıntılar fark edeceksiniz. İnsanlar koşup koşup burada kaymadan asılı kalıyor ve fotoğraf çektiriyorlar. Biz de ne olduğunu anlamadan yaptık 🙂 Sonradan öğrendiğimize göre eğer burada düşmeden t-shirtünüzü değiştirebilirseniz dileğiniz kabul olurmuş. Ya da bu tarz birşeyler işte 🙂

Eski Eczane Müzesi ve Franciscan Manastırı: Franciscan Monastery içinde Avrupa’nın en eskisi olduğu söylenen eczane biraz küçük. Ancak yapı içinde müze ve yeşillik alan ile tatlı bir manastır var. Biz içeri girmedik ama kapısında bi poz verdik tabii 🙂

Dubrovnik’te bütün bu önemli noktaları gezdikten sonra hala zamanınız varsa gidebileceğiniz diğer yerler: Etnografya Müzesi(Etnografski Muzej Rupe), Denizcilik Müzesi (Pomorski Muzej), Marin Drzic Evi (Dom Marin Drzic), Kültür ve Tarih MüzesiVisia 5D Multimedya MüzesiAkvaryum (Akvarij), Revelin Hisarı (Tvrdjava Revelin), LazaretiBokar Hisarı (Tvrdjava Bokar) ve St. John Hisarı (Tvrdjava sv. Ivana).

DUBROVNİK’ DE EĞLENCE VE GECE HAYATI

Dubrovnik’te çılgın bir gece hayatı olması zaten beklendik bir şey olmalı. Neden? Öncelikle burada karşılaşacağınız neredeyse herkes turist, dolayısıyla zaten tatildeler ve eğlenmek istiyorlar. Sonra burası Adriyatik sahilinde çok güzel ve masalsı bir şehir. Haliyle insanın içini kıpır kıpır ediyor. Ayrıca bar, pub, club ve restorantlar ile dolu yani alternatifleriniz sınırsız. Üzerine millet zaten battı balık yan gider diye düşünürde alkol fiyatlarının ciddi ciddi pahalı olmasına aldırmazsa, müzikli, eğlenceli bir gece hayatı kaçınılmaz son 🙂

DUBROVNİK YAKININDA GEZİLEBİLECEK DİĞER YERLER: ALTERNATİF TURLAR

  • Dubrovnik’e gelmişken zamanınız varsa komşu ülkelere geçmenizi öneriyoruz. Mesela, Bosna Hersek özellikle konum itibariyle daha yakın olan şehri Mostar ya da Karadağ’da Budva önereceğimiz çok da uzak olmayan alternatif turlar. Tabii bir araç kiralamanız daha pratik ve rahat olacaktır.
  • Yok benim o kadar zamanım yok, bi’ bakıp döneceğim diyorsanız ve eğer yazın Dubrovnik gezisi yapıyor ve deniz, kum, güneş kafasındaysanız, Lokrum Adasına gitmelisiniz. Burası kimsenin ikamet etmediği doğa ile iç içe bir ada. Lokrum adasına, Ploce Gate kapısının dibindeki Dubrovnik eski şehir merkezi limanı olan Porporela’dan kalkan tekneler ile 15 dakikada geçiyorsunuz.  Yolculuk kişi başı 40 Kuna. Sezona bağlı olarak günde 2 veya 4 sefer düzenleniyor. Adada görülecek yerler ise;  Benedictine Manastırı ve Botanik bahçeleri. 
  • Aynı şekilde günlük tekne turları ile Elaphiti adalarını gezebilirsiniz. Bu adalar:  KolacepSipan ve Lopud. Tekne turları, eğer anlaşmalı bir otelde kalıyorsanız, sizi otellerden de alabiliyor. Tur içinde yemek, müzik ve içki veriyorlar aynı zamanda aradaki adalara uğrayabiliyor ve Adriyatik denizinde mola vererek denize girebiliyorsunuz.
  • İlave olarak, Dubrovnik’ten feribot ile Split’e geçebilirsiniz. Birçok şehirde duran bu feribot rotası çok fazla rağbet gören bir alternatif. Jadrolinija, Kapetan Luka ve Catamaran firmaları ile Dubrovnik – Split arasında, 210 kuna (200 TL) civarında bir fiyat ödeyerek feribot ile ulaşım sağlayabilirsiniz.

DUBROVNİK GEZİ NOTLARI

  • Arkadaşlar Dubrovnik çok pahalı. Biz Karadağ’da çok çok az maliyetli iki gün geçirdikten sonra Dubrovnik’te bir şok yaşadık. Bu yüzden sizi en başından uyaralım.
  • Bunun haricinde güzel bir şehir, sokaklarında kaybolun, her yere girin çıkın, ana caddeye ulaştığınızda yolunuzu nasılsa bulursunuz, haritayla falan çok fazla haşır neşir olmadan etrafa göz atın..

Leave a Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked *