2 günlük Kapadokya Rotası


Kapadokya’da daha önceki yazımızda da bahsettiğimiz gibi görülmesi gereken çok fazla yer olmasına rağmen, güzel bir plan yaparak her şeyi 2 günlük bir hafta sonuna sığdırabilirsiniz. Bunun için size kendi deneyimlediğimiz rotayı öneriyoruz; keyifle ve tepe tepe kullanabilirsiniz 🙂

Kapadokya’ya ulaşım:

Bu tur için biz Kayseri gidiş dönüş uçak bileti alarak, Kayseri’den araç kiraladık. Cumartesi en erken uçuşla Kayseri’ye indikten sonra, pazar günü yine Kayseri’den İstanbul’a en geç saatli uçuşu tercih ettik. Dolayısıyla tam 2 gün boyunca Kapadokya’yı doya doya gezecek bir plan yaptık. Zamanımız yetti de arttı bile. Hatta dönüşte Erciyes’e çıktık, üzerine Tuzla Gölü’nde güneşin batışına yetiştik, Kayseri’de meşhur Kayseri mantısı yiyecek kadar da zaman ayırdık.

Kapadokya’da konaklama:

Uzun bir süre ince eleyip, sık dokuduktan sonra oteli seçtik, ödeme yaptık ama o zaman bile çok emin olmadığımızı itiraf edelim. O kadar çok alternatif, o kadar güzel yerler var ki, insan hangisini seçse eledikleri aklına takılıyor resmen. Bizim otel seçiminde aradığımız özellikler, terasından balonların görülmesi, odasının ferah ve mümkünse jakuzi ve/ veya şöminesi olması ayrıca ortalamanın çok üzerinde bir ücreti olmamasıydı. Aradığımıza en yakın otel ise Göreme’de yer alan Cappadocia Inn’di.

Otelin sabah kahvaltısı gerçekten zengin ve doyurucu. Terası direkt olarak Göreme açık hava müzesine bakıyor dolayısıyla da balonları rahatça görüyorsunuz. Odalar temiz, geniş, ferah. Hatta bizim odamız ters dublexti ve alt katta kocaman bir saunanın olduğu çok geniş bir banyosu vardı. Restoran kısmında gün boyunca bedava çay kahve içebiliyorsunuz. Lokasyon olarak her yere çok yakın.

Olumsuz olduğunu düşündüğümüz özellikleri ise, otoparkının yetersiz olması ve restoranda belirli bir saatten sonra görevli bulunmaması gibi çok ufak tefek detaylar. Bu arada terası, instagramdaki diğer bazı oteller (mesela Sultan Cave Suits) gibi dekore edilmediği için balonlu fotoğraflarımız tam olarak hayal ettiğimiz gibi olmadı ama olsun, n’apalım 🙂

Kapadokya Turu:

1. gün: Sabah 08:20’de Kayseri Havaalanı’nda indikten sonra vakit kaybetmeden, daha önce kiraladığımız aracı alıp, yola koyulduk. Cappadoia Inn oteli için check in saatine daha birkaç saatimiz olduğu için yol üzerinde ilk geçeceğimiz yer olan Avanos’u keşfe başladık. Havaalanından Avanos 1 saat sürüyor. Bu dönemde saat 09:00’da Avanos’ta açık yer bulmak biraz zor. Bizim Ev restoran’ın açık kapısını iterek, adeta bir müzenin içinden geçip, üst kata çıktık. Restoranda çalışanlar kahvaltının saat 10:00’da hazır olacağını söyleyince, boynumuz  bükük geri döndük. Kapalı dükkanlar arasında biraz yürüdükten sonra Kızılırmak kenarında açık bulduğumuz bir cafe’de (Ulaş Cafe) kahvaltımızı yaptıktan (daha doğrusu tostlarımızı yiyerek) sonra Avanos turuna başladık. Bayraklı tepeye çıkarken kapısında açık yazan bir çömlek dükkanına girdik amacımız kendi kendimize çömlek yapmayı denemekti ama dükkan sahibi daha fırını yeni yakmış dolayısıyla bu amacımıza da ulaşamamış olduk. Bayraklı tepe’den Taş Köprü, Tahta köprü görünüyor, tüm Avanos ayaklarınızın altında. Kızılırmak boyunca çarşıya kadar yürümek istemedik (hem biraz soğuktu hem de dükkanlar daha yeni yeni açılıyordu) dolayısıyla Avanos’ merkezini arabayla turladıktan sonra Güral Müze’sine geçtik. Burası dünyanın ve Türkiye’nin ilk ve tek yer altı müzesi. İçeride inanılmaz güzel ürünler var. Müze girişinde 15 TL giriş ücreti ödemeniz gerekiyor. Çıkışta ise, alışveriş yapabileceğiniz kocaman bir teşhir alanı var.

Avanos’tan sonraki hedefimiz olan Çavuşin’e devam ederken; yol üzerinde Paşabağı, Zelve Açık Hava Müzesi ve Devrent Vadisinde kısa molalar verdik, fotoğraf çektik. Çavuşin’de çok popüler olan Seyyah Han’da aç olmadığımız için kısa bir kahve molası verdik ama yemekler ve servisi süperdi. Buradan sonra Çavuşin’de eski camiiyi görüp, kaya evleri arasından en tepede bayraklı noktaya kadar tırmandık. Manzara efsaneydi gerçekten.

Artık yeteri kadar zaman geçirdiğimizi ve yorulduğumuzu düşünerek buradan sonra Göreme’deki otelimize check in yapmaya karar verdik. Yol üzerinde atv turu yapmak ve çömlek atölyelerine uğramak isterseniz bolca alternatif göreceksiniz. Biz direkt otele devam ettik. Otelde biraz dinlendikten sonra Göreme Açık Hava Müzesini gezip, Aşıklar Tepesinde kahve molası verdikten sonra Kızılçukur Vadisinde güneşi batırırız diye planlamıştık ama uyuyakaldığımız için ertesi güne kaldı bu plan. Siz siz olun, alarm kurun 🙂

İlk akşamımız için rezervasyonumuzu Lil’a Restoran’a yaptırmıştık. Rezervasyondan 1 saat önce restoranın bulunduğu Üç Hisar bölgesinde gezeriz diye düşünüyorduk ki her yerin karanlık ve kapalı olduğunu fark ettik.

2. gün sabah erkenden kalkıp, otelin terasından balonları izledikten sonra güzel bir kahvaltı yaptık. Önce otele 5 dakikalık mesafede yer alan Kocabağ Şarap evine uğrayıp biraz şarap tadımı ve alışveriş yaptıktan sonra bir önceki gece göremediğimiz Üç Hisar kalesi ve Güvercinlik vadisini gezmeyi planlamıştık ki üşendik 🙂 Bunun yerine çömlek yapmak üzere Chez Ali’ye doğru devam ederken, yol üzerinde inci gibi dizilmiş kafelerden biri olan O Ağacın Altı’na uğrayıp kahve ve Göreme manzarası dopingi yaptık. Zamanı olanlar Derinkuyu ve Kaymaklı Yeraltı Şehirleri (Kaymaklı yer altı şehri Derinkuyu’ya göre çok daha geniş yürüyüş alanlarına sahipmiş) ve Gomeda Vadisi’ni gezebilirler. O kadar yol gitmek istemeyenler ise alternatif olarak Özocak Yeraltı şehrini listelerine alabilir. Artık dönüş yolunda ise Orta Hisar Kalesi ve ardından yol üzerinde Üç Güzelleri gördükten sonra,, Ürgüp merkeze devam edebilirsiniz. Ürgüp diğer ilçelere göre bir tık daha büyük geldi bize. Ağız tadı ile kahvemizi içtik, kısa bir yürüyüş yaptık.

Biz bu noktada planımızı bozarak Erciyes’e devam ettik ve yer altı şehirlerini görmedik ama siz plana daha sadık kalabilirsiniz 🙂

Bu arada Eğer Kocabağ’dan şarap almadıysanız  Turasan’a uğramalısınız. Akşam yemeği için biz Kayseri’de mantı yedik ama siz eğer Kapadokya’da kalacaksanız restoran rezervasyonu Asmalı Konak dizisi ile ünlenmiş Old Greek House’a yaptırabilirsiniz.

Şimdiden keyifli seyahatler dileriz efeeemmm 🙂

 

Bu yazımızı beğendiyseniz, yeni yazılarımızdan anında haberdar olmak için aşağıdaki alanları doldurarak siteye üye olabilirsiniz.

One Comment

  1. Pingback: Sonbahar'da Kapadokya Gezisi | Gezi Kumbarası

Leave a Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked *