Scroll to Content

BRUGGE Ekonomik Gezi Rehberi

Masalsı Ortaçağ şehrinde yolculuk


Brugge, Belçika’ nın kuzey batısında, West Flanders’ ın başkenti ve Dutch dilinde köprü anlamına gelen masalsı bir ortaçağ şehridir. Tarihi şehir merkezi World Heritage Site of UNESCO dünya mirasları listesinde yer almaktadır. Diğer turistik şehirler ile karşılaştırıldığında, 430 hektar gibi oldukça küçük bir alan üzerine kurulmuş olan bu şehir kesinlikle görülmesi gereken Avrupa şehirlerinden biridir.

Bu şehirde gezerken, sanat ve mimarinin birbiri ile etkileşimi çok net bir şekilde görülmektedir. Kuzey Avrupa ve Baltık bölgesinin karakteristik özelliklerinden olan Gotik tuğlalar ise adeta şehir kimliğinin bir parçasıdır.

BRUGGE’ A ULAŞIM: BRUGGE’ A NASIL GİDİLİR?

Uçak ile: Uçak ile önce Belçika’ nın başkenti Brüksel’ de yer alan Brüksel Havaalanına inmeli ardından da tren ile Brugge’ a gelmelisiniz.

Tren ile: Diğer Avrupa şehirlerinde olduğu gibi Belçika da çok gelişmiş bir tren ağının parçasıdır. Hem turist ofislerinden temin edebileceğiniz hem de tren garlarında hemen hemen her platformda yer alan panolarda bulunan haritalar rahat okunabilir ve anlaşılırdır. Tren hareket saatleri ve hareket edecekleri platformlar, garlarda yer alan ekranlardaki bilgi ile uyumlu ve bu sebeple de kolayca bulunabilirdir.  Sadece son dakika güncellemeleri için bir gözünüzün bu ekranlarda olması önemlidir. www.railtime.bewww.eurostar.com ya da www.thalys.com web sitelerinden tren bilgisi, duraklar, güzergah ve fiyat bilgisine ulaşabilirsiniz. Bu arada Avrupa’ da 26 yaş altına uygulanan indirimlerden yararlanmayı unutmayınız.

Araç ile: Eurotunnel, Calais ve Dunkirk’ ten E40 otobanını ile Brugge’ a ulaşabilirsiniz. Şehir merkezine Brugge Centrum tabelalarını takip ederek rahatça ulaşacaksınız. Şehir içinde araç kullanmak oldukça dar olan sokakları nedeniyle çok rahat değil bu sebeple aracınızın şehir merkezinin dışında park etmenizi öneririz.

BRUGGE ŞEHİR İÇİ ULAŞIM

Şehir içinde ulaşım için yürümenizi ya da bisiklet kiralamanızı öneriyoruz.  Şehir dışında kalan alanlara daha pratik ve hızlı ulaşım için ise otobüsleri tercih edebilirsiniz. www.delijn.be sitesinden hareket saatleri ve güzergah bilgisini inceleyebilirsiniz.

BRUGGE’ DA KONAKLAMA: BRUGGE’ DA NEREDE KALINIR?

Bu turistik şehir küçük olmasına rağmen birçok otel, hostel, oda& kahvaltı seçeneği bulabileceğiniz bir yerdir. Biz her zaman yaptığımız gibi Brugge’ da da kalacağımız oteli bulmadan önce Booking.com, hostelworld.com, airbnb.com sitelerinde yer alan alternatiflerimizi karşılaştırdıktan sonra, Europa Hostel’ de 6 kişi ile birlikte paylaşacağımız odamızı seçtik. Bu hostel, hem temiz ve uygun fiyatlı (kahvaltı dahil), hem de tren istasyonu ve şehir merkezinden yürüme mesafesinde olduğu için bizim için idealdi.

BRUGGE’ DA KESİNLİKLE YAPILMASI GEREKENLER

Yürüyüş: En rahat spor ayakkabılarınızı giyerek, bu masal kentinin dar sokaklarında kaybolun. Bir şehri keşfetmenin en güzel yönteminin gerçekten de bu olduğuna inanıyoruz. Yolda sizi bekleyen sürprizler, karşılaştığınız kişiler bambaşka bir deneyim yaşamanızı sağlayacaktır. Eğer yürümek istemiyorsanız, City Tour ları tercih edebilirsiniz. Bu minik otobüsler görülmesi gereken tüm noktalara uğrar ve tarihi noktalarda da genellikle İngilizce anlatım mevcuttur.

Fayton gezisi: At arabası üzerinde romantik bir “carriage ride” turu yaparak şehri keşfedebilirsiniz. Ücretleri biraz fazla olsa da çok fazla zamanınız yok ve bütçenizi sarsmayacak ise, bu turistik aktiviteyi deneyimleyebilirsiniz.

Kanal Turu: Yarım saat süren ve Brugge’ un en güzel noktalarını görebileceğiniz kanal turları ile Brugge’ un gerçekten de masal gibi bir şehir olduğunu fark edeceksiniz.

BRUGGE’ DA NE YENİR? NE İÇİLİR? 

Belçika’ dayken tercih etmeniz gereken yiyecek kesinlikle midye& patates. Menüde, Moules& Frites gördüğünüz anda kaçırmayın. Yanına bir Belçika birası tatlı olarak da çikolata ya da goffret (waffles) seçmelisiniz.

Eğer henüz Belçika birası denemediyseniz, daha fazla beklemeyin. Onlarca farklı tür ve marka birayı rahatça bulabileceğiniz bu şehirde, herhangi bir cafe ya da restoranın bahçesine oturup havanın ve şehrin tadını çıkartabilirsiniz. Şehirde yer alan Bira Müzesine uğrayarak farklı biraları test edebilirsiniz.

Daha Brugge şehir merkezine varmadan, sizi saracak çikolata kokusuna doğru yaklaştıkça sizi karşılayacak olan çikolata dükkanları ve vitrinlerini süsleyen bu mükemmel çikolata sanatına hayran kalacaksınız. Bu şehre kesinlikle diyetteyken gelmeyin ya da diyetinize kısa bir mola verin zira bir parça çikolata iştahınızı kesmeyecektir çünkü yıllık 172.000 ton çikolaranın üretildiği ve 2000’ den fazla çikolata dükkanının yer aldığı bir ülkede bulunuyorsunuz. Çikolata dükkanı demişken, Leonidas marka çikolataları denemenizi öneririz.

BRUGGE’ DA ALIŞVERİŞ

Brugge geziniz dönüşünde valizine koymanız gereken magnet, kartpostal ya da kar topları vs gibi koleksiyon parçalarınız dışında kesinlikle çikolata, bira ve dantel. Brugge’ un 13. yy’ dan kalan tarihi bir mirası olan danteller hemen hemen her yerde karşınıza çıkacaktır. Kantcentrum Museum (Lace Centrum Museum) müzesini ziyaret edebilirsiniz.

BRUGGE ŞEHİR TURU

Yukarıda da bahsettiğimiz gibi bu şehri yürüyerek, at arabaları sırtında, turist otobüsleri ile ya da kanal turu yaparak keşfedebilirsiniz. Oldukça küçük olan tarihi eski şehir merkezi geniş bir avlu içinde yer alır ve birbirinden güzel binalar ile çevrelenmiştir. Kapalı müzeleri gezmek yerine, dar sokaklarda yürüyerek, cafelerin açık alanlarında oturarak, kanal etrafındaki restoranlarda yemek yiyerek şehrin ambiansını daha derinden hissedebilirsiniz. Bizim sizin için hazırladığımız bu iki günlük Brugge gezisinde, yürüyüş rotasını sadece yarım gün sürecek ve görülmesi gereken önemli yerleri kapsayacak şekilde hazırladık. Bu şekilde günün geri kalan zamanını dilediğiniz gibi harcayabilirsiniz. Brugge’ da kesinlikle en az bir gece konaklama yapmanızı tavsiye ederiz.

1. GÜN:

Burg Square: Bu meydan, şehrin göbeğinde tarihi ve idari bir merkezdir. Orta çağ kentinin derinliklerine doğru yapacağınız bu geziniz için başlangıç noktanızı oluşturacaktır.

Bruges City Hall (Stadhuis): 1376 yılında inşa edilen bu baş yapıt Hollanda’ daki en eski belediye binasıdır.  Bu gotik yapıyı, hergün 9:30 ve 17:00 saatleri arasında Museum Pass ve Bruges City Card’ ınız varsa bedava yoksa 4,00 euroya ( tam bilet) ziyaret edebilirsiniz.

Basilica of the Holy Blood (Basiliek van het Heilig Bloed): Burg meydanında yer alan 12. yy’ dan kalma bu chapel, Hz. İsa’ nın kanı ile lekelenmiş olduğuna inanılan bir elbise parçasının bulunduğu şişeye de ev sahipliği yapar.

Belfort Belfry: 83 metre yükseklikteki kulenin tepesine çıktığınızda hazine odası, etkileyici bir saat mekanizması ve 47 silvertoned zil ile çan takımı yer almaktadır. 366 basamağın sonunda ulaştığınız bu noktada, Brugge’ un panoramik ve unutulmaz manzarası ile kendinizi ödüllendirebilirsiniz. Daha fazla bilgi için tıklayınız.

Grote Markt: Orta çağ tarzı binaların, at arabalarının ve açık alanı bulunan birçok restoranın yer aldığı turistik ve kalabalık bir meydandır.

Choco-Story: Eğer bir çikolata düşkünü iseniz bu durak sizin için çok eğlenceli olacaktır. Burada bir saat geçirerek, kakao ve çikolata tarihini öğrenebilir, çikolata yapımını izleyebilirsiniz. Detaylı bilgi için buraya tıklayınız.

Bruges Beer Museum: Brugge Bira Muzesinde (Beer Museum) bira ile ilgili hiç bilmediğiniz şeyleri eğlenceli ve yenilikçi bir şekilde keşfedebilirsiniz. Hem bira tarihi ile ilgili bilgiler edinip, hem de farklı biraların tadına bakabilir, koklayabilir ve içeriğini tek tek hissedebilirsiniz. Amsterdam’  daki Heineken Experience ‘ e benzeyen bu deneyim kesinlikle ziyaretinize değecektir.

2. GÜN:

St. Salvator’s Cathedral (Sint-Salvatorskathedraal): Aynı zamanda Saint Saviour’s Cathedral olarak bilinen en eski kiliselerden biridir. Daha fazla bilgi için tıklayınız.

Old St. John’s Hospital (Sint- Janshospitaal): 800 yıllık bir tarihi olan bu mekanda rahip ve rahibelerin dini görevlerini geleneksel bir şekilde yerine getirişini izleyebilirsiniz. Şapel dışında burada tıbbi aletler, sanat eserleri ve Hans Memling’ in 6 adet yağlı boya eserinin de bulunduğu inanılmaz bir koleksiyon arşivi yer almaktadır.

De Halve Maan Brewery: Eğer farklı bir öğle yemeği denemek istiyorsanız buraya uğramalısınız.

Beguinage (Begijnhof): Sessiz ve huzurlu bu ortamda evlerin etrafında yürüyebilir, parklarda dinlenebilir ve bir sürü fotoğraf çekebilirsiniz.

Groeningemuseum: Geçireceğiniz 2 saate değecek çok güzel bir sanat galerisidir.

Şehirdeki güncel aktiviteler ve yapılacak diğer herşey için buraya tıklayabilirsiniz.

BRUGGE’ DA EĞLENCE VE GECE HAYATI

Brugge gece hayatı denilince akla ünlü diskolar, gece kulüplerinden ziyade sakin ve keyifli bir ortamda, şehrin gece ışıkları altında sizi büyülecek romantik manzarası eşliğinde bir kadeh bir şeyler içmek ve etrafınızdakilerle muhabbet ederek yerel hayatı daha yakından anlamaya çalışmak gelir.

Ilık ve ya hafif serin bir akşamda özellikle kanal etrafında yer alan restoran ya da kafelerin açık alanlarında oturmalısınız.

BRUGGE YAKININDA GEZİLEBİLECEK DİĞER YERLER: ALTERNATİF TURLAR

Eğer seyahatiniz önce Amsterdam sonrasında Brugge’ a gelecek şekilde organize ettiyseniz, yol üzerinde kısa molalar verebileceğiniz iki şahane kent: Gent ve Antwerpen.

Açıkcası tren aktarmaları arasında 3- 4 saat içinde yürüyerek keyif alabileceğiniz bu şehirlerde göreceğiniz daha doğrusu görmeniz gereken her şey tren garı ile şehir merkezi arasında sıralanmış vaziyettedir. Çok fazla zamanınız yoksa trenden inip, kısa bir şehir turu yaptıktan sonra bir sonraki trene binebilirsiniz. Bir noktadan diğerine tren ile giderken aktarmalarının esnek  olması ve kesinlikle bir sonraki trene bineceksiniz yoksa ilave ücret ödersiniz gibi bir zorunluluk olmamasının en büyük faydası da sanıyoruz ki budur.

BRUGGE GEZİ NOTLARI

  • 27 müzeye bedava giriş, bisiklet kiralamada ve şehir içi ulaşım araçlarında indirim sağlayan 2 ya da 3 günlük “Bruges City Card” almalısınız.
  • Brugge’ u gezmek için en güzel zaman ilkbahar ya da sonbahar dönemidir. Haziran- Ağustos arası çok fazla sayıda turistin akımına uğrayan bu kent hem otellerin doluluk oranının arttığı ve fiyatların yüksek olduğu hem de kalabalık nedeniyle rahat bir gezinti yapmanın, hatta fotoğraf çekmenin bile zor olduğu  dönemlerdir.

KAYNAKLAR

 

Leave a Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked *