Adım adım Amerika Vizesi


Birçok kişiye Amerika vizesi alma düşüncesi bile nedense ürkütücü gelir. Ben buna “American Dream” diye dillere pelesenk olmuş meşhur pazarlama mottosunun neden olduğunu düşünenlerdenim. Bir kere “dream” yani “hayal” dediğimiz o şey, Türk Dil Kurumu’ nun tanımına göre: Zihinde tasarlanan, canlandırılan ve gerçekleşmesi özlenen şey, imge, hülya demek. Ve genelde bir hayalin gerçek olma ihtimali bile ya ürkütücü ya da aşırı heyecan vericidir ki bu iki duygu da insanların çoğunlukla o eylemi gerçekleştirme isteğine ket vurur. Bu sebeple de hayalin hayal olarak kalması yeğlenir. Ve tabii ki Amerika kıtasının coğrafi uzaklığı, saat farklı, kozmopolit yapısı, haritada kapladığı alanın büyüklüğü, onlarca eyaletten oluşması ve o eyaletler arası mesafeler gibi bir çok sebep de insanları tedirgin ediyor olabilir. İnsanlar derken biz Türkler’ den bahsediyoruz tabii. Yani Avrupa’ lıların büyük bir kısmı en azından sadece New York’ a bir kez gitmişken, Türkler’in çok çok az bir kesimi için “New York, New York” hayalleri gerçek olmuştur herhalde.

Artık globalleşen dünyada uzaklar yakın oldu, ekonomik özgürlüğü artan ve dünyayı merak eden insan sayısı arttı. Dolayısıyla da sosyal medyada ABD fotoğrafı paylaşan arkadaşlarımızın sayısı arttı. Daha da artacak. Neden? Çünkü artık Avrupa’ da gezilmedik yer bırakmadık. Yeni kuşak artık hayal kurmuyor, istiyor ve gerçekleştiriyor. Tatminkar olmayan ve şu an yazımızı okuyanlardan oluşmuş bu nesil daha ilginç, daha uzak, daha otantik arayışlar içinde. Tabii ki ABD de bu ihtiyacı karşılıyor. Üzerine son günlerde euro- dolar neredeyse eşitlendi yani ekonomik olarak New York’ a gitmek ile İtalya turu yapmak arasındaki maddi fark eşitlendi gibi. En önemli sebeplerden birisi de ABD 10 yıl vize verirken, Schengen için güç bela aldığımız maksimum 3 aylık vize can sıkıcı olmaya başladı.

Peki ABD vizesi nasıl alınır? Adım adım Amerika Vize süreci..

Amerika Vize başvuru formu nasıl doldurulur?

Öncelikle ABD vize başvuruları internet üzerinden yapılıyor. Önce turistik gezileriniz için DS-160 online vize başvuru formunu doldurmanız gerekiyor. Başvurular sadece https://ceac.state.gov/CEAC/ sitesi üzerinden yapılıyor ve formu bizzat kendiniz doldurmanız gerekiyor. Bir sonraki adımda dil seçeneğini sağ üst köşeden Türkçe olarak seçebilirsiniz. Formun çoğu Türkçe’ ye tercüme edilmiş ve tercümeyi görmek için fareyi sayfadaki herhangi bir cümle üzerine getirmeniz yeterli oluyor. Önce hangi ülkeden başvuru yaptığınızı seçip, sonra kodu yazarak “Start an application” diyor ve sorulan soruları dolduruyorsunuz. İstanbul ya da Ankara başvuru adreslerinden size uygun olanı tercih edebilirsiniz. Herkesin bir kullanıcı hesabı oluşturması sağlanıyor. Olur da işleminiz yarım kalır, aynı kullanıcı kodunuz ile kaldığınız yerden başvurunuza devam edebilirsiniz. Sorulan sorulara doğru cevap vermeniz çok önemli. En son adımda da formu tamamladıktan sonra randevu almanız gerekiyor.

ABD Konsolosluk Bölümünden nasıl randevu alınır?

Kullanıcı hesabınıza girip, DS-160 onay numarasını yazıyorsunuz. Kurye belge iade sürecini tamamladıktan sonra ise, yine internet üzerinden başvuru ücretini ödemeniz ve randevu almanız gerekiyor. Yani Schengen’ dekinin aksine konsolosluğa yanınızda para ile gitmenize gerek yok. Para yatırmadan zaten vize randevusu alamıyorsunuz. Bu arada vize ücretini dilerseniz dolar, dilerseniz TL olarak yatırabilirsiniz. Ancak biz başvuru yaparken hesaplamış ve dolar olarak ödemek TL’ den daha ucuza geldiği için dolar ödemesi seçmiştik.

ABD Konsolosluk mülakatında neler yapılır?

İstanbul’ da yer alan ABD Konsolosluk binası son zamanlarda, eskiye nazaran daha fazla koruma altında. Bizim randevu günümüzde, ihbar almışlar (çok şanslıyızdır!) ve civardaki tüm sokakları kapatmışlardı. Etrafta da hem sivil hem de formalı polisler geziyor, kimlik soruyorlardı. Biraz ürktük ve itiraf ediyorum acaba vize alacak mıyız diye endişelenmeye başladık. Öncelikle, binanın büyüklüğü ve sur gibi çevirili olması, etraftaki koruma önlemleri falan sizi tedirgin etmesin, sakinliğinizi korumaya çalışın.

Konsolosluğa randevunuzdan saatler önce gitmenize gerek yok zira randevunuz 08:30′ da ise tam 08:30′ da kapıda olmanız yeterli. Konsolosluğun hemen karşısındaki kafelerde oturup çayınızı yudumlarken, kapıdan seslenildiğini ve herkesin sıraya girmek için ayaklandığını fark edeceksiniz. Gidip “Benim randevum 08:30, 15 dakika kaldı.” diye sürekli kapıdaki görevlileri sıkıştırmanıza gerek yok. Biz, randevumuz sabahın köründe olduğu için ve ne olur ne olmaz erken gidelim diye acele ettik, daha hava ağarmadan gidip neredeyse 2 saat boyunca çay, kahve içerek zaman geçirdik. Siz yapmayın diye söylüyoruz 🙂

Kapıdaki kişilerde randevusu olanların listesi mevcut, sıra size geldiğinde kim olduğunuzu söyledikten sonra, x-ray’ den geçerek içeri alınıyorsunuz. Sonra elinize verilen tepsiye saat, takı gibi metal eşyalarınızı koyarak, bir güvenlikten daha geçiyorsunuz. Yanınıza telefon almamanızı öneririz çünkü içeri alınmıyor. Dilerseniz 5- 10 TL karşılığı konsolosluğun karşısındaki kafelerde ya da aracınızın torpidosuna bırakabilirsiniz. Araç demişen artı bilgi verelim. Konsolosluk binasının civarındaki dar sokaklarda yer bulamayabilirsiniz. Bu durumda, eğer çok zorda kalırsanız, “Park yeri lazım mı? Otopark! ” diye seslenen kişilere anahtarınızı da bırakabilirsiniz. Güvenilir mi? Bizim başımıza birşey gelmedi ama burası Türkiye, yapacak birşey yok. Neyse, ikinci güvenlikten sonra bir masada oturmuş başka bir yetkili, belgelerinize bakıp size bir dosya veriyor. Belge dediğimiz fotoğrafınız, başvuru formu ve randevu onay kağıdınız. Sonrasında bir sıra numarası vererek, sizi asansörle 2. kata gönderiyor. 2. katta sıra numaranıza göre önce evraklarınızı teslim ediyorsunuz, sonra mülakat yapıyorsunuz. Mülakat sırasında size Amerika’ ya neden gittiğiniz, orada nerede kalacağınız, kim olduğunuz, ne iş yaptığınız, masraflarınızın kim tarafından karşılanacağı gibi sorular soruluyor ama herhangi bir evrakla bunu belgelemeniz istenmiyor. Yani çok nadir olarak, yanınızdaki o koca dosyadan belki bir tane belge isteyebilirler. Eğer cevabınız muallak ise, görevli ikna olmamışsa ve eğer formda belirtilenler yetersiz bulunursa, dökümanlar ile belgelemeniz istenebiliyor. Merak etmeyin, tüm yetkililer Türkçe konuşabiliyor ve sizi anlıyorlar. Mülakat neredeyse 10- 15 dakika sürüyor ve hemen akabinde “Vizeniz onaylandı.” ya da “Üzgünüz, başvurunuz red edildi.” cevabını alıyorsunuz. Bizim mülakatımız şu şekilde gerçekleşti.

– Merhaba

– Merhaba!

– Nereye gideceksiniz?

– New York.

– Nerede kalacaksınız?

– Bir arkadaşımızın evinde misafir olacağız.

– Daha önce Avrupa’ da nerelere gittiniz?

– Almanya, Fransa, İtalya, İspanya, Yunanistan, Lübnan,….

– Tamam. Vizeniz onaylandı.

– Teşekkürler.

İşte bu kadar! Eğer vizeniz onaylanırsa, 10- 15 gün sonra pasaportunuzu ve genellikle 10 yıllık ABD vizenizi, elinize verdikleri, üzerinde takip numarası olan kağıt ve nüfus cüzdanınız ile postaneden alabilirsiniz. Tebrik ederiz. Artık hayaliniz gerçek oldu 🙂

Amerika konsolosluğuna mülakata giderken yanımda hangi dökümanları götürmeliyim?

Aslında hiçbirşey götürmenize gerek yok. Sadece internet üzerinden doldurduğunuz başvuru formunu ve banka ödemesi yaptığınıza dair dekontun çıktısını götürmeniz yeterli. Ama yine de, statünüze göre öğrenci belgesi, transkript, banka dökümü, hesap cüzdanı, tapu, ruhsat, iş veren dilekçesi, SGK hizmet dökümü, uçak ve otel bileti rezervasyonu gibi klasik vize belgelerini yanınıza alabilirsiniz. Mülakatta bu evraklar talep edilmeyebilir ancak yine de yanınızda bulunmasında fayda var.

Eğer ABD vizesi red edilirse ne yapılmalıdır?

Eğer ABD vizeniz red edilirse, yeniden başvurabilirsiniz. Etrafta bir kere red edilirse, bir daha hayatta vize alamazsınız gibi yalan yanlış söylemler işitirsiniz, kulak asmayın. Eğer vize mülakatı sırasında üzgünüz, size vize veremiyoruz diye red edilirseniz, gurur meselesi yapmayın, şansınızı bir daha deneyin. Bunun için, yeniden internet üzerinden DS-160 formunu doldurmanız gerekiyor. Burada sorulan sorulara tam, eksiksiz hatta bir önceki formunuza göre daha açıklayıcı cevaplar verin. Kesinlikle dürüst olun, yalan, hile, kurnazlık falan yapmaya kalmayın. Size sorulan sorulardan bir tanesi daha önce red aldınız mı olacaktır. Buna da kesinlikle evet diyerek, neden red edildiğini dürüst bir şekilde, konsolosluk görevlisinin size yaptığı açıklamanın bire bir aynısını yazarak cevaplayın. Zaten size verilen red kağıdında nedenini gösteren bir açıklama var.

Daha önce Orta Doğu’ ya gidenlere Amerika vizesi veriliyor mu?

Bir diğer çok sorulan ve cevabı bilgi kirliliği yaratmış diğer soru da, daha önce Müslüman ülkelere giriş çıkış yapanların ABD vizesi alıp, alamayacağı konusunda. Arkadaşlar biz Amerika vize başvurusunda bulunmadan önce Lübnan’ a gitmiş ve bir de Mısır vizesine başvurmuştuk. Herhangi bir sorun olmadı. Ne amaçla vize almak istediğiniz ve kim olduğunuz önemli. Yani siz eğer hali vakti yerinde, işinde gücünde, kaçak ya da illegal işlerle alakası olmayan, sadece gezmek için vize almak isteyen bir kişi iseniz, vize talebinizin red edilmesi söz konusu bile değil. Zaten siz daha mülakata gitmeden, başvuru formunuzu ilettiğiniz anda vize alıp alamayacağınız konsolosluk yetkilisi tarafından biliniyor. Sizinle ilgili neredeyse her şeyi biliyorlar. Yanınızda götürdüğünüz dosyadaki hiçbir evraka, döküme, belgeye bakma gereği duymadan vizenizi onaylıyor ya da red ediyorlar. O yüzden eğer bir gezgin ya da saf, temiz, dürüst bir TC vatandaşı iseniz, kafanızı vize alamayacağınız gibi gereksiz ve yanlış bilgilerle doldurmanıza gerek yok. Rahat olun..

Umarız bu yazı işinize yaramıştır. Şimdiden keyifli seyahatler dileriz.

Leave a Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked *