Scroll to Content

BERLIN Ekonomik Gezi Rehberi

Almanya’nın başkentine yolculuk..

Berlin-map


Berlin Avrupa denilince gidilecek yerler arasında ilk sırada yer alan, dolu dolu bir şehir. Bu şehrin sokaklarında amaçsızca dolaşırken tarihin kokusu, kültürel aktiviteleri, kosmopolit insan topluluğu, sanat eserleri, mimari yapısı sizi içine çekecek ve zamanın nasıl geçtiğini fark edemeyeceksiniz. Burada hiç sıkılmazsınız. Yapacak milyonlarca şey bulabilir, her gün gezilecek, görülecek yüzlerce yer listeleyebilir ve bu sayede bir sürü yeni bilgi ve tecrübe edinebilirsiniz.

Berlin, dünya tarihinin en utanç verici anlarına ev sahipliği yapmış, bombalarla yerle bir olmuş ve sonra yer yer yeniden yapılanmış bir açık hava müzesi gibi. Hitler döneminden neredeyse hiç bahsedilmese de (ne halk arasında adını duyarsınız ne de bir yerde ismini görürsünüz) izleri tamamen silinmemiş olan bu şehirde müzeleri, meydanları, Yahudi anıtlarını, Berlin Duvarı’nı gezerken içinizde büyük bir burukluk hissedeceksiniz. Bu sebeptendir ki Berlin’i ya seversiniz ya da nefret edersiniz demek yanlış olmaz. Biz Berlin’e birkaç defa “tick” atanlardanız. Alman arkadaşlarımız sayesinde oldukça lokal bir tatil yapma ve gece hayatını, yemeklerini, günlük yaşantıyı deneyimleme şansımız da oldu, Christmas döneminde Berlin’in keyfini çıkartma imkanımız da. Ancak hala Berlin bizim için dudağımızda acı bir tebessüm bırakan ve tam olarak sevip sevmediğimize karar veremediğimiz bir yer.

Berlin’de karşınıza çıkan insanların %90’ının Türk olma ihtimali çok yüksek. Türk yemekleri yiyebilir, dükkanların önünden geçerken Türkçe müzik bile duyabilirsiniz. Bu sebeple kesinlikle kaybolmaz ya da kendinizi unutulmuş bir bölgede hissetmezsiniz. Sırt çantanız ile tek başınıza rahat bir tatil yapabileceğiniz ender şehirlerden biridir Berlin. Berlin’ de turistik yerleri gezip tamamladıktan sonra, sokaklarında rotasız yürümenizi, başınızı kaldırıp binalarının mimarisine dikkat etmenizi, kafelerinde mola vermenizi öneririz.

Berlin’in turistik yerlerinden uzak sokaklarında yer alan lokal kafeler adeta birer tasarım butiği gibi. Bazı kafelerde hafta sonu kendi içkinizi getirip büyük bir arkadaş topluluğuyla mekanda sağlanan açık büfe yiyeceklerden alarak adeta ev oturması gibi aktiviteler düzenleniyor. Mekan kiralamak diye bir mantık olmadan hem de! Çoğu gece klübü ya da eğlence mekanında “dress code” diye birşey de yok. İnsanlar oldukça rahat, gösterişten uzak, temiz ama çok abartı bakımlı, makyajlı vs. değil. Bu da size kendinizi oldukça rahat hissettiren başka bir özelliği bu şehrin.

BERLİN’ E ULAŞIM: BERLİN’ E NASIL GİDİLİR?

Uçak ile: Berlin’de kuzey batısında yer alan Tegel ve güney doğusunda yer alan Schönefeld olmak üzere iki adet havaalanı yer almaktadır. Bu iki havaalanına hemen hemen bütün havayolu şirketleri, direkt ya da aktarmalı (genellikle Almanya içinden en büyük havaalanı olan Frankfurt üzerinden) uçuşlar düzenlenmektedir. Berlin’e Türkiye’den direkt ve ucuz uçuş bulmak ise oldukça mümkün. Neredeyse her gün düzenlenen seferler için belli bir zaman öncesinden ve özellikle bayram ya da tatil dönemleri dışında oldukça hesaplı uçak bileti bulabilirsiniz.

Tren ile: Almanya demiryolu ağı Deutsche Bahn (DB), diğer Avrupa şehirleri gibi oldukça geniş. Berlin garı Avrupa’daki en büyük gar. Hem Almanya içinden hem de diğer Avrupa şehirlerinden, ICE, InterCity ve EuroCity trenleri ile kolay ve rahat bir yolculuk yapabilirsiniz.

BERLİN ŞEHİR İÇİ ULAŞIM

berlin1

Berlin Tegel Havaalanından şehir merkezine otobüsler ile maksimum 30 dakikada ulaşıyor. Schönefeld Havaalanından otobüslerin yanı sıra S9 ve S45 banliyö trenleri de mevcut ancak otobüsler daha kolay ulaşılabilir olduğundan tercih edebilirsiniz. Resmi BVG web sitesinden ulaşım planını indirebilir, bilet fiyatları hakkında bilgi edinebilir ve kalkış- varış noktalarınızı yazarak alternatif ulaşımları listeleyebilirsiniz.

Berlin’de Metro (U), banliyö (S), gece otobüsü (N), otobüs, tramvay (sadece Doğu Berlin’de) ve taksiler ile şehir içi ulaşım oldukça kolay ve bu tüm ulaşım araçlarının birbirleriyle bağlantısı mevcut. Toplu taşıma sistemi A, B ve C olmak üzere üç bölüme ayrılmış. Schönefeld Havaalanını kapsayan ABC bilet dışında sadece kent içinde AB bileti yeterli olacaktır. Bütün U-Bahn ve S-Bahn platformlarında bilet alma otomatları ile büyük garlarda gişeler mevcut. Otomatlarda Türkçe seçeneği mevcut ve dolayısıyla işlemlerinizi aynı Türkiye’deymişsiniz gibi rahatça yapabilirsiniz. Tek bilet almak yerine, size çoklu kullanım imkanı sağlayacak kartları tercih etmenizi öneririz.Bizim aşağıda vereceğimiz 3 günlük Berlin turunuz için yaklaşık 30 euro olan “3 günlük Berlin WelcomeCard” almanızı tavsiye ederiz zira bu kart ile ulaşım araçlarına ücretsiz binebilecek, yüzden fazla turistik ve kültürel yerde indirim sağlayacak ve yanında cep rehberi, kent planı ve ulaşım ağı planı da almış olacaksınız. Biletlerinizi ulaşım araçlarına binmeden önce platformlarda yer alan makinelerde valide etmeyi unutmayın aksi takdirde onaylanmamış biletler ile seyahat etmekten ötürü ceza yiyebilirsiniz.

BERLİN’ DE KONAKLAMA: BERLİN’ DE NEREDE KALINIR?

Berlin oldukça turistik ve kalabalık bir şehir dolayısıyla konaklama alternatifleri de oldukça fazla. Booking.com ya da airbnb’ den otel, hostel, Bed&Breakfast opsiyonları karşılaştırırken yorumları dikkatle okumanızı, konaklayacağınız otelin konumuna ve metro, otobüs durağı gibi ulaşım araçlarına yakınlığını da dikkate almalısınız.

BERLİN’ DE KESİNLİKLE YAPILMASI GEREKENLER?

Tiergarten’de piknik yapın: Central Park New York için, Hyde Park Londra için ne ise, Tiergarten de Berlin için o. Bu parkta kısa bir yürüyüş ve piknik yapmanızı tavsiye ederiz.

Christmas Market – Gendarmenmarkt: Fransız katedrali (Franzözischer Dom /French Cathedral), Alman Katedrali (Deutscher Dom /German Cathedra, and Konser Salonu (Konzerthaus /Concert House) olmak üzere 3 önemli binanın yer aldığı ve etkileyici derecede güzel bir meydan olan Gendarmenmarkt özellikle Berlin’deki en göz alıcı Christmas marketlerinin kurulduğu yerdir.

Bedava yürüyüş turlarına katılın: Eğer Berlin’de hem önemli noktaları kaçırmak istemiyor hem de diğer turistler ile tanışmak ve lokaller ile gezmek istiyorsanız düzenlenen bedava yürüyüş turlarına katılabilirsiniz.

Tempelhof: Berlin Tempelhof Havalimanı, Prusya kuvvetleri tarafından bir tören alanı olarak kullanıldı. 1909 yılında, Fransız Armand Zipfel, Tempelhof’da ilk uçuş gösterisini yaptı.Havaalanının en belirgin özelliklerinden biri, 1950’ler, 1960’lar ve 1970’lerin başlarında en parlak dönemini yaşayan en çağdaş uçakları karşılayan, geniş, gölgelik tarzı çatısının olmasıydı. Tempelhof Havaalanının ana binası yeryüzünde ilk 20 büyük bina arasında idi ve duty-free mağazasıda bulunmaktaydı. 2008 yılından itibaren faaliyet göstermeyen bu eski havaalanı Berlin’lilerin bisiklete bindikleri, kayak yaptıkları ve uçurtma uçurdukları bir arazi olarak hala yaşamaktadır.

Welcome Card: Berlin WelcomeCard alarak %25’e kadar indirim sağlayabilir ve bütün ulaşım araçlarında bedava yolculuk yapabilirsiniz. Berlin 2-3 günlük bir tatil için fazlaca yürümenizi gerektirecek bir şehir dolayısıyla bizim rotamızı takip ediyorsanız özellikle 2. ve 3. gün ulaşım araçlarını kullanmanızı tavsiye ederiz.

BERLİN’ DE NE YENİR? NE İÇİLİR?

Öncelikle şunu belirtelim; Berlin’de aç kalmazsınız. Bu şehirde çok fazla yemek alternatifi ve restoran olmasının yanında oldukça fazla ayaküstü atıştırmalıklar mevcut. hem Alman biraları midenizi yeteri kadar şişerecek üzerine bir de fiyatlar oldukça uygun. Ama kesinlikle denemenizi önereceğimiz birkaç şey var tabii ki.

Currywurst: Körili ketçap sosuyla tatlandırılan önce buharda pişmiş sonra kızartılmış sosis. Domuz sosisi çoğunlukta ama domuz yemem derseniz dana hatta tavuk etinden bile yapılanları mevcut. Sadece biraz araştırmanız gerekecek.

berlin6

Weissbier: Buğday birası. Almanya’nın bira vatanı olduğunu ve Almanların da birayı su gibi (daha doğrusu bizdeki karşılığı soda gibi) içtiklerinden bahsetmemize gerek yok sanırız. Berlin’ de iseniz ve bira severseniz, menüde karşılaştığınız tüm biraları denemenizi tavsiye ederiz.

Steak: Almanya genelde steakhouse cenneti. Berlin’de de bir akşam steakhouse’a gidebilir, T-Bone steak deneyebilirsiniz.

Schnapps: Yüksek oranda alkol içeren çeşŸitli likör türlerinden set bir içki. Kesinlikle tadına bakmalısınız. Yemekten sonra tatlı niyetine alırsanız, sindirime yardımcı oluyor derler 🙂

Pfannkuchen (Berliner): İçinde reçel, çikolata, marmelat vs. olan bu tatlı ve pudra şekerli hamurlardan Türkiye’ de de var ancak yine de hazır Berlin’ deyken deneyerek karşılaştırma yapmanızı öneririz.

Bretzel: Simit tarzında ama kraker gibi gevrek, susam yerine kaya tuzu eklenmiş fiyonk şeklinde bir yiyecek. Aslında çoğu Türk tadını pek beğenmez ama açıkcası biz neredeyse hergün bıkmadan yedik. Bir de uçakta içi peynirli olanı vermişlerdi (ki bayıldık) ama şehirde bulamadık diye de çok üzüldük.

berlin2

BERLİN’ DE ALIŞVERİŞ

Berlin aradığınızdan daha fazlasını bulabileceğiniz bir şehir. Büyük AVM ve şehir merkezinde yer alan ünlü markaların mağazalarının yanında pazarları gezmeli ve bit pazarına uğramalısınız.

Berlin’de hemen hemen her gün bir pazar bulabilirsiniz. Tercih edebilecekleriniz;  Prenzlauer Berg’de yer alan Kollwitzplatz (Perşembe ve Cumartesi günleri), Kreuzberg kanalı boyunca uzanan Kudos  (Salı ve Cuma günleri) ve özellikle Perşembe akşamları Markthalle Neun. Dip not: Kreuzberg Türklerin yoğunlukla yaşadığı bir tam bir Türk mahallesidir.

Bit pazarı (Flea Market):  Sevseniz de sevmesenizde Berlin’de iseniz, kesinlikle bir bit pazarına uğramalısınız. Eski klasik ürünler için Arkonaplatz, Berlin moda ve tasarımları için Nowkoelln Flowmarkt ve elektronik eşyalar için Mauerpark tavsiye edeceklerimizden.

berlin31

BERLİN ŞEHİR TURU

1.Gün: Tarih’e yolculuk

Berlin Duvarı, Reichstag Parlamento Binası, Brandenburg Kapısı, Unter den Linden Bulvarı üzerinde yer alan Alman Tarihi Müzesi, Berlin Katedrali ve DDR Müzesi, Müzeler Adası, Berlin Televizyon Kulesi, Alexanderplatz, Doğu Yakası Galerisi, Sovyet Anıtı, Treptower Park, Yahudi Müzesi, Çarli Kontrol Noktası, Topography of Terror, Potsdamer Platz, Katledilen Avrupalı Yahudiler Anıtı (Holocaust Anıtı), Gendarmenmarkt göreceklerimiz arasında.

Berlin Duvarı (Berlin Wall – Berliner Mauer): Doğu Almanya vatandaşlarının Batı Almanya’ya kaçmalarını önlemek için Doğu Alman meclisinin kararı ile 13 Ağustos 1961 yılında yapımına başlanan 46 km uzunluğundaki Berlin Duvarı, önce bir tel örgü, sonra güçlendirilmiş bir tel örgü, sonra beton duvar olarak inşa edildi. Wedding ve Mitte on Bernauer Straße bölgeleri arasında yer alan bu duvar zamanında Berlin’i Doğu ve Batı olarak ikiye ayıran, diğer adıyla “utanç duvarı”.

Duvar Kurbanları Anıtı (Memorial to the Victims of the Wall), Belgelendirme Merkezi (Documentation Centre )ve Uyumlaştırma Tapınağı (Chapel of Reconciliation) gibi bölümleri vardır.

Reichstag Binası (Reichstag building): Alman Federal Parlementosunun ikamet yeri. Uzun ve kalabalık kuyruğa aldırmayarak sıranızı beklerseniz, binanın en üst katındaki yer alan cam kubbeye çıkarak şehrin 360 derece kuş bakışı manzarasını izleyebilirsiniz. Bu çatı terasına çıkış ücretsiz ancak en az 2 gün önceden kayıt yaptırmanız gerekmekte. Kayıt web sitesinden bir form doldurabilirsiniz.

Brandenburg Kapısı (Brandenburg Tor/ Brandenburg Gate): Şehrin ana giriş kapısı olarak tasarlanan ve yapımı 1791 yılında tamamlanan Brandenburg Kapısı, Berlin’in en ikonik ve turistik öğelerinden birisidir. Ekim 2002 tarihinden bu yana araç trafiğine, otobüslere ve taksilere de olduğu gibi kapalıdır. Soğuk savaş döneminde şehrin doğu ve batı olarak bölünmesine yönelik varlık gösterse de, Berlin duvarının yıkılmasından sonra Almanya Birliğinin simgesi haline gelmiştir.

Unter den Linden Bulvarı (Unter den Linden Boulevard): Müzeler adasından Brandenburg Kapısına kadar uzanan bulvar boyunca, sağlı sollu yer alan birçok anıt ve heykel dışında ayrıca, Humboldt Üniversitesi, Opera Binası (The State Opera), Şehir Kütüphanesi (The State Library), Alman Tarihi Müzesi (The German Museum of History) ve elçilikler bulunmaktadır.

Alman Tarihi Müzesi (German History Museum): Almaya’nın köklü tarihi hakkında detaylı bilgi sahibi olacağınız bir müze. En az 2-3 saat burada göz açıp kapayana kadar geçecektir.

Berlin Katedrali (Berlin Cathedral/ Berliner Dom): Berlin Katedrali çarpıcı yeşil kubbesi ile Berlin’de yer alan en popüler ve favori merkezlerden biridir. Az bir miktar giriş ücreti ödeyerek katedrale girmenizi ve müzeler adasının muhteşem manzarasına doyacağınız kubbenin tepesine ulaşmak için 270 basamağı tırmanmanızı tavsiye ederiz.

DDR Müzesi (DDR Museum): Müzede tamamen Doğu Almanya’da yaşayan halkın o günlerdeki günlük yaşam tarzı anlatılmakta ve o yıllara ait eşyalar yer almaktadır. Herhangi bir görevlinin bulunmadığı bu müzede diğerlerinden farklı olarak, sergilenen nesnelere yakından bakabilir, dokunabilir, inceleyebilir, fotoğraf çekebilirsiniz.

Müzeler Adası (Museum Island): Spree nehri üzerinde yer alan bu küçük adada, 6000 yıllık bir tarih ve kültürün izlerini taşıyan 5 adet müze yer almaktadır. Pergamonmuseum (Bergama Müzesi), Bodemuseum (Bizans sanat eserleri sergileniyor), Neues Museum (New Museum- Yeni Müze), Alte Nationalgalerie (Old National Gallery- Eski Ulusal Galeri) ve Altes Museum (Old Museum- Eski Müze) müzelerinin üzerinde bulunduğu ada UNESCO dünya mirasları listesinde yer alır. Savaş sırasında neredeyse yerle bir olan bu müzeler daha sonradan onarılmış ve bugünkü halini almıştır. Müzelere giriş tabii ki ücretli, ancak dilerseniz 3 günlük Berlin Müze Giriş Kartı alabilirsiniz. Bu kart ile 24€ (indirimli 12€) ödeyerek, birbirini takip eden 3 gün boyunca bütün müzelere bedava girebilirsiniz. Bunun yanında eğer çok da müze tipi değilseniz, müzeler adasına giriş ve müzeler arasında gezmek bedava! 🙂

Berlin Televizyon Kulesi (The Berlin Television Tower): Alexanderplatz meydanında yer alan Berlin’in Eiffel Kulesi olarak da bilinen bu TV kulesi, 1960 yılında inşa edilmiş, 368m uzunluğunda ve yılda 1.2 milyon ziyaretçi alan Berlin’ in en uzun ve en ikonik yapılarındandır. Şehrin 360 derece panoramik görüşü tabii ki buradan izlenebilir. Berlin Visit Card  ile %25 indirimli olarak giriş yapabilirsiniz.

Dip not: Alexanderplatz’ da yer alan Alexa alışveriş mağazasında istediğiniz her türlü ürünü bulabilirsiniz.

Doğu Yakası Galerisi (East Side Gallery): Berlin duvarından geriye kalan bu 1.3 km uzunluğunda en uzun parça, Spree Nehri boyunca uzanır. Berlin duvarının yıkılmasından sonra dünyanın dört bir yanından (21 farklı ülkeden) gelen 118 sanatçı bu kalıntıyı adeta bir açık hava müzesine çevirmişler. Bu renkli East Side Galeri politik mesajların yanında barış ve sevgi dolu mesajlar içeren grafitiler, yazılar ve çizimler ile doludur. Rus ressam Dmitri Vrubel’in “My God, Help Me to Survive This Deadly Love” yani “Tanrım (ya da Allah’ım) bu ölümcül aşktan kurtulmama yardım et!”  mesajı ile “Brotherly Kiss” ya da (Fraternal Kiss, Almancası: Bruderkuss) adlı grafiti çalışması en meşhur parçalardan birisidir. Berlin’ e giden neredeyse herkesin bu çalışma önünde çekilmiş bir fotoğrafı mutlaka vardır. Doğu yakası galerisindeki diğer çalışmalar için tıklayınız

Soviet Memorial ve Treptower Park: Yaklaşık 12 m. uzunluğunda ve 70 ton ağırlığında, elinde bir kılıç ve bir çocuk tutan, Nazilerin sembolü olan gamalı haç sembolünün parçalanmış hali üzerinde yer alan bir Kızıl Ordu askerini tasvir eden savaş anıtının bulunduğu meydanda ayrıca Berlin Muharebesi’nde ölen yaklaşık 7 bin Kızıl Ordu askerlerinin mezarları da bulunmaktadır.

Treptower Park yürüyüş ya da piknik için ideal alanlardan bir tanesidir.

Berlin Yahudi Müzesi (Jewish Museum /Jüdisches Museum): 2000 yıllık Alman Yahudileri anısına adanmış en etkileyici modern mimariye sahip bir müzedir.

Çarli Kontrol Noktası (Checkpoint Charlie): Bölünmüş Berlin’de Doğu-Batı geçiş noktası Helmstedt (“Alpha”) ve Dreilinden’den (“Bravo”) sonra 1961 senesinden 1990 senesine kadar üçüncü ittifak geçiş noktası olarak kullanılan geçiş kapısıdır. Dünya savaşının bitiminden sonra 27 ekim 1961’de bu noktada karşı karşıya gelen Sovyetler Birliği ve ABD asker ve panzerleri 16 saat boyunca tek bir kurşun atmadan karşılıklı beklemişlerdir. O tarihte atılacak tek kurşunun 3. Dünya Savaşının başlangıcı olacağı düşünülmektedir. Söz konusu gerginlik, zamanın ABD başkanı J. F. Kennedy nin sovyet başkanıyla yaptığı görüşmeler sonucunda giderilmiştir.

berlin44

Topography of Terror: Nazi iktidarının hüküm sürdüğü 1933-1945 yılları arasında en önemli baskı, korku ve yıldırma aracı olan Gestapo, İstihbarat ve SS birliklerinin merkezinin bulunduğu alanda yer alan bu binalar,  II. Dünya Savaşı sırasında şehre düşen bombalarla yerle bir olmuş ve bina yapımına 2005 yılında başlanıp, 2010 yılında tamamlanmadan önce burası tamamen açık hava müzesiymiş.

Potsdamer Platz: 2.Dünya savaşından önce şehrin kalbinin attığı bu meydan, 1945’ ten 1989 yılında duvar yıkılana kadar adeta ıssız bir alan olmuş. Meydan şimdi, hem Sony Center, gökdelenler ile binlerce mağazaya hem de her yıl Şubat ayında yapılan Berlin Film Festivali’ne ev sahipliği yapıyor.

Katledilen Avrupalı Yahudiler Anıtı (Memorial to the Murdered Jews of Europe/ Holocaust Memorial): Berlin Holokost’ da hayatlarını kaybetmiş 6 milyon Yahudi’ye adanmış bir anıt mezardır.

Gendarmenmarkt: Şehrin en etkileyici meydanlarından biri olan Gendarmenmarkt lüks mağazaların yer aldığı Friedrichstraße’e yakındır. Konser salonu, Alman ve Fransız Katedrali burada yer alır.

2.gün: Lokal alanlar, meydanlar, parklar

 Charlottenburg Palace, Berlin Victory Column, Kaiser Willhelm Memorial Church, Kurfürstendamm, Tempelhof, Hackescher Markt bu rotada göreceklerimiz arasında. 

Charlottenburg Sarayı (Charlottenburg Palace/ Schloss Charlottenburg): Berlin’in en büyük sarayı olan Charlottenburg 17. yüzyıllın sonlarına doğru inşa edilip, 18. yüzyıl sırasında genişletilmiş. Saray’ın yer aldığı topraklar içinde bir belvedere, mozole, tiyatro ve bir köşk bulunuyor. İkinci Dünya Savaşı sırasında saray ağır darbeler alıp harabeye dönen saray restore edilerek bugünkü halini almış. Sadece saray değil sarayın bahçesi de Berlin’in en çok turist çeken yerlerinden bir tanesi.

Zafer Sütunu (Siegessaule/ Berlin Victory Column): Tiergarten parkının ortasında yer alan bu anıt, Prusya zaferi anısına yapılmış ve tepesine tanrıça Victoria’nın altın heykeli oturtulmuş. Eğer 285 basamak çıkmaya üşenmezseniz, tepeden harika bir Berlin manzarası izleyebilirsiniz.

Kaiser Willhelm Memorial Church: Bu protestan kilisesi bugün Batı Berlin’in bir simgesi olarak görülüyor. Kilise Almanya imparatoru I. Wilhelm adına bir anıt olarak yapıldı. Kasım ayının 1943 senesinde Kilise bir bombardıman sırasında büyük hasar gördü ve bu hali ile bugünde duruyor.

Dip not: Kilise’nin bulunduğu yer Breitscheidplatz’da aynı zamanda Batı Berlin’ in en lüks alış veriş merkezi olan KaDeWe yer almaktadır.

Hackescher Markt: Berlin şehrinin kalbinin attığı Hackescher Markt birçok kafe, sanat galerisi, tarihi avlular, tiyatrolar ile dolu bir meydan olma özelliği taşıyor. Hemen yakınında bulunan Weinmeisterstrasse, Alte Schoenhauser Strasse ve Rosenthaler Strasse butik, tasarım dükkanlar, vintage ürünler ve aksesuar dükkanları ile dolu daha cool caddeleri.

3.gün: Sachsenhausen Toplama Kampı (Sachsenhausen concentration camp memorial):

Şehrin biraz dışında yer alan Sachsenhausen Toplama Kampı 1936 yılında yapılmış ve 1945 yılına kadar faaliyet göstermiş Yahudilerin esir edildiği kamp. Üzerine söylenecek çok da fazla birşey yok aslında. Kampta gaz odası hariç diğer birçok korkunç odaya giriş yapabiliyorsunuz. Bu gezi için, lokallerin düzenlediği ve yetişkin ücreti 16€ olan turlara katılmanızı öneririz.

BERLİN’ DE EĞLENCE VE GECE HAYATI

Berlin’in renkli ve farklı bir gece hayatı var. Bu anlamda İstanbul’a benzese de yine de birbirlerinden farklı konseptleriyle çarpıcı klüp, bar ve diskolarıyla oldukça farklı ve kesinlikle deneyimlenmesi gereken bir aktivite.

BERLİN YAKININDA GEZİLEBİLECEK DİĞER YERLER: ALTERNATİF TURLAR

Dresden ve şehrin biraz dışında kalsa da Sachsenhausen Toplama Kampına kesinlikle gitmelisiniz.

BERLİN GEZİ NOTLARI

  • Rahat olun. Abartılı saç, makyaj, topuklu ayakkabı vs. olayına girmeden, en rahat spor ayakkabılarınız ve kendinizi rahat hissedeceğiniz bir kıyafet seçin. Kış aylarından Berlin’in tüm Almanya gibi gerçekten çok soğuk olduğundan bahsetmeden geçemeyiz. Bu sebeple, eğer kışın seyahat edecekseniz, yanınıza kalın giyisiler almayı ihmal etmeyin. Valizinizin ağır olmaması açısından bir- iki kazak alsanız da yeterli olacaktır, zira ihtiyaç duymanız halinde Berlin’de rahatlıkla alış veriş yapabilirsiniz. Hem fiyatlar genelde Türkiye fiyatlarına yakın hem de çok sayıda büyük alış veriş merkezi bulunmakta.
  • Tanımadığınız Almanlara Hitler ve Yahudi katliamı hakkında sorular sormayın. Merak ettiğiniz şeyleri internetten ya da kitaptan okuyun. Almanlar bu karanlık ve acı dolu tarihleriyle zaten gurur duymuyorlar bir de sizin sorgulayıcı ve suçlayıcı sorularınız kaba ve yersiz karşılanabilir. Kendi Alman arkadaşlarınız ile dostça sohbetleriniz de bile bu soruların onları ne kadar gerdiğini zaten fark edersiniz.
  • Berlin’e gitmeden önce “The Lives of Others” filmini ve hatta birkaç belgesel izleyebilir, biraz araştırma yapabilirsiniz.
  • Berlin’de gezilecek müzeler bitmez. Bu sebeple en ilginizi çekecek olanlara öncelik verip, geri kalan zamanınızda lokal sokaklarda zaman geçirmeye çalışın.

KAYNAKLAR

Leave a Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked *