• Dam Square

Scroll to Content

AMSTERDAM Ekonomik Gezi Rehberi

Özgürlükler şehri Amsterdam’ da 3 günlük seyahat


Amsterdam, Hollanda’ nın başkenti ve en kalabalık şehridir. Neredeyse her şeyin yasal olduğu, temiz ve rahat bir şehir olarak bilinen Amsterdam, tüm mevsimlerde nüfusunu üçe katlayacak kadar yoğun bir turist alır. Coffee shop ve Red Light District kelimeleri ile eşleşen tek şehirdir Amsterdam. Şehrin düzenli ve temiz sokaklarında gezerken, neredeyse yayalar kadar fazla olan bisikletleri, sakin sakin yürürken gayet gamsız görünen yerel halkı ve mimarisi birbirine benzeyen yüksek tavanlı binaları hemen fark edeceksiniz. Bisiklet demişken hemen belirtelim, şehirde yaşayanların hemen hemen hepsi en az iki bisiklete sahip ve ortalama ev başına dört bisiklet olduğu söyleniyor. Dolayısıyla yolda yürürken bisikletlilere yol vermeniz ve kesinlikle bisiklet yolundan yürümememiz gerekiyor. Yerel halk spor olsun diye değil gerçekten ulaşım aracı olarak bisiklet tercih ediyor zira zaten herkesin spor salonu üyeliği yada iddialı olduğu en az bir spor dalı mevcut.

Amsterdam, 100 km’ den daha uzun kanalları, yaklaşık 90 adası ve 1500 köprüsü ile şehir planlama ve su mühendisliğinin ilk temellerinin atıldığı şehirdir. Bu arada, kanalların üzerinde kurulmuş sandalı anımsatan evlerin kirası normal bir daire kirasından daha fazladır.

Amsterdam bir haftasonu tatili için gidilebilecek en güzel ve en özel Avrupa şehirlerinden biridir. Amaçsızca etrafta dolaşmak, coffee shop’ larını deneyimlemek, kanalları boyunca yürüyerek herhangi bir bankta oturup diğer herkesin yaptığı gibi patates kızartması yemek ve yerel halkı gözlemlemek dışında, yakınlarda yer alan diğer yerleşim yerlerinin de kolayca gezilebileceği yani gezilmesi gereken bir şehirdir.

AMSTERDAM’ A ULAŞIM: AMSTERDAM’ A NASIL GİDİLİR?

Uçak ile:  Avrupa’ nın dördüncü büyük havaalanı olan ve ucuz havayolu seferlerinin de çokca yapıldığı Amsterdam Schiphol havaalanı şehrin 14 km uzağındadır. Havaalanından şehir merkezine 10 dakikada bir tren seferleri yapılmaktadır. Tren biletinizi kredi kartı kullanarak otomatik bilet makinelerinden alabilirsiniz. Tek yön tam bilet 17 euro civarında olup, trenler direkt olarak Amsterdam merkezine ulaşmaktadır.

Tren ile: Hollanda’da da tüm Avrupa’da olduğu gibi tren ağı oldukça hesaplı ve kullanışlıdır. Hem ülke içinde hem de diğer ülkelerden Eurostar, InterCity (ICE) trenleri ve Thalys hızlı trenlerini kullanarak seyahat edebilirsiniz. Amsterdam Central Tren istasyonu şehrin merkezinde ve birçok noktaya yürüme mesafesindedir.

Araç ile: Amsterdam araç ile ulaşım için de oldukça uygun bir şehirdir. Hem araç kiralayarak hem de araç paylaşımı yaparak bu şehre seyahat edebilirsiniz.

AMSTERDAM ŞEHİR İÇİ ULAŞIM

Şehir içi ulaşım genelde yaya olarak ve bisiklet kullanarak yapılmaktadır. Ancak tramway ve otobüs kullanma imkanı da mevcuttur. Şehir içinde her yer birbirine yürüme mesafesinde olduğu için ve yol üzerinde karşınıza çıkacak her yapının birbirinden sevimli olması nedeniyle dar sokaklardan, şehri birbirine bağlayan köprülerin üzerinden yürüyerek Amsterdam’ ı yaşamanızı tavsiye ederiz.

AMSTERDAM’ DA KONAKLAMA: AMSTERDAM’ DA NEREDE KALINIR?

Amsterdam turistik bir şehir olmasından dolayı konaklama açısından sınırsız olanaklar sunar. İster oda& kahvaltı, ister 4 yıldızlı otel, isterseniz de ucuz hostellerde konaklayabilirsiniz. Farklı alternatifler için booking.com ve hostel world i inceleyebilirsiniz. Ayrıca, ev paylaşımı için  couch surfing websitesine göz atmanızı tavsiye ederiz.

Biz şehir merkezinin biraz daha dışında yer alan Hilton Amsterdam’ da önceden rezervasyon yaparak, uygun fiyatlı konaklama imkanı yakalamıştık. Ancak otel biraz uzakta olduğu için gidiş gelişte taksi kullanmak durumunda kaldık. Bu sebeple odaları eski ve çok lüks olmasa da şehrin göbeğinde kalmak size her durumda hem kolaylık hem de hesaplı bir tatil geçirme fırsatı sunacaktır.

AMSTERDAM’ DA KESİNLİKLE YAPILMASI GEREKENLER

Kanal gezintisi: 2010 yılında Amsterdam kanal seferleri UNESCO dünya mirasları listesine girmiştir ve kent Kuzeyin Venedik’ i olarak anılmaktadır. Kanallar üzerinden şehri seyretmenin zevki kesinlikle apayrı. Ancak çoğu zaman bir geçtiğiniz yerden bir daha geçmişsiniz gibi bir hisse kapılabilirsiniz çünkü binaların mimarisi genellikle aynı. Özellikle hava karardıktan sonra kanal gezintisi yapmanızı tavsiye ederiz çünkü şehrin ve binaların ışıklandırmaları sayesinde tur daha bir romantik hale geliyor.

Red Light Bölgesi: Özellikle hava kararınca, Dam meydanından turistleri takip ederek, kanal boyunca uzanan ve kırmızı ışıklarla aydınlatılmış pencerelerde iç çamaşırlarıyla kendilerini sergileyen bayanların bulunduğu Red Light bölgesinin ara sokaklarında gezin. Burası, beylerin camekanlardaki bayanlarla pazarlık ettikten sonra, bu kapalı alanlarda pencerelerin perdeleri kapatılmak suretiyle sex yaptıkları bir bölge aslında. Turistler için oldukça ilginç ve sıradışı olsa da Hollandalılar için normal ve sıradan bir yer. Burada çalışan bayanlar (!) devlete vergisini ödeyen sıradan vatandaşlar ve yerellere göre bu iş kolu ise gayet normal. Dolayısıyla dalga geçmenin hiç de hoş karşılanmadığı ya da fotoğraf çekmenin kesinlikle yasak olduğu bu bölgede polis denetimi olsa da yine de dikkatli olmakta fayda var.

I AMSTERDAM fotoğrafı:  Müzeler meydanında yer alan “I Amsterdam” yazısının önünde fotoğraf çekmek gelenekseldir. Müzeler bölgesine geldiğinizde ilk dikkatinizi çekecek olan aktivite belki de bu olacaktır. Kalabalık gruplar halinde insanların birbirinin önüne geçmek için adeta yarıştığı, bir taraftan da tek başına bir öz çekim yapmak isteyenlerin fırsat kolladığı bir yer. Dolayısıyla gün içinde bu fotoğrafı çekmek oldukça zorlu ve zahmetli olacaktır 🙂

Coffeeshops: Amsterdam’ da 200 civarında esrar satış ve kullanım izni olan coffeeshop mevcuttur. Amsterdam’ da bilinenin aksine fuhuş ve esrar yasal olarak serbest değildir. Dünyada esrarın üretimini, dağıtımını ve denetim altında satışını yasallaştıran tek ülke Uruguay’dır. İzin ve denetim atlında işletilen bu coffeeshoplardan tercih ederseniz esrar alabilir ve deneyebilirsiniz. Kapı girişlerinde bekleyen güvenlikler kimlik sorabilmektedir. İçeride ağır ve sert kokuya dayanamazsanız, kanalların kenarındaki banklarda da oturarak da esrarınızı içebilirsiniz. Daha önce deneyiminiz yoksa, birçok çeşidi ve her birinin farklı etkisi olan bu uyuşturucuları yanınızda işi bilen ya da güvenebileceğiniz bir kişi varken kullanmanızı tavsiye ederiz. Ancak biliyorsunuz her şey tadında güzel dolayısıyla olayı fazla abartmaya ve kendinizi zor durumlara sokmamaya çalışın ki tatiliniz zehir (!) olmasın.

Amsterdam gece hayatı: Sugar Factory, Paradiso ve Melkweg şehirdeki en popüler gece klüplerindendir ancak bunların dışında da tabii ki bir çok bar ve pub mevcuttur. Amsterdam gece hayatından sıkılmayacağınız ya da çok fazla düşünüp plan yapmanıza gerek kalmadan her halükarda güzel bir gece geçireceğiniz bir şehir. Leidseplein ve Rembrandtplein ile eski bölge olan Jordan birçok seçenek sunan diğer bölgelerdir.

Lido Tiyatrosu: Her gece canlı performansların sahnelendiği bu tiyatro uğramanız gereken diğer bir mekandır. Oldukça farklı bir sex tiyatrosu deneyimi yaşayacağınız ve oldukça cüretkar oyunların sergilendiği mekanlardır. Sovlar biraz fazla müstehcen ve utandırıcı gelebilir.

Yel değirmenleri: Hollanda denilince akla gelen yel değirmenleri adeta kent planlamasına meydan okuyorlar. Amsterdam merkezinde sekiz tane yel değirmeni mevcut ancak bunlardan ikisi ziyaret edilebiliyor: Molen van Stolen ve De Otter.

AMSTERDAM’ DA NE YENİR? NE İÇİLİR?

Geleneksel Amsterdam spesyali bize göre kesinlikle patates kızartması ve mayonez 🙂 Gerçekten Hollanda patateslerinin ayrı bir tadı olduğunu düşünüyoruz çünkü burada yediğimiz patates kızartmasının tadını hala başka hiçbir yerde bulamadık. Bunun dışında şehirde dünya mutfaklarından birçok alternatif, özellikle de hint ve çin restoranları bulacaksınız. Chinatown bir akşam yemeği için tercih edilebileceğiniz bölgelerdendir.

Portakal suyu ya da ice- tea için. Özellikle enerji ihtiyacınızı karşılayacak ve kan şekerinizi hızlıca yükseltecek olan bu içecekler coffee shop turunuzda yanınızdan ayırmamanız gerekenlerdendir.

Akşam yemeği için Americain Cafe ya da Rembrandtplein bölgesinde yer alan De Kroon Cafe’ yi öneririz.

AMSTERDAM’ DA ALIŞVERİŞ

Şehir merkezinde özellikle Dam meydanı civarında birçok hediyelik eşya dükkanı bulunmaktadır. Bunun dışında Amterdam’ dan kesinlikle alınması gereken şey bize göre peynirdir. Hollanda birbirinden lezzetli peynirleri ile tam bir cennet. Eğer siz de peynir delisi iseniz, kesinlikle önce standlarda verilen tadımlık parçaların tadına bakmalı sonra dilediğiniz kadar satın alarak valizinizi doldurmalısınız.

AMSTERDAM ŞEHİR TURU

1. GÜN:

Amsterdam Centraal Tren istasyonuna sırtınızı vererek, eski şehir merkezine doğru yürüyün. Red Light bölgesi, Dam meydanı, Anne Frank Evi, Amsterdam (Tarih) Müzesi bu turda göreceğiniz başlıca yerler. Kısa şehir turunu tamamladıktan sonra, kanal turu yapmanızı ve gece ışıklandırması ile şehrin büyüsüne kapılmanızı öneririz. Geceyi sex tiyatrosu ya da tercihinize göre coffeeshoplarda tamamlayabilirsiniz. Daha sakin ve mütevazi bir akşam için size Hard Rock Coffee’ yi öneririz.

Dam Meydanı (Dam Square): 1808 yılında Napolyon kenti işgal ettiğinde yönetimi bu meydanda devraldı. Buradaki Kraliyet Sarayı (Koninklijk Paleis) eskiden belediye binasıymış. Burası birçok insanın buluşma noktası, şehirdeki önemli organizasyonların merkezi ve neredeyse her turistin şehir gezisinin ilk durağı olan hareketli bir meydandır.

Anne Frank Evi: Prinsengracht Caddesi 263 numaradaki Anne Frank evi Amsterdam’ da kesinlikle görmeniz gereken yerlerin başındadır. 2. Dünya savaşında 2 yıl boyunca kanal kenarındaki bu evin gizli ilave bölümünde Nazilerden saklanan iki Yahudi aile ihbar edilip yakalanarak Bergen-Belsen toplama kampına götürüldüler. Kampta öldüğünde 15 yaşında olan Anne Frank, bu evde yazdığı günlüğüyle tüm dünyaca tanınır hale geldi, günlüğü kitaba ve sonrasında ise sinema filmine uyarlandı.

Amsterdam Müzesi: 2011 yılında adı değiştirilene kadar Amsterdam Tarih Müzesi olarak bilinen bu müzede Ortaçağ’dan günümüze kadar Amsterdam tarihine ait sergiler yer yer almaktadır. Müzede heykeller, resimler, arkeolojik buluntular, fotoğraflar, 1960’larda yapılmış çevreye-dost beyaz araba ve gerçek Jordaan kahvesi sergilenmektedir.

2. GÜN:

Müzeler meydanından (Museumplein) başlayarak  önce I Amsterdam önünde bir hatıra fotoğrafı çektirin. Ardından, Rijksmuseum (Devlet Müzesi), Van Gogh Müzesi’ ni gezmenizi öneririz. Leidseplein Meydanında kısa bir mola ardından Heineken tarihi ve yapımı ile ilgili bilgileri çok eğlenceli bir ortamda öğrenebileceğiniz Heineken Experience’ ı ya da farklı kokteylleri tadabileceğiniz House of Bols’ u deneyimlemelisiniz.

Gece, şehirde düzenlenen ve bar bar dolaşıp içki içilen grup aktivitesi ya da diğer bir deyişle pub crawl turuna katılmanızı tavsiye ederiz.

Rijksmuseum (Devlet Müzesi):  Amsterdam’daki Museumplein’da yer alan bir Hollanda ulusal müzesidir. Müzede sanat, zanaat ve tarih alanındaki parçalar sergilenir. Müze, Hollanda Altın Çağı’na ait geniş bir tablo koleksiyonuna ve oldukça büyük bir Asya sanatı koleksiyonuna sahiptir. Müzede Jacob van Ruysdael, Frans Hals, Johannes Vermeer, Jan Steen ile Rembrandt’a ve atölyesinde çalışan öğrencilerine ait tablolar bulunur. Müze ayrıca Hollanda’nın en büyük sanat tarihi kütüphanesini de barındırır.

Van Gogh MüzesiHollandalı ressam Vincent van Gogh’un çalışmalarının sergilendiği bu en büyük müzeyi 2014 yılında 1.6 milyon kişi ziyaret etmiştir. Ulusal bir müze özelliği taşıyan bu müzenin binası Gerrit Rietveld tarafından yapılmış ve 1973 yılında açılmıştır.

3. GÜN:

Bisiklet kiralayarak, Vondelpark’ a gitmenizi ve bu inanılmaz atmosferi birkaç saat için deneyimlemenizi tavsiye ederiz. Sonrasında birbirne çok yakın olan Het Scheepvaartmuseum  (Ulusal Denizcilik Müzesi) ve the Science Center Nemo müzelerini gezebilirsiniz. Eğer Amsterdam’ a kadar gelmişken gece kulüplerine gitmezseniz çok şey kaçırmış olursunuz. Biz genelde son gün uzun bir gece geçirmeyi tercih ediyoruz zira enerjimizi son güne kadar harcamak istemiyoruz.16 euro ödeyerek giriş ücretine bir içecek dahil olan “Escape” tavsiye edeceklerimizden. Ayrıca, dans festivalleri, ünlü DJ’ lerin canlı sahne performansları ile her zevke hitap edecek müzik çeşidinin dinleyenlerin beğenisine sunulduğu onlarca alternatiften birini seçebilirsiniz.

AMSTERDAM’ DA EĞLENCE VE GECE HAYATI

Amsterdam gece hayatının çok canlı ve renkli olduğu bir şehirdir. Üç günlük rotamızda önerdiğimiz yerler dışında da birçok alternatif sizleri bekliyor olacak. Gece yine de dikkatli olmanızı, kimlik ve cüzdanınıza sahip olmanızı öneririz. Gideceğiniz otelin en azından kart vizitini cüzdanınızda taşıyın zira bir çok turist için Amsterdam geceleri epey ağır gelebilir ve bunu kaldıramayacak bir bünyeniz varsa, yanınızda sizi taşıyacak birilerinin olduğundan emin olmalısınız. Bizden söylemesi 🙂

AMSTERDAM YAKININDA GEZİLEBİLECEK DİĞER YERLER: ALTERNATİF TURLAR

Amsterdam’ a seyahat eden birçok kişi, maalesef maksimum 1 saatlik bir tren mesafesinde yer alan Marken ve Volendam şehirleri görmeden ülkelerine dönme gafletinde bulunuyor. Sizin de bu hataya düşmemeniz için hazırladığımız ulaşım ve gezi planını okumanızı öneririz.

AMSTERDAM GEZİ NOTLARI

  • Bazı Amsterdam müzeleri, eğlence yerleri için bedava bazıları için de güzel indirimler sağlayan ve bunun yanında ulaşım araçlarında bedava seyahat etme imkanı sunan I amsterdam City Card kartı almanızı öneririz.
  • Şehir içinde ulaşım da kesinlikle bisikleti tercih edin. Hem ucuz hem de oldukça pratik bu ulaşım aracının hemen hemen herkes tarafından tercih edildiğini Amsterdam’ daki ilk dakikalarınızda fark edeceksiniz.

KAYNAKLAR

Leave a Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked *